Nasrettin Hoca Sözleri - Komik Nasrettin Hoca Sözleri - Nasrettin Hoca Fıkraları

header-ad

Güzel Sözler Ara


Nasrettin Hoca Sözleri

Nasrettin Hoca Sözleri

Herkesin gönlüne taht kuran ünlü isim Nasrettin Hoca Sözlerini sizler için sitemizde en güzellerini hazırladık.

Sayfa İçeriği: Nasrettin Hoca Sözleri, Nasrettin Hoca Sözleri Kısa, Komik Nasrettin Hoca Sözleri, Güzel Nasrettin Hoca Sözleri, Nasrettin Hoca Sözleri 2019, Nasrettin Hoca Sözleri Facebook, Nasreddin Hoca Sözleri, Nasrettin Hoca Sözleri Resimli

1200'lü yıllarda yaşayan ve söylediği sözler ile herkesin akıllarda yer edinen ünlü hicivci Nasrettin Hoca Sözleri hazır ettik. Sizler de en beğendiğiniz Komik Nasrettin Hoca Sözlerini sevdikleriniz ile sosyal medya hesaplarınız üzerinden paylaşmayı unutmayın.

Nasrettin Hoca Sözleri

Editörün Seçimi: Düşmeseydim zaten inecektim. (Nasrettin Hoca)


El, elin eşeğini şarkı söyleyerek arar.


Ya tutarsa!


Allah taksimi mi, kul taksimi mi?


Damdan düşenin halini, damdan düşen bilir.


Damdan düşen bilir, damdan düşenin halini.


Bu sözleri de duyan Hoca oğluna,
- Duydun ya, demiş, en iyisi kendi
bildiğini yapmak; kimseye yaptığını
beğendiremezsin; elin ağzı torba değil ki
büzesin.


Bir gün Nasreddin Hoca'yı siyah elbiseleriyle görenler:
- "Ne oldu Hoca efendi" demişler, "bu gün karalar giymişsin?"
- "Oğlumun babası öldü de ..." demiş Hoca, "O'nun yasını tutuyorum."


Bir gün Nasrettin Hoca pazarda ilerliyormuş.Komşusu:
-Hoca,bak bir tepsi baklava geçiyor.demiş.Hoca umursamazlıkla:
-Banane,demiş.Komşusu:
-Ama baklava tepsisi sizin eve gidiyordu!demiş.Hoca aynı umursamazlıkla:
-O zaman sanane!


Bizde kibir yoktur, dağ yürümezse abdal yürür.


At yarasaydı, sahibine yarardı.


Bir gün Hoca eşeğini kaybetmiş. Aramadık yer, sormadık insan bırakmamış ama ne olmuşsa olmuş, bulamamış eşeği. Oturup derdine yanacak yerde, bu hale de şükretmeye başlamış. Komşuları: -Bre Hoca,,, canın sağ olsun ama, neticede eşekten oldun, şükredecek ne var bunda?” demişler. Hoca cevap vermiş: -A komşular, ben şükretmeyim de, kimler şükretsin, ya ben de eşeğin üstünde olsaydım!


Nasreddin Hoca’ya dert yanıyorlar: Yahu Hoca senin karın çok geziyor. Hoca: … Olur mu canım? O kadar gezse arada bir bizim eve de uğrardı.


Al abdestini, getir papucumu!


Testi kırıldıktan sonra dayağın faydası olmaz.


Buyrun cenaze namazına.


Yiğidin malı göz önünde gerek.


Damdan düşen bilir damdan düşenin halini.


Ben neredeysem Dünyanın ortası orasıdır.


Allah’a karşı borcu bunca yılda ödeyen. Bana olan o borcu ödemez ebediyen..?


Nasreddin Hoca’ya dert yanıyorlar: Yahu Hoca senin karın çok geziyor. Hoca: … Olur mu canım? O kadar gezse arada bir bizim eve de uğrardı.


Nasreddin Hoca bir gün pazarda dolaşırken adamın biri yanına yaklaşıp: – Hoca efendi bugün ay kaça geldi? demiş. Hoca da adama cevap vermiş: – Valla bilmiyorum. Bugünlerde hiç ay alıp satmadım.


Yok devenin başı.


Yorgan gitti kavga bitti.


Araba tekerleği kadar.


Acemi bülbül bu kadar öter.


Bilenler bilmeyenlere öğretsin.


Ağaçtan öteye yol gider.


Sermayeyi kediye yüklemek


Biz senin gençliğini de biliriz.


Damdan düşenin halini, damdan düşen bilir.


Nasreddin hocanın kadılık yaptığı zamanlarda bir adam oruç yiyen birini itip kakarak Hoca’nın huzuruna getirir. Hoca, getiren adama hapis cezası verir. Adam şaşkındır: “Hocam cezamı anlıyorum fakat adamın hiç mi suçu yok?” deyince Hoca: “Evladım ben bu şehrin kadısıyım, buranın düzenini bozduğun için sana ceza veriyorum. Hâlbuki getirdiğin kişi dinin kaidelerini bozdu. Ben ahiret kadısı değilim. Onun hükmünü, cezasını Mevlâ verecek” der.


Doğduğuna inanırsın da öldüğüne neden inanmazsın.


Eşeğin sözüne inanıyorsun da benim sözüme inanmıyorsun.


İmam osurunca, cemaat altına sıçar.


Parayı veren düdüğü çalar.


Tavşanın suyunun suyu.


Benim karıya söyle! Daha ileriye gideyim mi?


Ben sağ iken şuradan geçerdim.


Nasreddin hocanın kadılık yaptığı zamanlarda bir adam oruç yiyen birini itip kakarak Hoca’nın huzuruna getirir. Hoca, getiren adama hapis cezası verir. Adam şaşkındır: “Hocam cezamı anlıyorum fakat adamın hiç mi suçu yok?” deyince Hoca: “Evladım ben bu şehrin kadısıyım, buranın düzenini bozduğun için sana ceza veriyorum. Hâlbuki getirdiğin kişi dinin kaidelerini bozdu. Ben ahiret kadısı değilim. Onun hükmünü, cezasını Mevlâ verecek” der.


Acemi bülbül bu kɑdɑr öter.


Bindiği dalı kesmek.


Nasrettin Hoca'ya sormuşlar, "Dünyayı nasıl buldun?"
O da, "Sora sora," diye cevap vermiş.


Hoca, bir gün kırlardan topladığı çalı çırpıyı eşeğine yükleyip evine götürürken :
-Acaba, yaş çırpı da kurusu gibi yanar mı? diye düşünür ve şeytana uyarak çakmağını çakar ve alevi çalı çırpıya dokundurur. Aralarında kuruları da bulunan çalı çırpı hemen alev alır. Eşekte bir korku, bir telaş, huzursuzluktur başlar. Anıra anıra, çifte ata ata dört nala koşmaya başlar. Hoca da arkasından olanca gücüyle bağırır :
-Aklın varsa göle koş!


Nasreddin Hoca oğlunun eline bir testi tutuşturup çeşmeden su getirmesini istemiş. Çocuk dışarı çıkarken de ensesine bir tokat atıp :
– Testiyi kırma ha ! diye öğüt vermiş .
Bunu gören komşulardan biri :
– Yahu Hocam demiş, henüz testiyi kırmadan niye dövüyorsun yavrucağızı ?
Hoca cevap vermiş :
– Testiyi kırdıktan sonra neye yarar be birader !


Hoca tekedir demiş.


Nasreddin Hoca, bahçesindeki incirleri satmak için pazara gider o sırada bir kadın veresiye verirse alacağını söyler. Hoca kabul eder, bir tane inciri de kadına uzatır. Kadın almak istemez. Altı sene önce tutamadığı bir günlük orucun borcunu ödediğini, oruçlu olduğunu söyler. Hoca satmaktan vazgeçer ve şöyle der: “Öyleyse hanım sana incir veremem. Allah’ın alacağını altı senede ödeyen kişi kulun alacağını kim bilir ne zaman verir!”


Nasreddin Hocanın kadılık yaptığı zamanlarda, bir adam tarafından bir köpek öldürülmüş. Bu suçundan dolayı o şahsı mahkemeye vermişler. Gün gelince mahkeme salonu tıka-basa dolmuş tabii. Salonu dolduranların gürültü yapmaları dolayısıyla rahatsız olan devrin kadısı Nasreddin Hoca, sinirlenerek şöyle demiş: “Bu kalabalık da neyin nesi? Yahu! Siz dışarı çıkın da ölenin akrabalarından kimler varsa onlar gelsin içeri.”


Karla ekmek yemesini ben icat ettim, amma! Ben de beğenmedim.


Para vermem fakat dostumsun, “vade” ne kadar istersen vereyim.


Allah dağına göre kış verir.


Çömlek hesabına bakmak.


Dostlar alışverişte görsün.


İşi sağlama bağlamak.


Mavi boncuk dağıtmak.


Ya hiç sopa yemedin ya da sayı saymasını bilmiyorsun.


Sen de haklısın.


İnsan evlenince her şeyin altı üstüne gelir.


"Yemeğin buharını satan, paranın şıkırtısını alır."


İnsanların çoğu bindiği eşeği unutup da kayboldu sanarak pazarda eşek arayan Nasrettin Hoca'ya benzerler. Onlar da saadetin kendi içlerinde olduğunu unutarakonu barlarda, kahvelerde ve eğlencelerde ararlar.

Emoji ile Tepki Ver

0

0

0

0

0

Yorum Bırak

Güvenlik Kodu

Yorumlar


Henüz hiç yorum yapılmamış!