Mutluluk İle İlgili Şiirler

Sayfa İçeriği: Mutluluk İle İlgili Şiirler, Mutluluk İle İlgili Şiirler Ünlü Şairlerden, Mutluluk İle İlgili Şiirler 2 Kıta, Mutluluk İle İlgili Şiirler Facebook, Mutluluk Şiirleri, Mutluluk İle İlgili Şiirler Kısa, Mutluluk İle İlgili Şiirler Uzun, Mutluluk İle İlgili Şiirler 2019

Mutluluk nedir? Mutluluk anlık mıdır yoksa sürekli midir? Ünlü edebi isimler tarafından yazılmış olan en anlamlı ve güzel Mutluluk İle İlgili Şiirleri hazırladık. Sizler de Facebook, İnstagram gibi hesaplarınızdan Mutluluk Şiirlerini paylaşabilirsiniz.

Mutluluk İle İlgili Şiirler

Editörün Seçimi: Mutluluk  ne kadar geçiçi ise

Mutsuzluk, tam tersine bir o kadar kalıcı..


Mutluluk Parada Pulda Değilki
Büyük ikramiye çıksa lotoda
Mutluluk olur mu evde otoda
İster sarayda gez ister şatoda
Mutluluk parada pulda değil ki

Yemede içmede damak lezzeti
Mutluluk kaynağı sanma nimeti
Bırak eller yesin et ile sütü
Mutluluk kaymakta balda değil ki

Ademle havayı bir yaprak örttü
Bak bu dünya nice insan öğüttü
Hepside beş arşın bezile gitti
Mutluluk ipekte şalda değil ki

Mutluluk yatarken yarin dizinde
Mutluluk ara bul kendi özünde
Bakmayı bilirsen kendi gözünde
Mutluluk pembede alda değil ki

Aşık boraniyim düşmem yalana
Arayıp ta sarılmayın yılana
Helal olsun mutluluğu bulana
Mutluluk ALLAHTA kulda değil ki


Son Mutluluk
Son akşam yemeğinde
Mutfaktan gelen tarçın kokusu
Ve havadaki ağır kan kokusu harmanlandığında
İştahi kabarır bir vahşi hayvanmışcasına insanın.
Ebedî sanılan hayatta bu kısa zevklerle
Bir sonraki tadsız anlara bile katlanılır .
Ufak hareketlenmeler kanında şarabın mayhoş kokusuyla
Sersemletir cevapsız olan soruları aklında.
Ama öyleleri var ki kendine tuzak hazırlayan,
Tuzağa düştükçe zevk alan
Hiçbir yemiş zevk vermez onlara zihinlerinde acı olmadan.
İşte o son yemekte sorulursa istekleri insanın
Düşünülmeksizin verilen cevaplar ayna kadar saf gerçeklik taşır.
Kimi vişneli turta isterken asilce
Kimi de açgözlülüğünün yüzsüzlüğüyle
Ağzına dahi almayacağı şeyler sıralar.
Neyse ki zehir etkisini öyle hızla gösterir ki
Önünde pirzola olsa dahi yemek istemez insan.
Midesi dolu olanın azabı katlanılmaz olana kadar
Hizmet etmekten de hoşlanır bilge insan.


Sessiz Gemi
Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu!
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.


MUTLULUK
Küçük pabuçlarımın içinde
Dev ayaklarım.
Parmaklarım, değmiş göklere.
Gülüyor, içi gözlerimin.
Dev ayaklarımı anlamayan
Küçük pabuçlarıma..


Mutluluk Nedir ki
Sürekli düşündüm, üstünde durdum
Her zaman kendime, dostlara sordum
Her yanıt içinde, farklılık buldum
Nedir ki mutluluk, sevgili canlar?

Ey insanlar nedir, özde mutluluk
Geçerliyse eğer, dünyada kulluk
Gir bak pazarına, görürsün kellik
Mutluluk nedir ki; sevgili canlar?

Mutluluğu ara derim beyinde
Mutluluk aslında, haz veren şeyde
Mutluluk doyuma, vardığın anda
Mutluluk bu mudur; sevgili canlar?

Bazen sevgilinin, yanağındadır
Bazen yudumlanan, sıcak çaydadır
Bazen da içilen, bir tas sudadır
Nedir ki mutluluk, sevgili canlar

Bazen bir bebeğin, o gülüşünde
Bazen sevgilinin, sıcak teninde
Bazen de doğanın, yeşilliğinde
Bu mudur mutluluk, sevgili dostlar

Sabah seherinde, kuşun sesinde
Yüzüne konulan, yar busesinde
Başını koyduğun, dost sinesinde
Bu mudur mutluluk, sevgili canlar?

Gürül, gürül akan, çağlayan sesi
Kıvrım, kıvrım giden, su görüntüsü
Güneşli bir günde, göğün mavisi
Nedir ki mutluluk, sevgili canlar

Mutluluk belki de, uyulan andır
Mutluluk aç iken, yenen lokmadır
Yengiyle sonlanan, bir başarıdır
Bu mudur mutluluk, sevgili canlar

Görecelidir o, farklı her zaman
Değişkendir her şey, sürekli olan
Yönelir aç olan, bıkarmış doyan
Nedir ki mutluluk, sevgili canlar

Mutluluk aslında, doyan tindedir
Mutluluk paylaşan, her sevgidedir
Mutluluk her vakit, biz diyendedir.
Bu mudur mutluluk, sevgili canlar.

Zamanım kavramış, değişkenliği
Olgun olan elbet, bulur kimliği
Bıraksak senliği, kötü benliği
Mutluluk paylaşmak, sevgili canlar

 

Mutluluk Dilerim
Yıllar var ki giremedim gönlüne,
Sana her zaman mutluluk dilerim.
Hiç sevgi katamasam da ömrüne,
Ben yine de seni candan severim.

Kara kaşlarına tutuldum yandım,
Belki bir gün beni seversin sandım,
Aşkından senin deli gibi yandım,
Duyduğum kokunu gülden bilirim.

Merhem olamadım hiç bir yarana,
Engel olamadım candan sarana,
Kurban olurum saçındaki karana,
Huzursuz ettiğim kalpten giderim.

Seni Özleme
Aklımdasın işte her an
Nereye baksam sen varsın
Aldığım her nefeste
Kokladığım her çicekte
Dinlediğim her şarkıda
Gökyüzündeki her yıldızda
Kıyıya vuran her dalgada
İçtiğim her yudumda…
Ne güzel şeymiş seni sevmek
Ve seni deli gibi özlemek…


İlkyaz
Ah, kimselerin vakti yok
Durup ince şeyleri anlamaya

Kalın fırçalarını kullanarak geçiyorlar
Evler çocuklar mezarlar çizerek dünyaya
Yitenler olduğu görülüyor bir türküyü açtılar mı
Bakıp kapatıyorlar
Geceye giriyor türküler ve ince şeyler

"Memelerinde biraz irin, biraz balık ve biraz gözyaşı
Bir dev oluyorsun deniz deniz deniz
sisin dere ağızlarından sokulup akşamları
Fındıklarımızı basıyor
Neyleriz kararan tomurcukları
Çocuklarımıza yalvarıyoruz: Aç durun biraz
Tecimenlere yalvarıyoruz:
Bir "Hotel" bir gizli evlenme az çiziniz
Bir banka az çiziniz bir yalvarma
Bizden size ve sizden dışardakilere

Karılarımızı yolluyoruz tırnaklarını kesmeye ve demeye
-Evet efendim-
Çocuklarımızı yolluyoruz dilenmeye
Bizler gidiyoruz yatağımız tanrıya emanet
Yazların motorlu çingeneleri

Ah, kimselerin vakti yok
Durup ince şeyleri anlamaya

Baba evleri, ilk kez girilen ırmağa dönüş
Toprağa tutku, kendinden dolayı
Kulaklarımızı tıkıyoruz: Para para para
Kulaklarımızı açıyoruz: Kavga kavga kavga
Sorar belki biri: Kavga ama neden kavga
Komşumuza sonsuz balta, karımıza yumruklar içinde
-Bilmiyoruz neden kavga.

Sonra kasabanın cezaevinde
Silgimizi göz önüne yerleştiriyoruz
Günlerimiz iterek genişletiyoruz
Yer açıyoruz karılarımızı düşünmeye
Bizsiz geçen menevşeyi düşünmeye

Durup ince şeyleri anlatmaya
Kimselerin vakti olmasa da
Okulların kadın öğretmencikleri
Tatil günlerini çoğaltsalar da
Kutsal nemiz varsa onun adına
Gözlerimiz için bağlar dokusalar da
Birikimler ve çizgiler gitgide gitgide
Açmaya ilkyaz çiçekleri

Bir gün birileri öte geçelerden
Islık çalar yanıt veririz


Gidişini Anlıyorum
Sen gidiyorsun ya işine yetişmek için
Saçlarını, gözlerini, ellerini
Neyin varsa toplayıp gidiyorsun ya
Her seferinde bir şey unutuyorsun sıcak
Termometrede yükselen çizgi çizgi
Kim bilir nerelerde soğuyorsun

Senin gözbebeklerin var ya kadın kadın gülen
İnsan insan bakan gözbebeklerin
Beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta
Beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder

Ne gelirse onlardan gelir bana
Çalışma gücü yaşama direnci
Mutluluk gibi kazanılması zor
Mutluluk gibi yitirilmesi kolay

Bir açarsın ki mutluyum
Bir kaparsın her şey elimden gitmiş


Seninle Olmak
SANA EMANET DUYGULARIM
İHANET ETMEZSİN SANIRIM
ÖPÜŞ TENİMLE
YOKSA YARIM KALIRIM YARIM

SENİN YÜREĞİNDE Kİ KIVILCIMI
BİR ANDA OLSUN ALEVLEYEMEDİM
ÖPÜŞ HİSLERİMLE
YOKSA NEŞELERİMİ TERKEDEYİM

NİYETİM HER ZAMAN SEVDAYA
CAYARSAM UMUTLARIMI TAŞLA
ÖPÜŞ HATIRALARLA
YETER Kİ YAŞANANLARI UNUTMA

GÖZLERİMİN İÇİNE BAK
BAHARIMI IŞILTINLA YAK
ÖPÜŞ YEŞİLLİĞİMLE
YETER Kİ HAZANLARI ANMA

YILLARIN YORGUNLUĞU
ÜZERİMDEN GİDİVERSİN
ÖPÜŞ ÇİLEMLE
NE OLUR RİYAKARLIĞA BEL BAĞLAMA

NE VARSA PAYLAŞALIM
TOPRAKSA SENLE UFALAYALIM
ÖPÜŞ RUHUMLA
NE OLUR MİZAN DA DENK OLALIM.

MUTLULUK BAHÇESİ
Süsleniyor bir gün daha
Sabahtan ve heyecanlı
Bu haritadaki aşk işareti
Mavinin türküsü
Hayallere çiçek açtırıyor bir bir

İlaç gibi sevginin melodisi
Çözülüyor şehrin dili
Ve alkışlıyor her şey birbirini

Kısa yollara nasip oluyor
Yüreğimden kanatlanan şiir
Yürümek ne kadar güzel bu iklimde
Aşka boyanan sözcükler var
Mutluluk bahçesindendir

Zaman atıyor desenli adımlarını
Tebessümler hep uyanık
Ve sevda kokan her nefes
Mutluluk bahçesindendir


GÖZLERİN MUTLULUK AYNASI
Gözlerin mutluluk aynası
Ne zaman baksam
Coşuyor kalbim
Kapılıyorum hayatın güzelliğine
Yaşım sanki on sekiz

Fermanını yazıyor gözlerin
En güzel sabahların
En güzel gecelerin
Yıldızlar parlıyor sevinçten
Gökyüzü sevgiden deniz

Eşsiz hayal perdesi
Hep aydınlık
Hep huzur
Aşk ülkesinin kapısıdır gözlerin

Büyüleniyor zaman ve mekan
Sanat boyasına dalıyor sözler
Gözlerin mutluluk aynası
Sonsuzluk rengindeler...


MUTLULUK MU!
Hep mutlu olan, hep mutlu kalan, nihayete ulaşan olmadı
Daim mutlu olmak diye bir şey yok, inanan, kanan kalmadı
Mutluluk yaşamsal bir koşu, daimi, ebedi koşmak gerek
Aksi ne görüldü, ne yaşandı, masal o, kimse inanmadı
Acı ve hüzün, sevinç ve coşku, dünya bir koşu kulvarı
Akıllıların yüreğiyle ulaştığı yer, saadet, huzur bulvarı
Şartları var elbet, yarıştan sıkılıp, bıkıp, düşmeyeceksin
Zorlukları var, sıkıntılar engeller, insana benzer engerek
Cesurca, iddialı, ilkeli, mutluluk yarışını terketmeyeceksin
Düşerek, tekleyerek, engellenerek set çekilecek yoluna
Yılma, bıkma, yıkılma, tükenme, toprağını çabuk serperler
Kimse bir şey bilmez, aynı kulvar, farklı yol, yoldan usanma
Yol mutluluk, yol sevinç, yol saadet, yoldadır aşk
Seveceğine mutluluk yolunda denk gel, rastlaş
Ölümüne bu yolda koşacağız, yok tükenmek, anlaş
Geri dönmekte yok, vazgeçmekte, durma dinlenme hariç
Bak gözlerine, ışığı gör, ışığını gör, al enerjini, inatlaş
Dağ çileğim bu yol bizim, bizim ömürce koşacağımız yol
Elbet olacak zorluk sıkıntı, sevgi, coşku, mutluluk bol
Art niyetle, haince yola çıkanlar da var ki, onlar farklı bir kol
Umutlar tüketilmeden, aşkla, sevgiyle yüreğini doldur, dol
Yüreğimde sevgin, aklınla ara, sevgimi yüreğinde bul
Hayat bir döngü, tam arınma, tam aklanması imkânsız, zor
Yok, içinde yok polyanna, kapılmazsın bilirim, kendini yor
Paranoyak hallere kapılarak, negatif bakarak olunmaz mutlu
İnatla ve inançla mutluluğu söküp alırız hayattan, olur kutlu
Alınmaz keyif, yaşanmaz mutluluk, inanır ve mutlu yaşarız
Çokta tın, dik kal, atlayamadığımız engeli yıkar yine aşarız
Beşeri dünya, beşeri insana kapılmadan, aşkımız olmasın zul


MUTLULUK
Mutluluk;
Sevginin ışığı ya
beliren ruhumuzda !
O’nun yansıması
her bakış aslında.
Dokunmak...
Sarılmak,
hatta öpmek.
En kıymetli duygu
değilmi emek?
Mutluluk;
Bir hastaya yardım,
bir yoksula iyilik.
Zorda olana koşmak,
değilmidir yiğitlik?
Bölüşmek bir lokmayı hak ile.
Yaşamak kardeşçe
bir ömür el ele !
Mutluluk;
Fedakârlık,
cefakârlık çok zaman...
Ne kadar rahatsa
o hakim olan vijdan;
Bir Nur yansır yüzüne
insanın.
Dürüstlüğü fazilet,
gülüşü aydınlığın...
Mutluluk;
Sevildiğini bilmek.
Aşmak tüm güçlükleri,
kıskanmadan birlikte !
Yıpratmadan üzmeden,
koşmak,
olmak yanında !
Dinlemek !
Anlamak,
hatta ağlamaktır
çoğu zaman...
’Ben buradayım’
demek !
Güven vermektir inan !
Mutluluk.
Almak değil ki asla !
Vermenin temelinde,
bağdaşmaz ihtirasla !!
Mutluluk;
Sabah kalktığında,
ilk nefestir aldığın...
Insanlık bir aile...
Gelecek çocukların.
Mutluluk;
Durdurmak kanı !
Sır bilmek her bir an’ı
Bazen bir dava için,
feda etmektir canı !!!
Mutluluk;
Gözlerindeyse yarin.
Doluyorsa o yaşlar
engelleyemediğin;
Bir şiir, bir türküde
yaşıyorsan ’O’nu;
Vermişsen benliğini,
sevdirmişse yolunu,
’AŞK’a teslim olup
orada kalmışsa yürek;
Dostlar !
En gerçek mutluluk,
bu demek...
Sevmeyi bilmek !


GERÇEK MUTLULUK
" Siz hiç uzun süren bir mutluluk gördünüz mü?
Ben görmedim de.
Genelde mutluluklar kısa,acılar uzun sürer.
Mutluluk,hiçbir sorunun olmadığı zamanlarda duyulan bir his değildir.
Anlarda gizli,kendi içimizde saklıdır,çıkartmasını bilene.
Ve bir de her şeye rağmen çocuk kalabilmekte.
Ben bu hayatta hep çocuk kalmayı tercih ettim."


Lavinia
Sana gitme demeyeceğim
Üşüyorsun ceketimi al
Günün en güzel saatleri bunlar
Yanımda kal

Sana gitme demeyeceğim
Gene de sen bilirsin
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim
İncinirsin

Sana gitme demeyeceğim
Ama gitme Lavinia
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme Lavinia


Beklenen
Ne hasta bekler sabahı, 
Ne taze ölüyü mezar, 
Ne de şeytan bir günahı, 
Seni beklediğim kadar. 
Geçti, istemem gelmeni, 
Yokluğunda buldum seni; 
Bırak vehmimde gölgeni, 
Gelme, artık neye yarar?.. 


HAYAT NEDİR
Hayat ne garip değil mi ?
Ya da ne kadar sıradan
Ne kadar boş ya da, ne kadar dolu
Hayat gözlerimde yaş bir zaman
Yüzümde bir gülücük
Dudağımda bir sözcük, bakışlarımda bir anlam
Hayat uyuduğumda bir rüya, uyandığımda bir gerçek
Hayatın anlamı nedir.
Hayat nedir sizce


MUTLULUK İÇERKEN
Bıçakları kesen ekmek daha icat edilmedi.
Kırık umutlar,
Kırık aynalar,
Gençleşen bir ırmakta ihtiyarlar
İki kez yıkanmayacak yazık ki..

Yıllar ve umutlar,
Bir başka salkımlı söğüttür.
Köpürte köpürte gelir
Bulutlara mandallı yıllarımız.

Bugün neşemi kimse elimden almasın.
Mutluluk içerken,
Alın lobu sendromuna yakalanmış gibi..
Çakırkeyifli ,
Öfori aforizmalardayım.
Ay kan kardeşimdir.
Güneş kan kardeşim.
Yollardan bir yoldayım.
Bugün o kadar güzel ki,
Ceylanların gözleri..


MUTLULUK SENSİN
Mutluluk sensin
Başkasında arama
Gözlerin huzur veriyor
Şu deli gönlüme
Aşk sensin
Başkasında arama
Dudaklarında goncalar
Yanaklarında
Güller açıyor
Mutluluk sensin
Gönlümde
Bir rüzgar esiyor


Yerçekimli Karanfil
Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde 
Oysaki seninle güzel olmak var 
Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi 
Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda 
Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor. 

Sen karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte 
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel 
O başkası yok mu bir yanındakine veriyor 
Derken karanfil elden ele. 

Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle 
Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil 
Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk 
Birleşiyoruz sessizce.
Hasretinden Prangalar Eskittim
Seni, anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmeze,
Kahpe yalana.

Ard- arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
Dışarda gürül- gürül akan bir dünya...           
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana 
Bir bu yana...

Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara,
Akan yıldıza,
Bir kibrit çöpüne varana,
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.

Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamlardan,
Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene,
Seni anlatabilsem seni...
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini...


MUTLULUK GÜZEL ŞEY
Mutluluk güzel şey,
Hissettiğinde...

Havada uçuşan baloncuklar kadar
hafif hissetmek gibi kendini

Batan güneş kızılını seyretmek gibi gün batımında
Seni çok seviyorum yazmak gibi, buğulu camlara

Resimler çizmek gibi gökyüzü mavisiyle
Yeşili sevmek gibi çimenin yeşiliyle

Mutluluk güzel şey hissettiğinde
Tek beden olabilmek gibi iki ayrı bedende
Gönüllü sarılmak gibi dikenli güle

Öyle bir tılsım ki kapıldın mı büyüsüne
Hayat çicek açtırır körelmiş umutlarına
Yeniden yeşertir seni kurumuş bir ağaç dalında


Sen de Yorum Yap veya Sözünü Yaz