Jules Verne Sözleri - Etkileyici Jules Verne Sözleri

header-ad

Güzel Sözler Ara


Jules Verne Sözleri

Jules Verne Sözleri

Bilim kurgunun babası olarak adlandırılan Fransız asıllı yazar Jules Verne Sözlerini sizler ile buluşturuyoruz.

Sayfa İçeriği: Jules Verne Sözleri, Etkileyici Jules Verne Sözleri, Jules Verne Özlü Sözleri, Jules Verne Sözleri 2020, Jules Verne Sözleri Facebook, Kısa Jules Verne Sözleri, Anlamlı Jules Verne Sözleri

1800'lerde yaşamış olan ve bilim kurgunun babası olarak bilinen ünlü Fransa doğumlu yazar Jules Verne Sözlerini derledik. Sizler Twitter, Facebook gibi hesaplarınızdan Etkileyici Jules Verne Sözlerini paylaşmayı unutmayın.

Jules Verne Sözleri

Editörün Seçimi: Gideni sevmek kalanların işi değilmiş meğer, çünkü giden ne beklediğin gibi gelir, ne de beklediğine değer. (Jules Verne)


" Zira bilim, vicdansız kişilerin elinde tehlikeli olabilir. "


İki kişi baş başa verince sıkıntılar daha hafif gelir.


Bir Pascal ya da Newton' un birkaç saniyesi, karman çorman salak insan yığınlarının ömründen daha önemlidir...


Bütün kötülüklerin anası olan kibre hiçbir mantıkla karşı konulamaz; çünkü kibirli insan, tabiati gereği, o mantıklı sözlere kulak tıkar...


Gideni sevmek kalanların işi değilmiş meğer, çünkü giden ne beklediğin gibi gelir, ne de beklediğine değer.


İki kalbin anlaşması ilkbaharı yüz yıl uzatır. / Jules Verne


"Uzaklık, görece bir sözcükten başka bir şey değildir."


''Tüm yaşamı boyunca hiçbir şeye karar vermeden ölen bir adam, bu dünyada mükemmeliyete yaklaşmış demektir.''


“Dünyada beklenmedik bir şey yoktur...”


"Her hâlükarda, beyefendi," diye yeniden söze başladı belediye başkanı, " Evinizde olup bitenin sorumluluğu size aittir. Ben bu kentin huzurunun teminatıyım."


"Günün birinde, güneşin benim saate göre doğmaya karar vereceğinden emindim zaten!.."


"Artık aklımı kullanarak para kazanma çarelerini araştırmalıyım."


“Kibir, iyilik için yaratılmış bir meleği yok etti. İnsanoğlunun kaderinin tosladığı engeldir o. “


Gideni sevmek kalanların işi değilmiş meğer, çünkü giden ne beklediğin gibi gelir, ne de beklediğine değer.


“Dünyayı seksen günde dolaşacağıma dair yirmi bin sterline iddiaya giriyorum. Kabul ediyor musunuz?”


Yüzüme baktı. “Dönüş yolculuğu mu? Yani hedefe varmadan sen dönüşümüzü düşünmeye mi başladın?


Ama bilim adamı daima bir bilim adamıdır. Tabii sakinliğini sürdürmesi şartıyla.


Tehlikeden haberi olmayan her zaman cesurdur.


Fakat amcam için bir kitap dünyada tek veya hiç olmazsa okunamaz bir şeyse değer taşırdı.


Dünyada beklenmedik bir şey yoktur.


Maston ve D. Belfast, Locke Dağı'na yerleşmişlerdi. Ay'ı kesinlikle gözden kaçırmıyorlardı. Ay doğdukça yeniden biri teleskopun başına geçiyor, onu ve oradaki üç arkadaşlarını seyrediyordu. Bir gün dedi Maston, bir gün dönecekler, canlı olarak! Hiçbirşey olanaksız değildir diye yanıtladı Dr. Belfast


"Ne..? Hala bir kurtuluş şansımız olduğuna mı inanıyorsunuz..?" "Evet..! Elbette, evet..! Eğer kalbi çarpıyorsa, teni de soğumadıysa, irade sahibi bir insanın ümitsizliğe kapılmasını kabul etmiyorum..."


İki kalbin anlaşması ilkbaharın yüz yıl uzatır...


Sadece hayatta kalabilmek için birine tutunmak zorunda değilsiniz. Tehlikelerle de mücadele etmek zorundasınız.


On yedi yaşındaydı ve oltayla balık tutmaktan hiç de nefret etmiyordu. Yine de, insanı küçük bir tekir balığıyla kurnazca mücadele etmek zorunda bırakan bu meşguliyet ona komik geliyordu.


Sanat arkadan atlı kovalıyormuş gibi yapılmıyordu.
Bir kilise iki asırda inşa ediliyor,bir ressam ömrü boyunca ancak bir iki tablo yapıyor,bir şair sadece tek bir seçkin eser meydana çıkarıyordu,ama asırlar boyunca takdir edilecek şaheserlerdi bunlar.


Kitapların meraklı bakışlardan uzakta, demir parmaklıklar ardında küfleneceğine okurların göz temasıyla yıpranmasının daha doğru olduğuna inanırız.


Ah! Kadınlar, kızlar, şu anlaşılması olanaksız kadın kalbi! Siz kadınlar, varlıkların en utangacı olmadığınızda en yüreklisi olursunuz!


Bir erkeğin büyük işler yaparak fark yaratması iyi bir şeydir!


Olayların doğal akışına bağlı olarak, salgın hastalıkların belli bir özelliği vardır. İnsanlara bulaşanlar hayvanları, hayvanlara bulaşanlar ise bitkileri etkilemez.


Bütün kesinlemeler tatsız geri dönüşlere yol açar.


Ne..? Hala bir kurtuluş şansımız olduğuna mı inanıyorsunuz..?
Evet..! Elbette, evet..! Eğer kalbi çarpıyorsa, teni de soğumadıysa, irade sahibi bir insanın ümitsizliğe kapılmasını kabul etmiyorum...


" Bazen vakit buldukça , duygularıma yenik düşerim. "


...Her birine ruhumun bir parçasını hapsettim! O lanet olası saatlerden biri ne zaman dursa, kalbimin durduğunu hissediyorum, zira saatleri kalp atışlarıma göre ayarladım.


Aileni hiçbir zaman unutma! Onurlu ve mert bir insan ol! Asla yalan söyleme! Elinden geldiği kadar çok çalış! Senden zayıf olanları da daima koru!


Çünkü kadınlar, korkularını yendiklerinde erkeklerden çok daha cesur olurlar.


Demek ki, kişinin mutlu olması için acı çekmesi gerekiyordu. Hiç olmazsa bir süre için! Yoksulluğun ve acının ne olduğunu tatmayan insan, zenginligin ve mutluluğun değerini asla bilemezdi.


"Gözlemlerime göre Tanrı'ya inanmayan insanlar, onun dışında herşeye inanma eğilimindeler, hatta nazara bile."


İki kişi baş başa verince sıkıntılar daha hafif gelir.


"Hayatta olmayacak şey yoktur."


Ölüm bu!.. Varlığımı dünyaya dağıttığıma göre yaşayacak ne kadar ömrüm kaldı artık!


Bütün varlığı bir hayal kırıklığının etkisindeydi ve bunu çok iyi hissediyordu.


Onu bugüne kadar görmemiş olmam, hiç görmeyeceğim demek değildir.


Ölüm bu!.. Varlığımı dünyaya dağıttığıma göre yaşayacak ne kadar ömrüm kaldı artık!


Asılmaya yazgılı adam suda boğulmaz!


"Düşler ancak Tanrı istediğinde sona erer. Üstelik gerçek öyle hayal kırıcıdır ki, düşler çoğu kez özlenir!"


Çünkü doğanın yaratma gücünün insanın yok etme içgüdüsünden daha fazla olduğunu anladım.


Dıştaki cisimlerin beyni çok etkilediği bilinen bir şeydi. Örneğin dört duvar arasına kapatılıp tek başlarına kalan bir kimse fikirlerle sözleri birbirine bağlama gücünü kaybedersin. Hücreye kapatılan mahkumlardan çoğu düşüncelerini belirtmemekten aptallaşır ve hatta çıldırırlardı..


Deliriyor muyuz yoksa, acaba kenti büyük bir hastaneye mi dönüştürmek gerekecek?


"Bir saatin işleyişindeki düzensizliği gördüğümde, içine hapsedilmiş hareketin yetmediğini ve bu hareketi bağımsız başka bir kuvvetin düzenliliğine tabi kılmak gerektiğini anladım."


"Ruh yaşamın temel unsurudur, dolayısıyla harekettir. Bu hareket ister bir ağırlık , ister bir zemberek, isterse uhrevi bir güç tarafından meydana getirilsin, kalp için de aynı şey geçerlidir. Ama beden olmazsa, bu hareket eşitsiz, düzensiz, imkânsız olurdu !"


"Elbette, eğer yaşam yapılan işlerin niceliğiyle ölçülecek olursa daha kısa yaşanıyordu ama daha iyi yaşanıyordu."


"Yeryüzünde her şeyin bir sınırı var; sonsuz olan insan elinden çıkamaz."


"Son derece nüfuz edici bakışlarıyla, Dünya'nın etrafında döndüğü o bilinmeyen merkeze yerleşmiş yetenekli bir gözlemci, evrenin kaos halinde olduğu çağda sayısız atomun uzayı doldurduğunu görecekti. Ancak, yüzyıllar geçtikçe, yavaş yavaş, bir değişiklik oldu; bir çekim yasası belirdi ve o güne dek başıboş gezen atomlar bu çekime boyun eğdiler; yakınlıklarına göre, kimyasal olarak birleştiler, molekülleri ve daha sonra da göğün derinliklerine saçılmış bulunan bulutsu yığınlarını meydana getirdiler."


Asılmaya yazgılı adam suda boğulmaz!


"Bir gizin sırf içinde kalması mümkün müydü? Kardeşini kendisine sımsıkı bağlayan dostluğun arasına çomak sokulmuş olmaz mıydı?"


Demek ki, kişinin mutlu olması için acı çekmesi gerekiyordu. Hiç olmazsa bir süre için! Yoksulluğun ve acının ne olduğunu tatmayan insan, zenginligin ve mutluluğun değerini asla bilemezdi.


"Gözlemlerime göre Tanrı'ya inanmayan insanlar, onun dışında herşeye inanma eğilimindeler, hatta nazara bile."


(...) yaşamım sonu gelmez bir düşüştü yalnızca.


"Bir an için olsun mutsuzluğu yaşayamayan kişi, mutluluğun kıymetini nasıl anlayabilir?"

Emoji ile Tepki Ver

0

0

0

0

0

Yorum Bırak

Güvenlik Kodu

Yorumlar


Henüz hiç yorum yapılmamış!