Yılmaz Erdoğan Sözleri

Başlık: Yılmaz Erdoğan Sözleri

Ünlü yönetmen olan Yılmaz Erdoğan Sözlerini ve birbirinden güzel şiirlerini sitemizde sizler için derleyip hazır ettik.

Sayfa İçeriği: Yılmaz Erdoğan Sözleri, Yılmaz Erdoğan Sözleri Kısa, Yılmaz Erdoğan Sözleri Komik, Yılmaz Erdoğan Sözleri 2019, Yılmaz Erdoğan Şiirleri, Yılmaz Erdoğan Aşk Sözleri, Özlü Yılmaz Erdoğan Sözleri

Ünlü komedyen, yönetmen ve aynı zamanda da şair olan Yılmaz Erdoğan Sözlerini sizlere sunuyoruz bu yazımızda Twitter, İnstagram, Facebook gibi hesaplarınızdan sizler de Yılmaz Erdoğan Şiirlerini paylaşabilirsiniz.

Yılmaz Erdoğan Sözleri

Editörün Seçimi: Gidebilirsin ya da beni unutabilirsin Ama ben yokmuşumm gibi yaparsan eğer, hiç olmamışsın gibi davranırım! Kıvranırsın. (Yılmaz Erdoğan)


"Sen kötü şeyleri çok güzel söylüyorsun..."


Yoksulluk, kirden rengi tanınmayan
bir beyaz tutsaklık İnsan kendine iltica edebilir mi?


Seninle karşılaşmam hayatımın en büyük hatasıydı ve sırf seninle diğer tarafta karşılaşmamak için helal ediyorum hakkımı!


Her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın


Boşversene ! Aşk mı kaldı artık..Herkes gördüğünü sever olmuş

Ne olduğuna değil, ne verdiğine bakar olmuş .


Ben bardak kırsam sakarım, annem kırsa nazar Babam kırsa o bardağın orda ne işi var


Söylemek isteyip de söyleyemediğim çok şey var. kiminin yüzüne kiminin gelmişine, geçmişine Yılmaz Erdoğan


Her erkek zeki, güzel, anlayışlı ve onu çok sevecek bi kadın ister İyi güzelde adama sormazlar mı, bunları hakedecek ne yaptın.


Seni seviyorum, ama seni sevmeyi eskisi kadar sevemiyorum

/ Yılmaz Erdoğan


.. Bir koku var sende..
Sıcak yaz akşamlarına mahsus...
Ellerinde mi, gözlerinde mi, saçlarında mı bilmem...
Bir koku var sende...
Sıcak yaz akşamlarına mahsus...


"Aşk bahanesidir şiirin."


Hayal kurmak ciddi ve güzel bir iştir, ama bizim gerçek hayat dediğimiz şey, bir kelebeğin şekerleme uykusunda gördüğü bir rüyadan daha ciddi bir mesele değildir.


Ne tanrıdan haber, ne dallarda meyva...
Ve ne kucak açar hatıralar...
Ne de döner gemiler bir daha...


''Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde ama sen yoktun...''


Dünyanın bütün okyanuslarından vazgeçiyorum ve gözlerinde ki karadenizde boğulmak istiyorum.


Bir daha olmaz beni bu acımasiz yalancı dünyaya kimse bağlamaz dersin sonra da sen çıkarsın inatla yaşamak zorundasın diyorsun ve emre itaat etmek zorunda oluyorsun herşeye rağmen tum pisliklerine rağmen dünyayı seversin ve tüm kötülükleri görmez gözün sevgin o kadar büyük olur ki hiç bir şey umurunda olmaz ama bir anda acılar bir patlak verir feleğini şaşırırsin böyle.


Adını anmak güzeldi,
dost ağızlarda sana dair cümlelerin
ıslatılması...
Adını anmak...
Yüksek sesle, kimsesiz gecelerin düşsel
avuntularına sırt çevirip senden söz açmak


Seveni mahçup etmedik ama sevdiğimize, kendimizi sevdiremedik Çünkü; ya sevmesini bilmedik, yada haddinden fazla sevdik.


Neymiş, birini seviyorsak serbest bırakacakmışız, dönerse bizimmiş dönmezse hiç bizim olmayacakmış Güvercin besliyoruz sanki.


Kırık her bir parçamız.yine de mutÎuyuz; artık acı çekecek veya çekmeye neden oÎacak bir parça duygu biÎe yok içimizde.


KirÎi bi çocuk yüzüyüm kapında; ama dünyanın en temiz gözÎeriyÎe bakıyorum sana! Şeker değiÎ istediğim, yüreğini köy avuçÎarıma!


Neymiş? Birini seviyorsak serbest bırakacakmışız Dönerse bizimmiş

Dönmezse hiç bizim olmayacakmış Güvercin besliyoruz sanki Yılmaz Erdoğan


Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim Yılmaz Erdoğan


Yazarlık, yazmak: uydurmak değil seçmektir Yılmaz Erdoğan


Kendinizi mutlu hissediyorsanız, Bir yerde yine bir salaklık yaptınız ve farkında degilsiniz demektir.


Acıktığını söylediğinde Kalk kendin al cümlesini duyunca, genelde acıkmaktan vazgeçer Türk insanı.


Ben’ kattım sana biraz, öyle sevdim seni

Çünkü sen de bensiz; O kadar güzel değilsin hani.


Gelmeyeceğim dediği halde neden mi bekliyorum, zamanında gitmeyeceğim deyip gitmişti çünkü / Yılmaz Erdoğan


Sen; onun sorduklarına cevap vermeye bile tenezzül etmezsin, o seni susturduğunu sanır Hayat işte / Yılmaz Erdoğan


Şu kısacık hayatımda size verebileceğim tek öğüt şudur ki; sakın ama sakın şiir sevmeyen birini sevmeyin / Yılmaz Erdoğan


Pili bitmiş bir fotoğraf makinesi gibiyim artık

Kimseyi çekemem ! / Yılmaz Erdoğan


Bir şiir istersin
"İçinde benzetmeler olan"
Kusura bakma sevgilim
Heybemde sana benzeyecek kadar
Güzel bir şey yok


"Bir kızın şiiri beğenmesi şairi de beğeneceği anlamına mı gelir?"


Çünkü hepimiz tuvalete biraz da kültürel ihtiyacımızı gidermek için gidiyoruz.


Ne yani, ben de herkes gibi bir şeylerden bıkamaz mıyım?


Zorla değil, gönül mecburiyetiyle..


Ben en çok seni götürdüm giderken
Aklımın nakliyesiydi asıl yoran taşıyıcıları
Yardan düşmüştüm yaralarım yardan armağandı.
Kutsal kitabımdı ziyan edilmiş sevgililer atlası
Ben sevmeyi beceremedim belki de sevilmeyi
Benim sevmeye engel evcil acılarım vardı..


-O kıza şiir yazılmaz.
+Niye?
-Elini sıkmadı senin.
+Korktu herkes gibi.
-Herkes gibi olana şiir yazılır mı?


Ben de şiir yazıyorum, insanlara rağmen.


Gidişin.. Akşamdan akşama demlediğimiz sevda...


O kadar çok ağlamıştık ki
hiç ağlamayacak gibi yaşadık


Doğduğum günden iyi öleceğim günden kötüyüm.


“İyi sabahlar gözüm, iyi yaşamaklar...”


Seni böyle sevmenin saatindeyim
Sabaha karşıyım
Gece yanlısıyım
Dünyanın en kalabalık yalnızıyım...


Artık zaman bile yetmiyor yaşadığımızı sanmaya.


Hiç düşündün mü; benim seni sevdiğim kadar sen kendini seviyormusun diye.


Neden bu kelimeler bu kadar sıkıcı neden? Yoksa sana yakışacak kadar güzel ve zarif bir kelime olmadığından mı?


Güzel bahçeli bir ilkokulun penceresinden dünyaya, hayret, hasret ve biraz da bayat bayram şekeri kederiyle bakan, aklı canbaz,yanağı al, sesi çilek aroması bir çocuk oturuyor gözlerinde.


Sinemada elinin elimde terleyişinin bir anlamı olmalı, sesinin sesimde yankılanmasının. sanki perdedekine üzülmüş ya da sevinmişsin de tesadüfen akmış yüzün içime. Yalan! Sen perdeye bakıyorsun, fikrin benim seyir defterimde. ve beb amerikanca bi filmi kürtçe seyrediyorum.


Sana, sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır

Aşk sorgusunda şahanem yalnızca kelepçeler sanıktır.


Güzelliğine değil karekterine aşıktım.


Sizi sevenlerin sevgisine dikkat edin bazı sevgilerin son kullanma tarihleri geçmiş, bozuk çıkıyorlar.


Göz yaşlarım avucumda ve ben yine kapında Bir kapıyı açıp AFFETTİM desen inan dökebilirim içimde ki dertleri de avucumda ki göz yaşlarımı da.


Biz, aynı tavla tahtasında farklı iki pul gibiyiz Öyle ya, ‘birbirimizi kırmadan oyunu bitiremeyiz..


Kendine güvenip, ağzı laf yapanlara laf yaptığı içinde kendini adam sananlara kısa bir hatırlatma lafla adam olunmuyor .


Denize sıfır evi hiç istemedim ben, ama hep gökyüzüne sıfır hayallerim vardı.


Çorap değiştirir gibi sevgili değiştiren, her yeni ilişkide temiz sayfa açtım diyenlere sesleniyorum: sizin defter kaç ortalı?


Pili bitmiş bir fotoğraf makinesi gibiyim artık Kimseyi çekemem!


Anladım ki ağaçlar, toprağa acı verdikçe büyüyorlar.


Aşkları da devralır mı
kalp nakli yaptıranlar?


Kıskançlık felan değil ki bu Benim olanı başkasıyla paylaşamam

O kadar.


Sen; Onun sorduklarına cevap vermeye bile tenezzül etmezsin, O seni susturduğunu sanır Hayat işte.


Kendine güvenip, ağzı laf yapanlara Laf yaptığı içinde kendini adam sananlara kısa bir hatırlatma Lafla adam olunmuyor .


Sen, bir matematik eşitsizliğinde bilinmeyensin Anlaşıldı; ‘yalnız bırakarak çözeceğim seni.


Aşkım derlerya hani hiç bitmeyecekmiş gibi. Sanki aşktan anlarlarmış gibi, Sanki ‘aşkım’ dedimi aşık olunabilirmiş gibi…


Belki de sen haklısın, gitmek en kolayıdır aslında; “ama gittiğin yerde aradığını bulamazsan, dönmek koymaz mı insana.


İlginçtir bayanlar; Hem yavru bir köpeğe, hem de yakşıklı bir erkeğe verdikleri tepki hiç değişmez: “ayy cok tatlı.


Artık zaman bile yetmiyor yaşadığımızı sanmaya.


KüskünIüğüm hayata değiI, içindeki beş para etmez insanIara BıkkınIığım ise, onIarın yüzüne bakmak zorunda kaImam asIında.


Ve sen hiçbir zaman soI anahtarı yaptıracak bir çiIingir buIamazsın bana kaIırsa sen, ömrünün sonuna kadar, o şarkının kapısında kaIacaksın! 


Her ayrıIıktan sonra ya ‘güIe güIe’ ya da ‘hoşçakaI’ denir sevgiIiye

Sahi güIen ya da hoş kaIan var mıdır sizce?


Kusura bakma sevgiIim heybemde sana benzeyecek kadar güzeI bir şey yok.


Sana bakmak, suya bakmaktır Sana bakmak, bir mucizeyi anlamaktır Yılmaz Erdoğan


Zaman içine atıldığımız şiddetli ve değişmez bir debisi olan azgın bir nehirdir, ve kaybolmak mutlaktır biryerinde zamanın İşte ölüm diye bildiğimiz şey de bundan başka bir şey değildir Yılmaz Erdoğan


Yazarlık, yazmak: uydurmak değil seçmektir.


Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim.


Ben, senin için 'belkiydim'

Sen benim için 'keşke' 'Belki' seviyordur diye 'keşke'lerim ısrarcı bu gece. / Yılmaz Erdoğan


Yaşamak hızlı bir ölme biçimidir / Yılmaz Erdoğan


Mutsuzum, çünkü herkes gibi sahte değilim ve kimse gibi rol yapmadım Mutsuzum, çünkü sevmediğim birine 'aşkım' deyip sarılmadım

/ Yılmaz Erdoğan


Yetimhanede yaşayan küçük bedenlerin, ranzalarına yazdıkları 'anne' kelimesi kadar masum olmalı aşk / Yılmaz Erdoğan


Eski sevgiliden kalan yarayı, masum bir kızla kapatmaya çalışma Çünkü birgün o namusuyla oynanan kız, senin kızın olabilir / Yılmaz Erdoğan

SöZLER
YORUMLAR