Romantik Yazılar

Sayfa İçeriği: Romantik Yazılar, Romantik Yazılar Kısa, Romantik Yazılar Tumblr, Aşk Dolu Romantik Yazılar, Anlamlı Romantik Yazılar, Romantik Yazılar 2019, Güzel Romantik Yazılar

Sizler için bu sayfamızda Romantik Yazıları derleyip topladık. Sevdiğiniz insana birbirinden Romantik Sözler söylemek ya da sosyal medya hesaplarınız üzerinden göndermek istiyorsanız bu sayfamıza mutlaka göz atmalısınız!

Romantik Yazılar

Editör Seçimi: Adamın omzu kadının limanıydı. Kadın her huzur istediğinde adama sığınırdı.


Seven ve sevilen herkesten farklı bizim aşkımız. Ben ki sana ulaşmak için Mecnun’u, Ferhat’ı, Kerem’i geçen sen ki, Leyla’dan, Şirin’den, Aslı’dan daha çok aşka düşen. Onlar kavuşamadı diye aşk oldu, biz kavuşacağız ve değişecek bu düzen. Kavuşunca daha büyük aşk olacak. Aşk kavuşunca aşk olacak…


Ben senin gözlerini göz kirpiklerinden kıskanan bir deliyim. Bu yüzden benim sevgimin şakası, kıskançlığımın sınırı olamaz. Senin her bir hücrene aşığım ben.


Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim…


Gece ve gündüzü sağlayan evren, güneşin ardından çıkan ay, ayın ardından çıkan güneş. Biri olmadan diğerinin var olmaması gibi senin benim hikayem. Bende az olanı, tamamlamakta öyle başarılısın ki, hayatımı en güzel şekilde iletmemi hep sağlayan kişi senden dolayı. Keyifsiz anımı bile neşelendiren bile senden başkası olamaz. Ömrümün en güzel vakti sensin.


Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu. Önce özlüyor, sonra ağlıyor, akşamları küsüyor, geceleri çok seviyorum. -Özdemir Asaf


“Uyuyamadığınız zaman aşık olduğunuzu biliyorsunuz çünkü gerçeklik sonunda hayallerinizden daha iyi.”


SEN Yüreğime mühürlediğim Sevdasına yandığımsın Karanlığıma doğan güneşim Sevmeye doyamadığımsı.


Nefes almak sen olmadığın sürece o kadar manasız ki… Sadece yanındayken çiçeklerin bu kadar güzel koktuğunu ve en güzel kadın parfümünün saçlarından gelen o müthiş koku olduğunu biliyor muydun?


Zamansız gelme elim kolum dağınıksa sarılamam.


Hayatım, gülen yüzüm, damlayan yaşım, başımın tacı, melek bakışlım… Senin masumiyetinle yıkandı bugün gül bahçeleri. Bugün bitiyor kuraklı bütün diyarda. Bugün sen gülümsedin serinledi yangınlar, dindi fırtınalar, çekildi hırçın dalgalar. Sakinliğe yüz sürdü bütün insanlar. Bugün dünya çok güzel bir hal aldı sevgilim ve güldüğün sürece bu sakinlik ebedi kalacak gözümde.


Dağınık saçların yine, uykundan her uyandığında böyle olur. Yaşlı gözlerin yine, her ibadete boğulduğunda böyle olur. Ellerin titriyor yine, beni her gördüğünde böyle olur. Hızlı çarpıyor kalbin, otur yorulmuşsun. Ter akıyor alnından, strese boğulmuşsun. Seni tanımak benim boynumun borcu kadınım, gel göğsüme koy başını sana sonsuz saadet yaşatayım. Bak atan kalbime, ne zaman başını koysan bir kuş azat olur bu kafeste.


Fazlasıyla yorgun hissediyorum. Hiçbir şeyi bilmek ve düşünmek istemiyorum. Sadece senin dizlerine uzanarak sonsuza kadar öyle kalmak istiyorum.


Hiçbir şey olmamış gibi davranamam. Ancak her şey seninle var olmuş gibi davranabilirim. Bu bir davranış bozukluğu değil, aslında davranış şiiridir. Senin var ettiğin her kelimede, kurduğun her cümlede yaşayabilirim.


Yürüdüğüm sokakların sana çıkmama ihtimaline bile aldırmıyorum. Senin için yürüdüğümü bilmen benim için yeterli. Yetmeyen tek şey sensin. Sana yetişene kadar yürümeye devam edeceğim. Gerekirse çıkmaz sokaklardan gizli geçitler çıkaracağım.


Okyanusta ölmez de insan gider bir kaşık sevdada boğulur…


Mutlu anlarda herkes birlikte olur. Mühim olan mutsuzluğu da paylaşabilmek…


Beni hep yanlış anladın sen. Sana geleceğim ol demiştim. Gel ecelim ol değil…


Seni sevmek, derinden sevmek, kışın o en acımasız soğuğunda gökyüzünde çıkan güneş gibidir. Ansızın çıkar, insanın içini öyle bir ısıtır ki, hiç gitmesini istemezsin. Elini güneşin sıcağından sakınmazsın, öyle ki yeni aldığım bir kitap gibisin. Seni okuyup bitirmek istemiyorum. Kokunu içime çekmek ve bir ömür boyu saklamak istiyorum.


Teknolojinin hep zararlı olduğunu söylerler ama benim için daha farklı bir anlamı var. Senin gördükten sonra, tanıştıktan sonra, telefonumu senin telefonuna çevirdim. O kadar fazla sen varsın ki içinde, görsen sen bile inanmakta zorluk çekersin. Neden mi? Çünkü, ne zaman başıma kötü bir olay gelse, keyfim kaçsa, açıp sana bakıyorum. Sonra aklımdaki ne kadar kötü düşünce varsa hepsini alıp götürüp yerine mutluluk getiriyorsun.


Yastığıma sinen tenin kokusu, beni cennet bahçesine düşmüş hissi veriyor. Gün boyu yanımda sen yokken bu kokuya hasret, seni bir an önce görebilme arzusu ile yaşama sevincim artıyor. Biliyorum ki seni görünce, bu hasret bitecek, en güzel duygular ikimiz için yeniden açılacak. Sana yazıyorum çünkü, beni anlayabilecek en nadir insanın sen olduğunu biliyorum. Ve yine biliyorum ki, seninle geçireceğimiz muhteşem bir ömrün henüz çok başlangıcındayız.


Üzülmüyorum. Çünkü hayat yeni bir şey öğretti bana; hiç gitmeyecekmiş gibi sevenler, hiç sevmemiş gibi gidenlermiş aslında. -Sunay Akın


Bir hüzündür aldı yine yüreğimi, Gözlerim doldu ağladım zamansız.. Çıkmıyor aklımdan gözlerin! Sevgi doluydu, masum ve abartısız.. Ayrılıktır bu! Yaşanmadıkça bilinmez amansız.. Acı çekiyor bedenim, dönmek istiyor sana, Ama ruhum kararsız


İçimden bir şiir yazmak geldi, Yazıyorum,çünkü seviyorum, Seviyorum,çünkü hissediyorum, Hissediyorum,çünkü yaşıyorum, Yaşıyorum,çünkü seninleyim!…


“Birisi tarafından derinden sevilmek, size güç verirken, birisini derinden sevmek size cesaret verir.” "Lao Tzu"


Şeytan kadar siyah, cehennem kadar sıcak, bir melek kadar saf, aşk kadar tatlı. "Charles Maurice de Talleyrand"


Bana yüreğinle gel bahanelerinle değil.


Loş bir mum Işığına dönüyorum, SENinLe KeLimeLer içimde raks ediyor sarmaş Dolaş, sevince karışıyorsun


Sevdanı gönlüme yol eyledim Başka gönüle yol alamamki Güneşin doğuşu ve batışı kadar Uzak olsakta seni sevmek aşkın En güzel halidir gülüm


SEN Yüreğime mühürlediğim Sevdasına yandığımsın Karanlığıma doğan güneşim Sevmeye doyamadığımsın


Sesin ve kokun bu dünyada hiç vazgeçemeyeceğim iki şey… Onlar olmadan bir gün daha geçiremem sevgilim.


Yumuşacık saçların, kadife gibi sesin ve boncuk boncuk bakan gözlerinle öyle güzel bir mucizesin ki sevgilim… Varlığınla güneşi doğuruyorsun sanki yeniden ve rüzgârınla fırtınalar çıkarabilir gibi saçların…


Sen benim en değerli yol arkadaşımsın, sırdaşımsın, mutluluğum ve huzurumsun. Senden daha çok hiç kimse mutlu edemezdi beni bir tanem…


Bazıları konuşmaz; gözlerine beş saniye bakar, ömründen beş yıl gider.


Öyle çok yanar ki için dünyadaki bütün suçları işlediğini sanırsın. Oysa sadece sevmişsindir.


Seni anlatabilsem seni… Yokluğun, cehennemin öbür adıdır. Üşüyorum, kapama gözlerini.


İlham perisi kaçmış şair gibiyim… Kalemim söz değil yüreğim sensizlik yazıyor…


Kaçmak istedikçe sana yakalanıyorum. Söndürmek istedikçe sana yanıyorum. Yenildim işte! Yine de seviyorum…


Dün bir şarkı çıktı radyoda yarısına ben eşlik ettim yarısına gözlerim. Söylemek çok acıtıyor ama ben seni çok özledim.


Umutsuzluğa düşünce bile tek direnç kaynağım sen oldun. Öyle zamanlar geçirdim ki, itildim, düştüm, yıldım ve soğudum bu hayattan. Vaz geçmek üzereydim, umutsuzluğa düştüğüm anda, bir mumun gecenin karanlığında boş bir odayı aydınlatması gibi, bana ışık oldun. Varlığının ruhumda hissedilmesi bile bana kâfi iken, sen bana bu dünyadaki bütün güzellikleri sunmayı teklif ettin. Sana elimdeki her şey için, yeniden hayata bağlanmam için yapacağım teşekkür şekillerinin hepsinin az kalacağını biliyorum.


Sevda denen şarkıların neden yazıldığını, kime bu kadar büyük bir aşk duyulacağını çok saçma buluyordum. Yalnızlığımı seviyordum. Bir gün bundan daha fazlasını sevebileceğim bir duygunun karşıma çıkacağını sanmıyordum. O kadar hazırlıklı olmama rağmen sana yakalandım. Neye uğradığımı şaşırdım. İnsanlar bana nasıl olduğumu soruyordu her defasında, o kadar afallamıştım. Hayatımdaki gündemin bir ömür boyu değişeceğini nerden bilebilirdim. O saçma bulduğum şarkıların, türkülerin benim için büyük bir değer kazanacağını nasıl bilebilirdim.


Bir tatlı aşk gülüşü özledi gözlerim, Ve sen hangi alemde hangi düşlerde isen gel, Çünkü gülüşünü çok özledim…


Seni tanıdığım gün,Hiç ihtimal vermemiştim aşk’a,Dudaklarımda gecenin ıslaklığı,Ben sendeydim,istanbul suskun, istanbul mağrur istanbulda yapayalnız bir geceydim,Zamandı yüreğim, Zaman seni tanıdığım her güne, Alışkanlıktı bildiğim,Hep araya girerlerdi oysa, İlk görüşte değil, İlk öpüşte öldü bütün duygularım..


Yüreğim umulmayan yaralarla baş edemezken, Bir tatlı aşk gülüşü özledi gözlerim, Ve sen hangi alemde hangi düşlerde isen gel, Çünkü gülüşünü çok özledim…


Kalbim perişan gönlüm deli, sana yazdım ben bu aşk dolu sözlerimi…


Hiçbir vücut ısısı değiştirmiyorsa mevsim normallerini, sevmek de yok artık hiç kimseyi (Cüneyt Ergün)


Bana mesaj attığında otomatik olarak gülümsüyorum.


Ah “Sen” Nasılda seviyorum seni. Sanki bir hücreden bakmak gibi gökyüzüne. Çaresizce uçup gidiyor sevinçlerim hasretler içinde.


Seni göğsümden kalbimi söker gibi sökerek bıraktım…


Yollarımın sonu hep senin kapına çıkıyor ve ellerimi ne zaman uzatsam hep sen tutuyorsun ve kurtarıyorsun beni karanlıklardan. Öyle minnettarım ki sana sevgilim; herkes gittiğinde bile hep yanımda kalıp bana aşkını ve kalbini hiç bıkmadan verdiğin için bir tanem…


Onlarca şehir değiştirsem bile ya da belki de ülkemi
Yüzlerce başka evde yaşasam da
Hiçbir yer, gözlerinin içi kadar güven veremez bana
Ve evimde gibi hissettiremez asla…


Her canım sıkıldığında ya da ruhum daraldığında senin gözlerin geliyor aklıma. Çünkü beni bu dünyada sakinleştirebilen ve bana umut veren tek şey senin gözlerin bir tanem…


Sen, bir matematik eşitsizliğinde bilinmeyensin. Anlaşıldı; ‘yalnız bırakarak çözeceğim seni.


Dediler ki: eskiden böyle değildin, içine kapandın. Dedim ki: içindekiyle yetinen bu kalp artık sizi ne yapsın.


Adam gibi sevmelerin yasaklandığı bir yerde, ne kadar seversen o kadar acı çekersin. Sonra mı? Çektiğin acıyla kalırsın işte.


Sen de Yorum Yap veya Sözünü Yaz