Sylvia Plath Sözleri

Sayfa İçeriği: Sylvia Plath Sözleri, Sylvia Plath Sözleri Kısa, Sylvia Plath Şiirleri, Sylvia Plath Alıntıları, Sylvia Plath Sözleri 2019, Sylvia Plath Sözleri Türkçe, Sylvia Plath Sözleri Özlü, Sylvia Plath Sözleri Anlamlı

1900'lü yıllarda Amerika'nın ünlü şairleri arasında gösterilen şairlerden olan Sylvia Plath Sözlerini ve en güzel şiirlerini sizler için hazır ettik. Ayrıca en güzel alıntıları bulabileceğiniz bu sayfamızı sizler için sunduk.

Sylvia Plath Sözleri

Editörün Seçimi: Sana doğru atıyorum adımımı.

Unutkanlık Irmağı'nın kara vagonundan,

Safım bi bebek kadar.


 

Birinden hiçbir şey beklemeyince, asla düş kırıklığına uğramaz insan.


Neden böyle korkunç derecede hüzünlü olmam gerek bilmiyorum ama içimde o acınası “beni kimse sevmiyor” hissi var.


Doreen gittikten sonra yapmam gereken şeyleri neden yapamadığımı düşündüm. Yorgun ve hüzünlü hissettim kendimi.
Sonra, neden Doreen gibi yapmamam gereken şeyleri de yapamadığımı düşündüm ve kendimi daha da yorgun ve hüzünlü hissettim.


“Sessizlik bunaltıyordu beni. Sessizliğin sessizliği değildi bu. Bu, benim kendi sessizliğimdi.”


Bir gün bir yerde -okulda,Avrupa'da,herhangi bir yerde- o boğucu çarpıtmalarıyla sırça fanusun yeniden üzerime inmeyeceğini nasıl bilebilirdim?


Belki de unutkanlık, kar gibi her şeyi örtüp susturmalıydı. Ama onlar artık benim bir parçamdı. Benim manzaramdı.


Bir milyon yıllık evrim. Eric, derinden sordu, kimiz biz? Hayvanlarız.


Nefret ettiğim bir şey varsa, o da insanların kendinizi berbat hissettiğinizi bildikleri halde neşeyle hatırınızı sorup iyiyim demenizi beklemeleridir.


"Ne zaman dikkatimi toplamaya çalışsam, kafam bir patenci gibi kayıp kocaman bir boşlukta dalgın dalgın dönüp duruyordu."


"Başkasını öldürmek için fazla iyi biriydim. Kendimi öldürmeyi denedim.."


"Karanlığın sızdığını görüyor musunuz çatlaklarımdan? Tutamıyorum içimde hayatımı.”


“İstediğim bütün kitapları okuyamam, olmak istediğim bütün insanlar olamam ve istediğim hayatları süremem, istediğim bütün becerileri edinemem. Öyleyse ne istiyorum?”


“İnsanın kendisi hakkında çok fazla düşünmesinin ilacı, kendinden daha kötü durumda olan birine yardım etmektir.”


Bir şeyin öldüğünü ve özgür olduğunu düşünürsün ve sonra onu içine çöreklenmiş sana gülerken bulursun.


Bu rüyanın siyah deri ceketli adama ait olduğunu nereden bildiğimi soracaksınız. Bilmiyorum. Sadece, bunun onun rüyası olduğuna inanıyorum ve rüyayı yeniden yaratmakta harcadığımdan daha fazla enerji, gözyaşı ve istekle bu inanç üzerinde çalışıyorum.


Bir erkeğin evlenmeden önce bir kadına verdiği tüm güllere, öpücüklere ve akşam yemeklerine karşın, gizliden gizliye istediği tek şey, evlilik işlemleri biter bitmez kadının mutfak paspası gibi ayaklarının altına serilmesiydi.


Nefret ettiğim bir şey daha varsa, o da insanların kendinizi berbat hissettiğinizi bildikleri halde neşeyle hatrınızı sorup, "iyiyim", demenizi beklemeleridir.


"Şiir nedir Esther, biliyor musun?"
"Hayır, nedir?"...
"Bir parça toz."


Ne kadar hevesli olursan ol, karakterinin kaderin olduğundan ne kadar emin olursan ol, saatin yüksek sesli tiktaklarının eşliğinde yapayalnız odandayken ne geçmiş, ne gelecek hiçbir şeyin gerçek olmadığına dair acı gerçeğin farkına varmaktan kendimi alıkoyamam.


"Yer inanılmaz güvenli gelmişti. Zaten düştüğüm ve daha fazla düşmeyeceğimi bildiğim için rahattım.''


Çok iyi biliyordum ki otomobiller gürültü yapıyordu. Otomobillerin ve yapıların aydınlık pencerelerinin gerisindeki insanlar da gürültü yapıyordu. Nehir de gürültü yapıyordu. Ama ben hiçbir şey duyamıyordum. Kent ışıldayarak, göz kırparak, bir afiş gibi yamyassı asılmış duruyordu penceremde.


Ölmek bir sanattır, her şey gibi eşsiz bir ustalıkla yapıyorum bu işi, öyle ustaca ki insana korkunç geliyor, öyle ustaca ki gerçeklik duygusu veriyor, bu konuda iddialıyım sanırım.


Nefret ettiğim bir şey daha varsa, o da insanların kendinizi berbat hissettiğinizi bildikleri halde neşeyle hatrınızı sorup, "İyiyim" demenizi beklemeleridir.


"Yer inanılmaz güvenli gelmişti. Zaten düştüğüm ve daha fazla düşmeyeceğimi bildiğim için rahattım.''


Benim yüzüme bile bakmadığı sıralarda onu uzaktan uzağa tam beş yıl boyunca taparcasına sevmiştim.


Hiçbir şey yapmadan geçen hayat, ölümdür.


Bir milyon yıllık evrim; ve hala hayvandan farkımız yok.


Durumun ne kadar umutsuzsa, seni o kadar uzağa saklamaya çalışırlar.


"sırça fanusun içinde ölü bir bebek gibi takılıp kalan insan için dünyanın kendisi kötü bir rüyadır."


"Sana benzerdi ay,gülümsese.
Güzel bir şeyle aynı izlenimi bırakıyorsun,
ama yok edici."


Belki de unutkanlık,kar gibi her şeyi örtüp susturmalıydı.


Kim neye inanıyorsa öldüğü zaman başına onun geleceğini söylemiştim.


“Haritada yönleri bulmak yeterince basittir, oysa bir yerin tam ortasında dururken yönümü bulmak hiç de basit gelmiyordu…

“Birlikte kusmak kadar insanları birbirine yakınlaştıran bir şey yoktur.”


“Hayatta en son istediğim şey, sonsuz güvenceye kavuşmak ve okların atıldığı yay olmaktı. Ben değişiklik ve heyecan istiyordum.”


“Gökyüzünün yapay, aptal mavisi uzayın hangi noktasında siyaha dönüşüyordu acaba?”


Eğer birinden hiçbir şey beklemezsen hayal kırıklığına uğramazsın.


Bayan Guinea bana bir Avrupa ya da Dünya turu bileti vermiş olsaydı da fark etmeyecekti.Çünkü nerede olursam olayım -bir gemi güvertesinde,Paris'te bir sokak kafesinde ya da Bangkok'ta- hep aynı sırça fanusun içinde kendi ekşimiş havamda bunalıyor olacaktım.


"Sırça fanusun içinde ölü bir bebek gibi tıkılıp kalan insan için dünyanın kendisi kötü bir rüyadır. "


"Kafamın içinde bir beyin olmadığını görmemek için insanın kör olması gerek. "


"İşin kötüsü oldum olası hep yetersizdim, yalnızca bunu şimdiye dek hiç farketmemiştim. "


Bir erkeğin evlenmeden önce bir kadına verdiği tüm güllere, öpücüklere ve akşam yemeklerine karşın, gizliden gizliye istediği tek şey, evlilik işlemleri biter bitmez kadının mutfak paspası gibi ayaklarının altına serilmesiydi.


Sen de Yorum Yap veya Sözünü Yaz