Öfkeli Sözler

Sayfa İçeriği: Öfkeli Sözler, Anlamlı Öfkeli Sözler, Öfke Dolu Sözler, Öfke Sözleri, Öfkeli Sözler Kısa, Öfkeli Sözler Twitter, Öfkeli Sözler 2019, Öfkeli Sözler Facebook, Özlü Öfkeli Sözler

Öfkeli anlarınızda, içinizdeki öfkeyi dışarıya kusabileceğiniz, dışarıya vurabileceğiniz öfkeli sözleri sizler için derleyip topladık. Twitter, İnstagram, Facebook gibi hesaplarınızdan siz de bu sözleri paylaşabilirsiniz.

Öfkeli Sözler

Editör Seçimi: Kıvırmak, kalçada şık duran bir eylemdir, ruhunuza taşımayın.


Seviyorum seni hαftα içi her gün. 


Hayata küsme çılgın ol hayat sana küssün.


Asla sıradan olmamı beklemeyin! Çünkü ben ‘ben’ olabilmek için çok bedel ödedim. 


Her zaman kalbimin en üst köşesinde sevgi duygularımla baş başaydın. Şimdi de kalbimin en üstündesin, ama nefret duygularımlasın, nefretimsin.


Kalpte kemik yok ama en çok kırılan yer orası.


Mesafenin hiçbir önemi yok ki; buradan bakınca yine adisin!


KızgınIıkIarım içimde kör oIdu seni toprağa gömecek.


İnsanın terbiyesi öfkeliyken belli olur. İnsan olan tartışırken bile saygısını korur.


Zulüm AzraiI olsa da hep Hakk’ı tutacağım. Mukaddes, davalarda ölüm bile güzeldir.


Sakar değil ki benim kalbim, yalnızca sana çarpıyor.


Verdiği umudu geri alan aldığı ahı da güle güle kullansın.


Senin yanında dijital saatim zamanı hemen bitiriyor aşkım.


Hiçbir insan için ağlamaya değmez. Çünkü değen insan zaten ağlatmaz.


Arada bir düşmüş taklidi yapacaksın ki, kahpeleri öğreneceksin.


Pamuktan prenses mi olur lan? Prenses dediğin taş gibi olur lan.


En büyük hayallerimi, en büyük kabusa çevirenleri, elbet bir gün en tatlı rüyalarından uyandıracağım. 


Profesyonel bir fotoğraf makinasına ihtiyacım var. Bu aralar bu kadar ikiyüzlüleri çekemiyorum. 


Dış görünüşe aldanmayın. Adam görünüp ihanetin kitabını yazmış bi dünya kalleş var. 


Benimle birlikte yürüme cesareti olmayanlar, ayağıma dolaşmasınlar yeter. 


Her çiçeğin boynunu büken bir mevsim, her insanı hayata küstüren bir vicdansız vardır. 


Kral olsan tacın gider sultan olsan tahtın gider, kral değilim tacım gitsin sultan değilim tahtım gitsin ben kendi halinde bir ağacım fakat dalımı kıranın ağacını kökünden sökerim. 


Her şey zamanla geçer diyen birinin ağzını burnunu kırın ve ‘zamanla geçer’ deyin. 


Eğer bundan sonra pişman olup geleceksen, yanında bir metre zincir getir. Çünkü bundan sonra ancak kapımdaki köpek olursun.


Aynaya baktığımda gözlerimdeki ışıltının sen olduğunu fark ettim. Beni terk edip de gittiğin an gözümde değerin kalmadı. Yaşanmış hatıraları unutamazsın!


Senden sonra kim canımı yakarsa, ahım sana. Sen gitmeseydin onlar gelmeyecekti!


“Adam gibi” sevmenin yasaklandığı bir yerde ne kadar çok seversen o kadar acı çekersin.


Şu hayatta giden bir şeyin geri dönmesini beklemeyin. Unutmayın, gidip de gelen tek şey çişinizdir.


Sakın geceyi bahane edip gelme düşlerime! Nasıl olsa namus borcun yok yüreğime. Çünkü hiç değmedi ömrün ömrüme!


Ne sen engin bir deniz ne de ben kırık bir tekne, yapayalnız dünyanda başka birini bekle. Sadece acıyorum. Sana değil yerime geçene.


Kızgınlık çok gürültülüdür. Kırgınlık oysa ne kadar da sessiz…


Duygularımın sürüklediği uzun ve karanlık yolda, kırılan umutlarımı arıyorum sensiz.


Ters, düz, hayatımın sadece arasındaki gözyaşı oldun, umutlarımda sayende kayboldu.


Ümit ediyorum hala, belki bir gün gelir sen de acı çekersin, sen de seversin ve kaybedersin.


Seni sevdim pişman olmadım, beni kırdın seni yine sevdim, sana darıldım yine sevdim, lanet olsun ben seni hep sevdim.


Bu saate kadar hep emrettiniz, bu saatten sonra rica bile edemezsiniz! 


Bir gün nefes almak bile zor gelirse sana, aldığın ahların vebali gelsin aklına unutma!


Ben ona diyorum ki; gel seni çok mutlu edeceğim o da tutturmuş diyor ki; yok illa başkasıyla üzüleceğim. İyi o zaman git üzüntüden geber


Sen konuşmaya tenezzüI etmezsin suskun sanırIar ve umursamaz. BiImezIer ki, bi konuşacak oIsan yüzüne bakacak yüzIeri kaImaz!


Adam savaşmakIa çetin er sayıImaz, öfkeIendiği zaman kendini tutabiIendir çetin. Hz. MevIana


Bir öfkenin, bir acının kızgın demiri kaIbimize dokunmadıkça ses geImiyor oradan. CemiI Meriç – JurnaI CiIt: 1 (1955 – 1965)


Bazı insanIardan birkaç tane oImaIı, bazıIarından ise hiç…


Yaptığım onca iyiIiğin tek yanIışta unutuIduğunu gördüğümden beri, kötü biriyim!


İntikamım yakın öfkem büyüktür...


Ben Kısa Bir aşk yaşamadımki yalanlar içinde Seni tatmin edeyim ben Seninle Umutlarıma Baktım Ama Sen Onları Benden Çaldın!


Sadece Gülüşümü Yakala Öfkem Sana Ağır Gelir...


Bazıları iyi bir küfrü hak etmek için o kadar çok emek veriyor ki, ‘Emeklerine saygı duyuyorum!’ ve Emeklerini karşılıksız birakmıyorum.


Telefonun ne kadar akıllı olursa olsun; Karşındaki gerizekalı olunca laf anlatamıyorsun.


Özür dileme sakın benden. Affetmek büyüklükse eğer boşver, ben küçük kalayım.


Arkamdan konuşmayın, kıçım size cevap veremez. Konuşmak istiyorsanız, mikrofon önde emrinize amade.


Çaresiz kaldığım zamanlarda gider, bir taş ustası bulur, onu seyrederim. Adam belki yüz kere vurur taşa. Ama değil kırmak, küçücük bir çatlak bile oluşturamaz. Sonra birden, yüz birinci vuruşta taş ikiye ayrılıverir. işte o zaman anlarım ki; taşı ikiye bölen o son vuruş değil, ondan öncekilerdir.


Belki Peşimizden Koşacak Manitamız Yok
Ama Bizimde Peşimizden Koşan Birileri Var. Teşekkürler Emniyet Müdürlüğü


Sakın geceyi bahane edip gelme düşlerime! Nasıl olsa namus borcun yok yüreğime. Çünkü hiç değmedi ömrün ömrüme!


Hayatla oyun oynuyorum hep düşeş atıyorum kendimi seviyorum.


Yediğin içtiğin senin olsun. Bana sensiz yaşayamam deyip, bensiz nasıl geberemediğini anlat.


Gitmek isteyenlere kapıyı siz açın, bu nezaketinizi yüzlerine kapatılan her kapıda hatırlayacaklardır!


Seni düşününce hayalin geliyor aklıma kokun burnuma sonra neyse gerisini söylemiyim ortam müsait değil iyi geceler aşkıma


Sanma ki aşkınla delirdim, şimdi nefretim bağrımda hançer misali gezerim, bu satırları okursan çok daha iyi anlarsın benim nefretimsin artık sevdiğim değil.


Telefonun ne kadar akıllı olursa olsun; karşındaki gerizekalı olunca laf anlatamıyorsun. 


Gününü gün, ömrünü ömür edecek insanlarla beraber olacaksın, günlük insanlarla anlık insanlarla değil! 


Gizli numara yoktur. Sesini duymak isteyen birisi yoktur. Sapığın yoktur. Bedavası olan pislik bir arkadaşın vardır. 


Gitmek isteyenlere kapıyı siz açın, bu nezaketinizi yüzlerine kapatılan her kapıda hatırlayacaklardır! 


Benim gönlüme girebilmek suya yazı yazmaya benzer ve sen bunu becerdin. Benim gönlümden çıkmak gece doğan güneşe benzer, sen de bu gece güneşin doğuşunu bekle.


İstersem çaresini, istemezsem bahanesini bulurum sıkıntı yok.


Bir insana başkaları yanında verilen öğüt, öğüt değil, hakarettir.


Zorluklara karşı kızmak; onu yenemeyeceğinizi anlamak demektir.


Öfkesini yenen Cennete kavuşur. [Taberani]


Tartışmalarda öfkelendiğimiz an geçek için değil kendi hesabımıza çalışmaya başlarız. (T. Carlye)


Yaradan’ıma güveniyorum bu dünyada, sen artık yoksun hayatımda adımı bir daha anma, yalan umutlarının içinde kaybolma.


Sana karşı artık duygularım yumuşak değil, sana karşı artık sözlerim sevgiyle dans etmiyor. Sen artık sadece yalansın benim için.


Biraz gözyaşı, biraz hüzün işte benim gerçek adım acılar, sen anlamazsın o kabiliyet kalmamış, hayata pembe gözlüklerle bakan serseri, uzak dur benden istemiyorum seni…


Sürgülerim kapıları, kapatırım tüm ışıkları. Çeker perdeleri, yalancı bir gece indiririm yeryüzüne. Salarım vefasızlığın aç kurtlarını üzerine, kana bulanmış keskin sivri dişleriyle, liğme liğme ederler senden kalan her ne varsa geride. Ne resmin kalır duvarda, ne de adın dilimin tam ucunda. Buruşturulup atılır, sana yazılmış her bir mektup her bir şiir. Sadece izleri kalır tozlu masamın üzerinde, birde kızgınlığım masum kelimelerin sırtında.


Bazen de sevesim gelir seni yeniden, tıpkı eskisi gibi. Koşulsuz karşılıksız, sensizliğimin göğsümün sol yanına çöktüğü zamanlarda, sevesim gelir seni yeniden. Sonra başkalarına meyledişin gelir aklıma, aşkı bir fahişe gibi atışın gelir kucaktan kucağa, kızgınlığım gelir aklıma. Sevemem seni yeniden, yanlış anlama istemediğimden değil hani, hep kızgınlığımdan…


Sinirlendiğinizde nasıl hemen sakinleşebiliyorsunuz? Ben bırak gemileri limanı yakmadan, rahatlayamıyorum. Yansın alayı öyle rahatlarım. 


Kırgınlık biriktirdiğinde öfke duygusu çok yakındır. Birikmiş kırgınlıklar bekledikçe yerli yersiz kişilere öfke olarak boşalır.


Keşke bazı insanlara da eski televizyonlar gibi tepesine yumruğu koyduğun zaman düzelse!


Çok fazla konuşmaya gerek yok aslında. Sen, benden daha kötülerine layıksın!


Boğazıma kadar yüreğine batmış bi haIdeyim. Ya göm diyorum, yada gör. GözIerin gözIerin bu kadar mı kör?


Ne kadar dert varsa yıktın üzerime vurdum duymaz gibisin bakmıyorsun biIe! Ne bu kızgınIık bu öfke? İstemiyorsan güIe güIe!!!


AIIah sana öyIe bir ceza versin ki benim seni sevdiğim gibi sen de bir başkasını sev ve o bir başkası seni sevdiğim kadar nefret etsin..


Mutluluktan hiç ağlamadım ama, öfkemden güldüğüm çok oldu...


Aynaya baktığımda gözlerimdeki ışıltının sen oldugunu farkettim. Beni terkedip de gittigin an gözümde değerin kalmadı. Yaşanmış hatıraları unutamazsın!


“Adam gibi” sevmenin yasaklandığı bir yerde- ne kadar çok seversen o kadar acı çekersin.


Eğer bundan sonra pişman olup geleceksen, yanında bir metre zincir getir. Çünkü bundan sonra ancak kapımdaki köpek olursun.


Sen de Yorum Yap veya Sözünü Yaz