Edip Cansever Sözleri

Sayfa İçeriği: Edip Cansever Sözleri, Edip Cansever Şiirleri, Edip Cansever Lafları, Edip Cansever Mesajları, Anlamlı Edip Cansever Sözleri, Güzel Edip Cansever Sözleri, Edip Cansever Sözleri Twitter

Türk şairlerimizden en iyiler arasında gösterilen Edip Cansever'i sevgi ve saygı ile yâd ediyoruz. 1986 yılında aramızdan ayrılan Edip Cansever'in sözlerini sizler için bu yazımızda bir araya getirdik.

Edip Cansever Sözleri

Editör Seçimi: Kısaca söyleyeyim: Anlamak yordu beni. (Edip Cansever)


Oysa hep yanımdasın, seninle her şey yanımda, kırık dökük de olsa yanımda.


Her yalnızlık bir ihtilaldir.


Biz sahi neden sevmiyoruz birbirimizi?


Seviyoruz bir sevilme içgüdüsüyle...


O bir yerler ki, diyelim çok uzak olsun
Sen gelmiş gibisindir oralardan, otobüslerden
Yollardan, deniz üstlerinden topladığın gülüşlerle
Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.Edip Cansever


Ne çıkar siz bizi anlamasanız da.


Ne gelir elimizden insan olmaktan başka. 


Seni sevmek intihar da 
Sevmemek ihtimal bile değil…


Seni yanımda gezdiriyorum aşk kelimesi.


Öyle dağıldık ki hepimiz, her günün geçmesi yeni bir gerçek oluyor. Seninle her uzaklık gibi böyle…


Yaşamım bir şarkıcının iç çekme anıdır beş mevsim yaşarım yılda.


Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde. Oysaki seninle güzel olmak var.


Doğasın sen doğasın yarat beni yeniden. Ey yalnızlığımı kuşatan yalnızlık…


Kim ne derse desin ben bu günü yakıyorum Yeniden doğmak için çıkardığım yangından.


''Bazen arkana bile bakmadan gitmek istersin. Öyle her şeyi bırakmana falan da gerek yok. Anıları bırakabilsen yeter.''


Hiçbir dilde söylenmemiş
Hiçbir dilde yazılmamış
Sözler ve şarkılar içindeyim.


Bakmayın etrafımda çok insan dolandığına,
Sırılsıklam yalnızım aslında..


''Bazen arkana bile bakmadan gitmek istersin. Öyle her şeyi bırakmana falan da gerek yok. Anıları bırakabilsen yeter.''


Ne kaldı
farkında mısın bilmem
gündüzler..
gündüzler biraz azaldı..


Susarak katlanıyoruz her mutsuzluğa. Saatlendiriyoruz günü. Bölüyoruz dakikalara...


Sanki hiç kimselerin kullanmadığı bir gün kalmış bana.Edip Cansever


Sanki hiçbir şey uyaramaz içimizdeki sessizliği, ne söz, ne kelime, ne hiçbir şey.Edip Cansever


Doğanın bana verdiği bu ödülden çıldırıp yitmemek için iki insan gibi kaldım. Birbiriyle konuşan iki insan.


Biliyorsun, bizim her türlü yalnızlığımız yeni bir dil olacak yarın.


Bazen diyorum ki onu kafama takmamalıyım. Sonra da diyorum ki; önce kalbimden atmalıyım. 


Tek ihtiyacım neydi biliyor musun, bir papatya yaprağı daha. 


Oysa Allah sevdiğine kavuştursun. Diyen hiç bir dilenciyi boş geçmemiştim ben. 


Kim ne derse desin, tek bir gerçeği vardır aşkın; karşındakinin adam olup olmadığını, âşıkken değil ayrılırken anlarsın.


Ben senin yanında, bana bakan yüzün solana kadar, sen ”dur” diyene kadar, ölüm bize gelene kadar kalacaktım.


Ben doğduğum günkü kadarım, sense bir ölüm sonrası güzelliğinde…


Bu aralar ellerim hep üşür benim. Doktor “kansızlık” der, ben “sensizlik” deri


Susarak katlanıyoruz her mutsuzluğa. Saatlendiriyoruz günü. Bölüyoruz dakikalara.


Güç iştir çünkü bir tarihi insan gibi yaşamak. Bir hayatı insan gibi tamamlamak güç iştir.


Kimse görmüyor bizi. Göremezler ki. Uçup uçup konuyoruz yerlerimize. Bir konfeti demetinden kopmuş gibi. Düşlerimizden saçılmış gibi.


Alıp başımı gitmek isterdim
isterdim ama kalırdım.


Yalnızken ve senden bunca uzakta
Öyle soğuk, öyle anlamsız ki her şey

 

Biz aykırıya, ayrıntıya, ayrıksıya, azınlığa tutkunuz.


Kutsalsın
görkemlisin
kendine verilmişsin.


Hadi anlat deseler
Anlatamam


"Umutsuzluğumu büyütüyorum" diyorsun, yalan!


Bu aralar ellerim hep üşür benim. Doktor kansızlık der, ben sensizlik derim


Ben biraz “ertesi gün” gibiyim.. Eksiğim, unutkanım, öyleyim.


Sarılıp gövdesine sımsıkı, bir kadın kendini doğurabilir isterse.Edip Cansever


Seni görünce dünyayı dolaşıyor insan sanki
Hani Etiler’den Hisar’a insek bile
Bir küçük yaşındasın, boyanmış taranmışsın
Çok yaşında her zamanki çocuksun gene
Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.Edip Cansever


Susarak katlanıyoruz her mutsuzluğa.
Saatlendiriyoruz günü.
Bölüyoruz dakikalara.Edip Cansever


Bir mektup, bir telgraf alındısı değil unutulmuş bir sevdadır kapısını çalan.


Acılar da acılaşıyor gittikçe sanki, bir azarlanmayla ölümünü düşünen çocuklar gibi.


Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde; oysaki seninle güzel olmak var... 


Değilsek de yakın, birbirimize uzak da sayılmayız büsbütün... 


Sorma bana nereden geldim, neyim diye.
Anlaştık işte seninle, konuşmasak da…


Beni ara. Beni bul. Elbette sarıl bana.


Arada mektup yazıyorum sana…
Ah, olmayan sana.
Hiç olmadın ki!


Ama biz dağınık kaldık. Sevgimizle sevgisizliğimizle. Mutluluğumuzla mutsuzluğumuzla. Özlemlerimizle yitikliğimizle. Her neyse her neyse…


Sedef kakmalı bir tramvay geçiyor yakınımızdan. İnce bir org sesini sürükleyerek… Benekli bir örtü çekiyor üstüne dünya. Hepimiz kayboluyoruz.


Sonunda başbaşa kalıyoruz gene 
Başbaşa kalıyoruz doğayla ben 
İşte, az önce yağmur da başladı, Cumartesi günlerden


Ben biraz “ertesi gün” gibiyim.. Eksiğim, unutkanım, öyleyim.


"Günün acılarını geçiyorum işte kendime iyilikler söyleyerek; Tane tane yenilgiler bırakarak arkamda…”


Susmanın su kenarındayız bugün.
Ne kadar sevgiyle konuşsak.
Korkuyoruz göz göze gelince.Edip Cansever


Kim ne derse desin ben bu günü yakıyorum yeniden doğmak için çıkardığım yangından.


Bana kalbimdesin deme. Bilirsin, kalabalık yerleri sevmem 


Sen de Yorum Yap veya Sözünü Yaz