Oruçla İlgili Hadisler

Başlık: Oruçla İlgili Hadisler

Peygamber efendimizin Oruç ile alakalı olarak söylemiş olduğu dini Oruç ile alakalı Hadislere sitemizden göz atabilirsiniz.

Sayfa İçeriği: Oruçla İlgili Hadisler, Oruçla İlgili Ayetler, Oruç ile alakalı Hadisler, Hz Muhammedin Oruç Sözleri, Oruçla İlgili Hadisler Anlamlı Oruçla İlgili Hadisler Kısa

Mübarek Ramazan Ayı'nda tutmuş olduğunuz ve tutacağınız Oruçları Allah-u Te'ala kabul etsin. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in Oruçla ilgili söylemiş olduğu Hadisleri bu sayfamızda bir araya getirdik.

Oruçla İlgili Hadisler

Editör Seçimi: Oruç tutun ki sıhhatli olasınız. (Hz. Muhammed)


 Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz. Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı). Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder. (İhtiyarlık veya şifa umudu kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir. Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir. Eğer bilirseniz (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır. (Bakara 2/ 183-184)


Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. (Bakara Sûresi 183)


(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir. (Bakara Sûresi 185)


“Allah katında oruç kadar sevaplı bir ibadet yoktur.” (Nesâi, Siyam, 43)


Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir. (Bakara Suresi 185)


“Ramazân ayı bereket ayıdır. Allahü teâlâ bu ayda, günâhları bağışlar, duâları kabûl eder. Bu ayın hakkını gözetin! Ancak Cehenneme gidecek olan, bu ayda rahmetten mahrum kalır.”


“Oruç gecelerinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılınmıştır. Onlar sizin örtünüzdür, sizde onlar için birer örtüsünüz. Allah sizin nefislerinize ihanet ettiğini elbette biliyordu da, bu sebepten tevbelerinizi kabul etmiş ve sizi bağışlamıştır. Artık bundan sonra yaklaşa bilir ve Allah’ın sizin için takdir ettiğini dilersiniz. Fecrin beyaz ipliği, siyah ipliğinden size seçilinceye kadar yiyebilir ve içebilirsiniz; sonra da geceye kadar orucu tamamlayın...”


”Nefsimi elinde tutan Allah’a and olsun ki oruç tutan kimsenin ağzının kokusu Allah’ın yanında misk kokusundan daha iyidir.” (Hz. Muhammed S.A.V.) (Bihar-ul Envar cilt.93, sayfa 250)


”Oruç tutan bir kimse, kendisine hakaret edildiği vakit: ”Allah’ın selamı üzerine olsun ben bugün oruçluyum” derse, Allah-u Teala buyurur: ”Oruçlu kulum bana sığındı, onu cehennem ateşinden koruyup cennetime yerleştirin.” (Hz. Muhammed S.A.V.) (Vesail-uş Şia, cilt.4, sayfa.121, Sefinet-ul Bihar cilt. 2, sayfa.65)


”Ey genç hizmetçiler ve ölümsüz gençler! Nurdan tabaklar getirmelisiniz. İşte o zaman, kum tanelerinden daha çok, yağmur damlaları, gökteki yıldızlar ve ağaç yapraklarından daha fazla meyveler, leziz içecekler ve iştiha çekici yiyeceklerle dolacak ortalık. Bu Rıdvan, o oruçlulardan karşılaştığına yedirecek ve geçmişteki günlerde işlediğiniz iyi amellerin mükâfatı olarak, afiyetle yiyin, içini denilecektir.” (Bakara suresi tefsiri, s: 234)


(Bu alış verişi yapanlar), tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanlardır. O müminleri müjdele!” ( Tevbe 9/ 112.)


“Allahım Recep ve Şaban aylarını hakkımızda mübarek eyle bizi Ramazana ulaştır.” (Taberani, el Mu’cemul Evsat, IV, 189.)


“Kim inanarak ve sevabını Allahtan umarak Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları affolunur.” (Buhari, İman, 28)


Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olur (da tıraş olmak zorunda kalır)sa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve Allah’ın cezasının çetin olduğunu bilin. (Bakara Sûresi 196)


Kim (köle azat etme imkânı) bulamazsa, eşine dokunmadan önce ard arda iki ay oruçtutmalıdır. Kimin de buna gücü yetmezse altmış fakiri doyurmalıdır. Bunlar, Allah’a ve Resûlüne hakkıyla iman edesiniz, diyedir. İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kâfirler için elem dolu bir azap vardır. (Mücâdele Sûresi 4)


“Oruç, nefsinin çektiği yiyecek ve içeceklerden kimi alıkoyarsa, Cenab-ı Hak onu cennet meyvelerinden yedirip, cennet ırmaklarından içirir.” (el-Hündi, Kenzü’l-Ummal, 3/328)


“Oruç tutan helâlinden rızkını temin ettiği zaman ahirette hesaba çekilmez.” (el-Hündî, Kenzü’l-Ummal, 3/328)


"Oruç, kıyamet günü oruçlu için şefaat edecek, Cenab-ı Hakk’a niyazda bulunup, “Ya Rabbi! Ben onu gündüzleri yiyip içmekten ve zevklerinden alıkoydum. Bunun için onun hakkındaki şefaatimi kabul buyur.” diyecektir. Cenab-ı Hak da orucun bu isteğini kabul edip, oruçluya şefaat etme izni verecektir.” (el-Münziri, et-Tergib, 2/84)


Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz mescitlerde itikâfta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. Allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, âyetlerini insanlara böylece açıklar. (Bakara Suresi 187)


Ebu Ümâme (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ey Allah'ın Resulü dedim, bana öyle bir amel emret ki (yaptığım takdirde) Allah beni mükâfatlandırsın.'' "Sana dedi, orucu tavsiye ederim, zira onun bir eşi yoktur.'' (Nesâi, Sıyam, 43)


"Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz.'' (Tirmizi, Savm, 82)


“Ramazân orucu farz, terâvîh namazı da sünnettir. Bu ayda oruç tutup, gecelerini de ibâdetle geçirenin günâhları affolur.” [Nesâî]


“Ramazân-ı şerîf ayı geldiği zaman, Allahü teâlâ meleklere, mü’minlere istiğfâr etmelerini emreder.” [Deylemî]


“Ramazân ayının başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise Cehennemden kurtuluştur.” [İbn-i Ebi’d-dünyâ]


“Allah sizi, boş ve gayesiz yeminlerinizden dolayı muâheze etmez; fakat kasıtlı yeminlerinizden dolayı muâheze eder. Kefareti, kendi ailenize yedirdiğinizin ortalamasından on fakiri doyurmak yahut onları giyindirmek yahut da bir köle azad etmektir. Kim bulamazsa üç gün oruç tutmaktır. İşte yemin ettiğinizde yeminlerinizin kefareti budur. Yeminlerinizi koruyun. Allah şükredesiniz diye ayetlerini böyle açıklar.”


“... Oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar... İşte Allah bunlar için mağfiret ve büyük mükâfat hazırlamıştır.”


”Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz.” (Tirmizi, Savm 82, (807); İbnu Mace, Sıyam 45, (1746))


”Oruç tutanın uykusu ibadet, susması tesbih, ameli kabul ve duası müstecab olur.” (Hz. Muhammed S.A.V.) (Meheccet-ul Beyza, cilt. 2, sayfa 122, Bihar-ul Envar cilt.93, sayfa 248-253)


”Her şeyin bir kapısı vardır, ibadetin kapısı da Oruçtur.” (Hz. Muhammed S.A.V.) (Meheccet-ul Beyza, cilt. 2, sayfa 122)


”Kim ramazan ayını oruç tutar ve haramlardan sakınırsa, Allah onun geçmiş günahlarını affeder.” (Hz. Muhammed S.A.V.) (Sevab-ul A’mal, sayfa 160)


Efendimiz(sav) “Ey Allahım senin rızan için oruç tuttum, senin rızkınla orucumu açtım.” Derdi.


"Yalanı ve yalana göre hareket etmeyi terk etmeyenin yemeyi içmeyi bırakmasına Allah’ın ihtiyacı yoktur.” (Buhari, Savm, 8)


“Oruç bir kalkandır.Oruçlu, saygısızlık yapmasın, kötü konuşmasın.Eğer biri kendisiyle dövüşmeye veye sövüşmeye kalkarsa, iki defa, ‘ben oruçluyum’ desin.” (Buhari, Savm, 2)


“Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, “Şüphesiz ben Rahmân’a susmayı (oruç) adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım” de. (Meryem Sûresi 26)


Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır. O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar. O gece, esenlik doludur. Ta fecrin doğuşuna kadar. (Kadir Sûresi 1-5)


“Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır.” (Buhârî, Savm 5)


"Resulullah'a (aleyhissalâtu vesselâm), "Ramazan'dan sonra hangi oruç efdaldir?'' diye sorulmuştu, şu cevabı verdi: "Ramazan'ı ta'zim için Şa'bân!" Tekrar soruldu: "Hangi sadaka efdaldir?'' "Ramazanda verilen!'' cevabını verdi.'' (Tirmizi, Zekat, 28)


"Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.'' (Tirmizi, Cihâd, 3)


“Ramazân ayında âilenizin nafakasını geniş tutunuz! Bu ayda yapılan harcama, Allah yolunda yapılan harcama gibi sevaptır.” [İbn-i Ebi’d-dünyâ]


“Cennetteki güzel köşkler, sözü hoş, selâmı çok, yemek yediren, oruca devam eden ve gece namazı kılan kimselere verilir.” [İbn-i Nasr]


“...Yine birbirleriyle temas etmeden önce, birbiri arkasına iki ay oruç tutar... Bunlar Allah’ın hudududur. Kâfirler için elim bir azab vardır.


“Eğer Rasul sizi boşayacak olursa, Rabbi ona, sizden daha iyi, kendini Allah’a veren, inanan, sebatla itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan dul ve bâkire eşler verebilir.”

SöZLER
YORUMLAR