Güzel Sözler
Mobil uygulaması yayında
Ücretsiz

Chuck Palahniuk Sözleri

Sayfa İçeriği: Chuck Palahniuk Sözleri, Chuck Palahniuk Sözleri İngilizce, Chuck Palahniuk Sözleri 2019, Chuck Palahniuk Sözleri Kısa, Anlamlı Chuck Palahniuk Sözleri, Chuck Palahniuk Sözleri Facebook

1962 yılı doğumlu olan Amerikan asıllı roman yazarı Chuck Palahniuk Sözlerini sizler ile buluşturuyoruz. Sizler de beğendiğiniz Anlamlı Chuck Palahniuk Sözlerini Twitter, İnstagram gibi hesaplarınızdan paylaşabilirsiniz.

Chuck Palahniuk Sözleri

Editörün Seçimi: Herkesin hayal gücü tükendiğinde artık hiç kimse için tehdit olmayacak. (Chuck Palahniuk)


Her gün işe gidiyorsun. Akşamları erken uyuyorsun ve bunun karşılığında aldığın tek şey koltuk takımı. Gerçekten acınası bir durumdasın.


Sahip olduğum altı yüz kırk balıktan sonra öğrendiğim tek şey, insanın sevdiği her şeyin bir gün öleceği oldu. O özel kişiyle karşılaştığın ilk anda, onun bir gün ölüp toprağın altına gireceğine emin olabilirsin.


Nazi kamplarından kurtulan Yahudilerin çoğunun neden vegan olduğunu biliyor musun? Çünkü onlar hayvan gibi davranılmanın ne demek olduğunu çok iyi biliyorlar.


Ne kadar çalışırsan çalış, ne kadar zeki olursan ol, o yaptığın kötü seçimle tanınırsın. / Chuck Palahniuk


Ancak kaybedeceğin bir şey yoksa özgürsündür.


“Sahip olduğun her şey, bir gün kaybedeceğin şeylerden sadece biridir.” Chuck Palahniuk


Yozlaşmış ve kötü bir sistemin bir ürünü olduğunu fark ettiğinde, zeki bir insan nasıl tepki verir? Aldığınız her nefesin, vergi olarak ödediğiniz her doların, doğurduğunuz ve sevdiğiniz her bebeğin, bir şekilde kötü olan bir sistemi sürdüreceğini öğrendikten sonra yaşamaya nasıl devam edersiniz? İçinizdeki bütün hücrelerin ve kanın büyük kötülüğün bir parçası olduğunu bilerek nasıl yaşayabilirsiniz?


Herkesin diş fırçası vardır ama dişlerini fırçalamaz bazıları.Akıl da böyle işte;hepimizde var ama kimi kullanmamakta ısrarlı.


Dünya nüfusu arttıkça, insan sayısı azalıyor.


"Sevdiğimiz insanlar hakkında bilmek istemeyeceğimiz o kadar çok şey var ki.."


Marla'nın hayat felsefesi, ölmeye her an hazır oluşu.
Marla'nın hayatındaki trajedi ise ölmüyor oluşu.


"Madem özgür iraden yok. Bildiğin şeyi aslında bilmiyorsun. Sevdiğini sandığın kişiyi aslında sevmiyorsun. Öyleyse yaşamanın ne anlamı var ki?"


Göz gördüğünü sevmez, sevdiğini görür.


Reklamlar insanları gerek duymadıkları arabaların ve kıyafetlerin peşinden koşturuyor. Kaç kuşaktır insanlar nefret ettikleri işlerde çalışıyorlar; neden? Gerçekte ihtiyaç duymadıkları şeyleri alabilmek için.


"Adem'le Havva yasak elmayı cennet bahçesindeki sonsuz mutluluk çok sıkıcı olmaya başladığı için yemiş olabilirler mi?"


Sahip olacağım her şey bir gün kaybedeceğim şeylerden sadece biri.


İnsanın elde ettiği kadını asla düşünmemesi komiktir aslında. Unutamadığın kişi, daima senden uzakta olandır.


Televizyondaki kahkaha efektlerinin çoğu 1950'lerin başında kaydedilmişti. Bu günlerde kahkahalarını duyduğunuz o insanların çoğu artık ölü.


“Ve istediğim halde değiştiremediğim o kadar şey var ki..."


Dibe vurduk mu bu gece?


"İnsanlara hafta sonu tatilinde ne yaptıklarını sormamızın tek bedeni, kendi hafta sonu tatilimizi anlatma isteğimiz."


Aynen tiyatro perdesini çeken kablolar gibi her gülüşün bir açılış gecesi. Bir prömiyer. Kendini ortaya koyuyorsun.


Bütün kimliğiniz bir anda yok olursa ne yaparsınız? Bütün hayat hikayeniz bir yanlıştan ibaret oluverirse, bu durumla nasıl başa çıkarsınız?


“Güçlü kadın ve erkeklerin oluşturduğu bir sınıf var ve bunlar hayatlarını bir şeye feda etmek istiyorlar. Reklamlar insanları gerek duymadıkları arabaların ve kıyafetlerin peşinden koşturuyor. Kaç kuşaktır insanlar nefret ettikleri işlerde çalışıyorlar: neden? Gerçekte ihtiyaç duymadıkları şeyleri satın alabilmek için.”


“Biz tarihin vasat çocuklarıyız. Çünkü televizyon izleyerek büyütüldük ve bir gün milyoner, film veya rock yıldızı olacağımıza inandırıldık, ama olmayacağız. Ve sadece bu gerçeği öğreniyoruz.”


Kadınların her biri, birkaç saniye içinde ölüyor.


“Aileler” diyor Bay Bacardi, “daima çocuklarının içine eder zaten.”


Gerçek bir film yıldızı acı çekmeyi istemeli.


Kültürümüzden bir kaçış yolu bulsan bile, bu da bir kapandır. Bir kapandan kurtulmaya çalışmak başka bir kapanı tetikler. En iyisi savaşmaktan vazgeçmektir, bırak gitsin. Sürekli bir şeyleri düzeltmeye çalışmaktan vazgeç. Bir şeyden ne kadar çok kaçarsan, o kadar uzun süre ona katlanmak zorunda kalırsın. Bir şeyle savaştığında, onu sadece daha da güçlendirirsin. Yapmak istediğin şeyi yapma. Yapmak istemediğin şeyleri yap. Sana istememen gerketiği öğretilmiş olan şeyleri yap. Saadetin peşinden gitmeyi bırak. Seni en çok korkutan şeyleri yap.


Ancak kaybedeceğin bir şey yoksa özgürsündür.


Mobilya satın alırsınız. Kendinize dersiniz ki, bu hayatım boyunca ihtiyaç duyacağım son kanepe. Kanepeyi alırsınız ve sonraki birkaç yıl boyunca, hangi işiniz ters giderse gitsin, en azından kanepe sorununuzu çözmüş olduğunuzu bilirsiniz. Sonra o güzel yuvanızda kısılıp kalırsınız. Bir zamanlar sahip olduğunuz şeyler artık sizin sahibiniz olur.


Biz televizyon izleyerek, milyonerler, sinema tanrıları, rock yıldızları olacağımıza inanarak büyüdük ama olamayacağız...Hepimiz heba oluyoruz... Bütün bir nesil benzin pompalıyor, garsonluk yapıyor ya da beyaz yakalı köle olmuş...Reklamlar yüzünden araba ve kıyafet peşindeyiz... Nefret ettiğimiz işlerde çalışıyor, gereksiz şeyler alıyoruz... Bizler tarihin ortanca çocuklarıyız... Bir amacımız yok; ne büyük savaş ne de büyük bir buhran yaşadık... Bizim savaşımız ruhani savaş... Ve bunalımımız kendi hayatlarımız...


Tyler'in söylediği gibi hissediyordum kendimi; tarihin süprüntü ve kölelerinden biri olarak. Hayatta hiçbir zaman sahip olamayacağım bütün güzellikleri yıkıp yok etmek istiyordum. Amazon yağmur ormanlarını yakmak istiyordum. Uzaya klorofluorokarbon gazları pompalayıp ozon tabakasında koca koca delikler açmak istiyordum. Dev tankerlerin boşaltma vanalarını açmak,açık denizlerdeki petrol kuyularının kapaklarını kaldırmak istiyordum. Yemeye paramın yetmediği bütün balıkları öldürmek, asla göremeyeceğim Fransız kumsallarını kirlettmek istiyordum. Bütün dünyanın dibe vurmasını istiyordum. O çocuğu yumruklarken aslında yapmak istediğim, türünü yok olmaya mahkum eden her pandanın ve pes edip kendini karaya atan her balinanın, her yunusun alnının ortasına bir kurşun sıkmaktı. Bunu türlerin yok oluşu olarak görmeyin, eleman azaltımı gibi görün.(Dövüş Kulübü)


Televizyondaki kahkaha efektlerinin çoğu 1950'lerin başında kaydedilmişti. Bu günlerde kahkahalarını duyduğunuz o insanların çoğu artık ölü. / Chuck Palahniuk


Reklamlar insanları gerek duymadıkları arabaların ve kıyafetlerin peşinden koşturuyor. Kaç kuşaktır insanlar nefret ettikleri işlerde çalışıyorlar; neden? Gerçekte ihtiyaç duymadıkları şeyleri alabilmek için. / Chuck Palahniuk


İnsanlara gerçeği söyleseniz bile gözleriyle görmeden asla size inanmazlar. O zaman da çok geç olur. Bu arada söyledikleriniz onları kızdırmaktan başka bir işe yaramaz ve sizin de başınızı derde sokar. / Chuck Palahniuk


İnsanların hepsi tutacak bir el arıyor. Rahatlatılmak istiyor. Her şeyin yoluna gireceğine dair sözler istiyor. / Chuck Palahniuk


Uykusuzluk böyledir işte. Kafandaki düşünceler bütün gece yayın yapar. / Chuck Palahniuk


Anlamadığımız şeye saçma diyoruz. Okuyamadığımız şeye laf salatası diyoruz. / Chuck Palahniuk


Birine gününün nasıl geçtiğini sorduğunda, bunu sormanın sebebi kendi gününü anlatmak istemendir. Birine aşık olmanın sebebi, onun sana aşık olmasını istemen.


Büyük birader bizi gözetlemiyor aslında,şarkı söyleyip dans ediyor. Şapkadan tavşan çıkarma numaraları yapıyor. Büyük birader uyanık olduğunuz her dakika dikkatinizi çekmekle meşgul. Sürekli aklınızın başka yerde olduğundan emin olmak istiyor. Tamamen zapt olduğunuzdan emin olmak istiyor.


Doğru fiyatı verirseniz, insanlar gerçekten size her şeyi satabilir.


Dünyanın en yakışıklı, zengin, başarılı adamı da olsan; bir kadın seni çocuklarının babası olarak hayal edemiyorsa; sıfırsın.


“Acın başkalarını güldürebilir; ama gülüşün başkalarına acı vermemeli.” Chuck Palahniuk


“Bir şeyle savaştığınızda, onu sadece daha da güçlendirirsiniz.” Chuck Palahniuk


“Deja vu’nun bir de tersi vardır. Buna jamais vu denir. Sürekli aynı insanlarla karşılaşıp aynı yerlere gidersiniz; ama her seferinde ilk kez olmuş gibi hissedersiniz. Herkes her zaman yabancıdır. Hiçbir şey tanıdık gelmez.” Chuck Palahniuk


“Reklamlar insanları gerek duymadıkları arabaların ve kıyafetlerin peşinden koşturuyor. Kaç kuşaktır insanlar nefret ettikleri işlerde çalışıyorlar; neden? Gerçekte ihtiyaç duymadıkları şeyleri satın alabilmek için.” Chuck Palahniuk


“Yaşamınızda, rayından çıkabilecek şeylerin hepsini fark ettikten sonra, hayat yaşanılır olmaktan çıkar. Daha çok beklemekle geçer. Kanseri beklemekle. Bunamayı beklemekle.” Chuck Palahniuk


Bazı insanlar insanoğlu olarak doğar. Geri kalanımız ise insan olabilmek için hayatımız boyunca uğraşırız.


Herkesin hayal gücü köreldiğinde, artık hiç kimse dünya için bir tehdit olmayacak.


Platon'a göre hiçbir şey öğrenmeyiz. Ruhumuz o kadar çok hayat yaşamıştır ki, zaten her şeyi biliriz. Öğretmenler ve eğitim bize sadece bildiklerimizi hatırlatır; sefilliğimizi.


Rasyonel zihnimizin bastırılması, ilhamın kaynağıdır. İlham perisidir. Koruyucu meleğimizdir. Acı çekmek bizi rasyonel özdenetimimizden çıkarır ve ilahi kanalın içimizden akıp gitmesini sağlar. Yeterli miktarda stres, iyi veya kötü, aşk veya acı, mantığımızı sakatlayarak bize başka şekilde asla sahip olamayacağımız fikir ve yetenekler bahşeder.


Parçaları kaybolmuş puzzle gibi artık insanlar.Kiminin ruhu,kiminin beyni ve birçoğunun kalbi yok.


İstediğim şeyler gün geçtikçe istemeye eğitilmiş olduğum şeylermiş gibi görünmeye başladı.


Akıllı bi yalnızlık aptal bi ilişkiden iyidir; ya kralın yanında kraliçe olursun ya da soytarının yanında maskara! Tercih senin!


Görseniz beni ölü sanırdınız.


''Uyanırsın ve hiçbir yerdesindir.''


Her şeye karşı savaştım ;
ama zamanla hiçbir şeyin yanında olmadığımı da anladım.


"Tamamen normal, sıradan bir hayat sürebilirsin," diyor.
Yeter ki hiç kimsenin gerçeği öğrenecek kadar yakınına sokulmasına izin verme.


Karşımda oturmuş, bir not defterine bir şeyler karalayan Tanrı'ya baktım. Ama Tanrı bu meselede tamamen yanılmaktaydı. Bizler eşsiz değiliz. Süprüntü ya da pislik de değiliz. Biz sadece biziz. Biz sadece biziz ve hayatta başımıza gelenlerin bir nedeni yok.


Ben pisliğim. Senin ve bütün dünyanın gözünde ben pisliğin, iğrencin, ruh hastasının tekiyim. Nerede yaşadığım, ne hissettiğim, ne yiyip ne içtiğim, çocuklarımın karnını nasıl doyurduğum ya da hastalandığımda doktor parasını nerden bulduğum senin umrunda bile değil. Ve evet, aptal, bıkkın ve güçsüzüm; ama yine de senin çözmen gereken bir sorunum.


Ona şişme bebeği icat eden kişinin Adolf Hitler olduğunu bilip bilmediğini sordum.


Bilmiyor muydunuz yoksa?


Manş Denizi’ni yüzerek geçmek isteseydi bu zor olabilirdi; ama arkadaki o odada, lanet olası altı yüz adamın altında şilte rolünü oynamaya kalktı ya, Cassie anca Manş Denizi’nin kendisi olur.


Altı yüz sertleşmiş aletin vuruşunu kaldıracak insan bedeni yoktur.


Şu eski espriyi bilirsiniz: Bir pilici porno filmde oynatmak istiyorsanız, ona bir milyon dolar teklif etmelisiniz. Bir herifi oynatmak istiyorsanız, ona sadece sormanız yeter... Aslında bu gerçekten bir espri değildir. Ha-ha diye güleceğiniz bir espri değildir en azından.


Bir gün öleceksin diyor Tyler ve bunu kavramadığın sürece benim gözümde beş para etmezsin.


Uyumak üzere olan hayvanlarla ilgili bir şarkı bu. Ona ölüm şarkısı deniyordu. Kuraklık zamanlarında açlık çeken çocuklara, ölümcül yara almış savaşçılara, çok yaşlılara söyleniyordu. Sefalet ve acıyı dindirmek için kullanılıyordu.(Ninni)


İşlediğin bir suçu haklı çıkarmak için kurbanı kendine düşman etmen yeterli. Yeteri kadar zaman geçtikten sonra dünyadaki herkes düşmanın olacaktır. Her suçta dünyaya biraz daha yabancılaşırsın.Gün geçtikçe bütün dünyanın sana düşman olduğunu düşünmeye başlarsın.


Unutamadığın kişi, daima senden uzakta olandır. / Chuck Palahniuk


Sahip olacağım her şey, bir gün kaybedeceğim şeylerden sadece biri. / Chuck Palahniuk


“Belki de insanların sevdikleri şeyi yapabilme riskini göze alabilmek için, gerçekten acı çekmeleri gerekiyordur.” Chuck Palahniuk


“Uğruna savaşacak bir şeyler bulana kadar, bir şeylere karşı savaşmayı seçersin.” Chuck Palahniuk


“İstediğim şeyler gün geçtikçe istemeye eğitilmiş olduğum şeylermiş gibi görünmeye başladı. Herkesin istediği şeylerdi bunlar.” Chuck Palahniuk


Bir sanatçının görevi kaostan düzen yaratmaktır. Ayrıntıları toplarsın, model oluşturur, düzenlersin. Anlamsız gerçeklerin anlamlı olmasını sağlarsın. Her şeyden birer parça alarak bir araya getirirsin. Karıştırıp tekrar düzenlersin. Kolaj, montaj, toplama.


"Ve eğer özgür iraden olduğuna gerçekten inanıyorsan, tanrının bizi aslında kontrol edemeyeceğini de bilirsin” diyor Seth. Ellerini direksiyondan kaldırarak derdini anlatmak için havada sallayıp duruyor. “Madem tanrı bizi kontrol edemiyor” diyor, “O halde, tek yaptığı bizi izlemek ve sıkılınca da kanalı değiştirmek. Cennette bir yerlerde, tanrının sörf yapması için kurulmuş online bir web sitesinde yer alıyorsun. Söylemeye çalıştığım şey şu, belki televizyonlar da bize tanrıymışız gibi hissettiriyordur. Ya da belki de bizler tanrının televizyonuyuzdur."


Dünya nüfusu arttıkça insan sayısı azalıyor.


Tanrılarının bakire bir insandan ölümlü bir çocuk tasarladığına inanan milyarlarca insanın yaşadığı bu dünyada, o insanların çoğunun neredeyse hiç hayal gücünün olmaması şaşırtıcıdır.


Sen de Yorum Yap veya Sözünü Yaz