Yaprak İle İlgili Sözler

Başlık: Yaprak İle İlgili Sözler

Yaprak ile alakalı olarak söylenmiş en özlü ve en güzel sözlere sitemizden göz atabilirsiniz.
Reklam alanı

Sayfa İçeriği: Yaprak İle İlgili Sözler, Yaprak İle İlgili Sözler Tumblr, Yaprak Sözleri, Yaprak İle İlgili Sözler 2019, Yaprak Sözleri 2019, Yaprak İle İlgili Sözler Özlü, Yaprak İle İlgili Kısa Sözler

Hayat yaprak gibidir. Sonbahar geldiğinde dökülür insanlar.. Yaprak ile ilgili sözleri sizler için bir araya getirdik. İnstagram, Facebook vb. hesaplarınızdan Yaprak Sözlerini paylaşmayı unutmayın.

Yaprak İle İlgili Sözler

Editör Seçimi: Seni tanımadan önce ağaçların çiçek açtığı ve yaprak döktüğü mevsimleri hep kaçırırdım. (Oğuz Atay)


Sarı soğuk yapraklar çığlıklar eşliğinde intihar ederken dalından, aynı anda karanlığa gömülüyor mevsimim. Kan kaybediyor yüreğim, ağır yaralı sonbahar... 


Yaprak sıkılmıştı ağaçtan, bahane idi sonbahar. -Necip Fazıl Kısakürek-


Bilmezdim aşksız yürek ağacın yaprakları döküldüğünde çıplak kalan yuva kadar ürkek. 


Gül dediğin nedir senin? Üç beş diken biraz yaprak, ömür var ya ömür çok sevdiğin üç beş nefes sonra toprak. Mevlana


Yaprak sıkılmıştı ağaçtan, bahaneydi sonbahar. -Necip Fazıl Kısakürek-


Hangi acıyla yaprak dökersek dökelim
İnsan kendini seveceği bir dünya buluyor...


Yeter bu kadar yaşadığım. Baharı yazı geçti ömrümün yaprak dökümü bundan sonrası. William Shakespeare


Hiçbir yaprak, gözden düşen insan kadar hızlı düşmemiştir yere.


Sararan yapraklar dalında üşür. Eylül, acıyı sol yanımdan düşür! Ömür defterimde kalem kağıtta yürür. Toprak, beni bağrına bastıkça büyür!


Sararıp dökülmeden önce kızaran yapraklar ki onlar. Şan verdiler ortalığa bütün bir sonbahar. Mevsim dönüp de yeniden yeşermeğe başlayınca rüzgar. Çıplaklığında o atın yine onlar koşacaklar. O çocuklar, O yapraklar, O şarabi eşkiyalar... Onlar da olmasa benim gayrı kimim var? - Can Yücel 


Yokluğunda dökülen yapraklar ayaklarımın önüne düşüyor, basamıyorum. İdamı hak etmiş bu sevdayı asamıyorum... 


Oysa yaprak ne kadar çok güveniyordu beni hiç bırakmaz diye dalına.


Yaprak misali gibiyim rüzgar estikçe ordan araya savrulup duruyorum.


Yeni yapraklar çıkabilsin diye eski yaprakları temizler hüzün. Üzülme, sonbahar serttir Ama sonu aydınlıktır. -Hz. Mevlana-


Yapraklar sararıyorsa bunda şikayet edecek ne var. Bırak düşsünler ve gitsinler.  Hatta onların altına sert bir rüzgâr üfle.  Üfle de bütün sararmış ve solmuşlar senden daha çabuk uzaklaşsınlar. 


Bana insanlardan mı bahsediyorsun. İnsanlar mazide ve tarihin yaprakları arasında kaldılar. Bu gördüklerin birer karikatürden başka bir şey değildir. 


Bir çiğ tanesidir hayat bir yaprağın üstünde… İlk gözyaşıdır hayat bir çocuğun gözlerinde… Bir gaz fişeğidir hayat, bir annenin kalbinde… Hep kısadır hayat tutunamaz ömrümüze... 


Şu an istediğim tek bir yaprak daha olmasıydı. Papatya falında beni seviyor çıkman için.


Ağaçtan düşen her yaprak kurumaya, gönülden düşen her insan unutulmaya mahkumdur.


Ağaçtan düşen yaprak nasıl kurumaya mahkumsa, gönülden düşen insan da unutulmaya mahkumdur. Necip Fazıl Kısakürek


Bugün günlerden umutsuzluk, aylardan hep olduğu gibi yine sensizlik, yüreğim rüzgarda savrulan yapraklar gibi oradan oraya.


Bir çiğ tanesidir hayat bir yaprağın üstündeki. -Cem Adrian-


Yeni yapraklar çıkabilsin diye eski yaprakları temizler hüzün. Üzülme, sonbahar serttir Ama sonu aydınlıktır. -Hz. Mevlana-


Sonbaharda dökülen yapraklar gibi gözlerimden yaşlar usul usul döküldü. Ve sonbahar gibi sararıp soldum.


Ötede,koca bir alanda yıkık bir ülke uzanıyordu ve vaat ettiği tek şey kederdi.Her bir yeşil yaprak, her bir ot ve tahıl parçası en az o zavallı insanlar kadar kuruyup büzülmüştü.


Hangi acıyla yaprak dökersek dökelim 
İnsan kendini seveceği bir dünya buluyor.


Bir at kestanesi durmadan yaprak döküyor yalnızlığın sokaklarında, örtüyor ömrümün ilk yazını.


Ağaçtan düşen yaprak nasıl kurumaya mahkumsa; gönülden düşen insan da unutulmaya mahkumdur. Necip Fazıl Kısakürek


Düşen bir yaprak görürsen, beni hatırla sevgilim, biliyorsun seni ben sonbaharda sevmiştim.


Tek ihtiyacım neydi biliyor musun, bir papatya yaprağı daha. Edip Cansever


Bir çiğ tanesidir hayat bir yaprağın üstündeki. Cem Adrian


Yaprak misali gibiyim rüzgar estikçe oradan araya savrulup duruyorum.


Şu an istediğim tek bir yaprak daha olmasıydı. Papatya falında beni seviyor çıkman için.


Sonbaharın o gri havası ve salına salına düşen solgun yaprakları daha çok hüzün düşürüyor göğsümüze. Bakmayın kimselerin bundan bahsetmediğine. Geçer diye bekliyor herkes. "geçecek" diye mırıldanmasalar bile geçsin istiyorlar mat renkler. Elinde olmayana bağlanılan en güzel, en iyi niyettir: "Geçer" - Mehmet Deveci 

 

Ağaçtan düşen yaprak nasıl kurumaya mahkûmsa, gönülden düşen insan da unutulmaya mahkûmdur. - Necip Fazıl Kısakürek 


Bu saatten sonra; sende fırtına bile kopsa, bende yaprak oynamaz. - Boris Vian 


Hayat, sonbahardaki çıtırdayan yapraklardan sonra yeniden başlar. 


Ben sonbahar yaprakları oluyorum bazen ordan oraya savrulup duruyorum. Bazen ilkbahar yaprakları oluyorum heyecan ve aşkla yeniden doğuyorum. Bazen kış yaprakları gibi sessiz sedasız kalıyorum.


İlkbahar geldiği zaman çiçeklerin açmaya başlaması ile yapraklar sonbaharda terk etteği ağaçta yerlerini tekrar almaya başlarlar ama bu sefer yeni hayaller ve yeni umutlarla yemyeşil açarlar.


İlkbahar her yaprağın bir çiçekle süslendiği bir mevsimdir.


Seneleri, ayları, günleri sensiz saymaktan bıktım! Bir kez olsun takvim yapraklarını atmadım... Umudu bıçak gibi kesti sözlerin ben ağlamadım fakat içime akıttığım her bir damla selim oldu sonum oldu... Giden yare dur demekse hayli bir zordu... 6.His 


Oysa ben akşam olmuşum, yapraklarım dökülüyor usul usul, adım sonbahar. 


Ve ben bütün yapraklarımı döküyorken şimdi, Eylül diyorsun, tam da orada başlıyor ayrılık. Ahmet Telli 


Düşen bir yaprak görürsen, beni hatırla sevgilim, biliyorsun seni ben sonbaharda sevmiştim.


Artık sende fırtına çıksa da bende yaprak oynamaz.


Yaprak sarması yapabilen kızları el üstünde tutun beyler. Gün geçtikçe nesilleri tükeniyor onların.


Benim sevdam ulu çam gibidir. Ne güzde yaprak döker, nede kışta boyun büker. -Özdemir Asaf-


En doğal halı sonbaharın ağaç yapraklarıyla dokuduğu halıdır.


Her sonbaharda yere dökülür ve rüzgârında şiddetiyle ordan oraya savrulup dururlar. Sonra ilkbahar gelince yeni yapraklar yeni umutlarla yeniden doğmaya başlarlar. İlkbahar güneşiyle dalından önce tomurcuk olurlar sonra yeşermeye başlarlar. Belki de onlarda insanlar gibi neşe ile ilkbahara uyanırlar. Hayatlarında her zaman bir sonbaharın olacağını bile bile tutunurlar hayata. Ama yapraklar hiçbir zaman hayatımız kısa diye şikâyet etmezler. Çünkü onlar bilirler kelebeklerin bir günlük ömrü olduğunu.


Tıpkı çok yaşlı bir ağacın içinden kurumuş olmasına karşın yeni tomurcuklar, birkaç yeşil yaprak ve ışıkta gözalıcı renklerle parlayan birkaç çiçek verdiği gibi.


"Bağırmak canı yanan insanın en iptidai bir hakkı idi."


"Teşekkür ederim" dedi yaprak.


Dalından düşen yaprak, rüzgarın oyuncağı olurmuş!


Ağacın yaprakları gibi döküldük seninle ayrı yerlere. Oysa ne hayaller kurmuştuk aynı dalın üzerinde.


Ne papatyaların dili varıyor seviyor demeye, ne de benim cesaretim var son yaprağı çekmeye.


Hayat sonbaharda dökülen yapraklardan sonra yeniden başlar. Hem de yeni umutlarla, yeni hayallerle.


Senin için yapraklarını kopardığım papatyalardan özür diledim dün gece. Haklısınız dedim, ne sevdiği belli, ne sevmediği. Pablo Neruda

Reklam alanı
Reklam alanı
SöZLER
Reklam alanı
YORUMLAR