Michel Foucault Sözleri - En Güzel Michel Foucault Sözleri

header-ad

Güzel Sözler Ara


Michel Foucault Sözleri

Michel Foucault Sözleri

Ünlü Fransız asıllı düşünür ve sosyolog olan Michel Foucault Sözlerine sitemizden göz gezdirebilirsiniz.

Sayfa İçeriği: Michel Foucault Sözleri, Michel Foucault Ünlü Sözleri, Michel Foucault Sözleri 2019, En Güzel Michel Foucault Sözleri, Michel Foucault Sözleri Kısa, Michel Foucault Sözleri Facebook, Michel Foucault Sözleri Resimli

1900'lü yıllarda yaşamış olan Fransa doğumlu antropolog, psikolog, sosyolog olan ünlü düşünür Michel Foucault Sözlerini sizler ile buluşturduk. Beğendiğiniz En Güzel Michel Foucault Sözlerini sosyal mecralarınızdan paylaşabilirsiniz.

Michel Foucault Sözleri

Editörün Seçimi: Delilik, hakikat ve dünyadan çok, insanın algılayabildiği kendi gerçekliği ile ilgilidir. (Michel Foucault Sözleri)


Dışarıda bırakılmak içeri kapatılmakla aynı şeydir.


“Ben bir peygamber değilim. İşim bir zamanlar duvarların olduğu yerlere pencereler açmak.”


"Söylediklerinin yalnızca doğru olmasına değil, konuştuğun kimsenin bu doğruya katlanabilecek olmasına da dikkat et."


Dünya, yöneticileri psikologlar ve halkı da hastalar olan büyük bir tımarhanedir.


Kendini beğenmişlik bizim doğal ve başlangıçtan beri sahip olduğumuz hastalığımuzdır. Bütün yaratıkların en felaketlisi ve en narini insandır, buna rağmen bir de en gururlusudur.


Görünen şey hiçbir zaman söylenen şeyin içine sığmaz ve söylenmekte olan şey imgeler, eğretilemeler, kıyaslamalar aracılığıyla istendiği kadar gösterilmeye çalışılsın, bunların ışıklarını saçtıkları yer gözlerin gördüğü değil de, sentaksın ardışıklığının tanımladığı yerdir.


Yaşamın ve çalışmanın temel amacı, kişinin başlangıçta olmadığı kişi olmasıdır. / Michel Foucault


Kim olduğumu bilmenin gerekli olduğunu düşünmüyorum. Yaşamın ve çalışmanın temel yönelimi, başlangıçta olmadığınız başka biri haline gelmektir.


Yaşamın ve çalışmanın temel amacı, kişinin başlangıçta olmadığı kişi olmasıdır.(Michel Foucault)


Tımarhane ve hapishane, iktidarların sopası olmuştur tarihte.


İktidar, öncelikle boyun eğdirilmiş bedenler yaratmayı amaçlar.


Sonunda tek gerçek vatan, insanın ayağını basabileceği tek toprak, başını sokabileceği, sığınabileceği tek ev çocukluğundan itibaren öğrendiği dildir.


Hapishanelerin, fabrikalara, okullara, kışlalara, hastanelere ve bütün bunların da hapishanelere benzemesi şaşırtıcı değil mi?


“İktidar mücadelesinin tarihi ve bunun sonucu olarak iktidarın uygulanması ve bakımının gerçek koşulları, neredeyse tamamen gizlidir. Bilgi bunun bir parçası değil: bilinmemesi gereken.”


“Tüm eğitim sistemleri, ifade ettikleri bilgi ve güçlerle konuşmaların yeterliliğini sürdürmenin veya değiştirmenin politik bir yoludur.”


“Hapishanelerin fabrikalarımıza, okullara, askeri üslere ve hastanelere benzemesi ve aynı şekilde, bunların hepsinin de cezaevlerine benzemesinin şaşırtıcı yanı ne?”


Söylediklerinin sadece doğru olmasına değil,
konuştuğun kimsenin bu doğruya katlanabilecek olmasına da
dikkat et.


Bize deniyor ki hapishaneler aşırı kalabalık. Peki ama ya aşırı-hapsedilmiş olan halksa?


Zamanın ahlakı ile yüzleşmek için bir kahraman olmanız gerekiyor.


Modern iktidar büyük gözaltıdır.


"....İnsanların içinde yaşadıkları kuralları ve düzenli toplumun kurallarını biliyordum,ama ben kendimi onlardan daha bilge olarak değerlendiriyordum ve insanları şerefsiz ve utanç verici yaratıklar olarak görüyordum...."


Platon aşık insanın, aşk nesnesi söz konusu olduğunda kör olduğunu söyler. O halde eğer herkes en çok kendisini seviyorsa, insan kendisi söz konusu olduğunda kördür.


Sana kendin hakkında dürüst tavsiyelerde bulunan iyi bir hakikat anlatıcısı, senden nefret etmediği gibi, seni sevmez de.


Ruh politik bir anatominin sonucu ve aracıdır; ruh bedenin hapishanesidir. / Michel Foucault


Delilik, hakikat ve dünyadan çok, insanın algılayabildiği kendi gerçekliği ile ilgilidir. / Michel Foucault


Sınav insanları gözetim altında tutmayı sağlayan ve hiyerarşiyle onları standartlaştıran ceza tekniklerini bir araya getirir. Sınav nesne olanı köleleştirir; köle olanı nesneleştirir. Kendi değerini sınavla belirlemek 'derebeyine teslim olmak'tan öte bir anlam taşımaz. / Michel Foucault


Tek gerçek vatan, insanın ayağını basabileceği tek toprak, başını sokabileceği tek ev kendi dilidir. / Michel Foucault


Ayrılığın en çok acıtan yani; onun yüzünden kaybettiğin insanlara yeniden muhtaç kalmandır. / Michel Foucault


Normal insan kurgudur.


Sana kendin hakkında dürüst tavsiyelerde bulunan iyi bir hakikat anlatıcısı, senden nefret etmediği gibi, seni sevmez de.


Erdem kendimize karşı sorumluluklarımızdır, topluma değil.


Bir yerde herkes birbirine benziyorsa; orada kimse yok demektir.


Kim olduğumu sorma ve benden aynı kalmamı bekleme. (...) Belgelerimizin düzenli olup olmadığıyla ilgilenmeyi bürokratlarımıza ve polisimize bırakalım.


“Hatalar, yalnızca eksik kalmış iyi niyetlerdir.”


Eğer iyi bakılacak olursa, hayatımızın tümü bir masaldan, bilgimiz bir aptallıktan, emin olduğumuz şeyler hikayelerden başka bir şey değillerdir; kısacası bu dünyanın tümü bir oyundan ve sürekli bir komediden başka bir şey değildir.


Ama aldanmamak gerekir.


Ruh politik bir anatominin sonucu ve aracıdır; ruh bedenin hapishanesidir.


Delilik, aşkla yarışa girmiştir.


'Birbirimizi yorumlamaktan başka bir şey yapmıyoruz.'


Modern iktidar büyük gözaltıdır...


Toplum(lar) var olduğu sürece toplum dışılar da mutlaka olacaktır.


Görünen şey hiçbir zaman söylenen şeyin içine sığmaz...


Delilik, insanın bütün zayıflıklarını meydana getirdiği koroyu yönetmektedir.


...bizi bilgelik adı altında büyüleyen şey delilikten başka bir şekilde hissedilmeyecektir.


Bozukluk ne kadar derin olursa olsun, kişilik hiçbir zaman tamamıyla ortadan kalkamaz (sadece bunama vakası istisnadır).


“Çünkü ne yazık ki çoğumuzda iş namusu yok, hayatın tek amacının ne pahasına olursa olsun maddeye ulaşmak olduğu inancı egemen, bu yüzden insanlarımızın çoğu yaptıkları işi sevmiyorlar.”


Delilik dünyadan el etek çekmedir, delilik kendini Tanrının meçhul iradesine terk etmektir, delilik sonu bilinmeyeni aramadır.


Yazmak konuşmaktan çok farklıdır. Artık kendimize ait bir yüzümüz olmasın, yazımızın altına saklanalım diye yazarız aynı zamanda.


Defalarca söylediği gibi, Foucault kendine ait bir yüzü olmasın diye yazar.


Yazma zevki ile konuşma olanağı arasında bir tür uyuşmazlık vardır. Konuşmanın artık mümkün olmadığı noktada yazmanın, gizli, zorlu, biraz da tehlikeli tılsımını keşfederiz.


Düşünce, haz ve acı kadar görülemeyen bir şey. Ama resim bir güçlük getiriyor burada, gören ve görülebilir olarak betimlenen düşünce var.


Dinsel inanışlar bütün halisilasyonlara ve bütün hezeyanlara uygun bir cins hayali manzarayı, yanılsamaya dayalı bir ortamı hazırlar.

Emoji ile Tepki Ver

0

0

0

0

0

Yorum Bırak

Güvenlik Kodu

Yorumlar


Henüz hiç yorum yapılmamış!