Çetin Altan Sözleri - Özlü Çetin Altan Sözleri

header-ad

Güzel Sözler Ara


Çetin Altan Sözleri

Çetin Altan Sözleri

Türk yazar ve gazeteci olan ülkemizin önemli isimlerinden biri olan Çetin Altan Sözlerine sitemizden ulaşabilirsiniz.

Sayfa İçeriği: Çetin Altan Sözleri, Çetin Altan Sözleri Resimli, Çetin Altan Sözleri Kısa, Özlü Çetin Altan Sözleri, Çetin Altan Sözleri 2019, Çetin Altan Sözleri Güzel, Çetin Altan Sözleri İnstagram

İstanbul doğumlu, 2005 yılında vefat eden ünlü gazeteci aynı zamanda yazar olan, bir çok esere sahip Çetin Altan Sözlerini bir araya getirdik. Sizler de hoşunuza giden Özlü Çetin Altan Sözlerini Twitter, Facebook gibi hesaplarınızdan paylaşabilirsiniz.

Çetin Altan Sözleri

Editörün Seçimi: Hayat yaşandığı kadar vardır. Gerisi ya hafızalardaki hatıra, ya da hayallerdeki ümittir. Hüsranı ise bir tek yerde kabul ediyorum. Yaşamak mümkünken yaşamamış olmakta. (Çetin Altan)


İnsanlar değerli olmayı unuttular, önemli olmaya çalışıyorlar.


Bizim uÎusÎar arası tribünÎerde bir türÎü yeterince ‘popüÎer’ oÎamayışımızın bir nedeni de; kendi değer yargıÎarımızın doğruÎuğuna, yerçekimi yasasına inanır gibi, aşırı bir kesinÎikÎe inanmamız.


Mutluluk, sevdiğinle birlikteyken zamanı unutmaktır. / Çetin Altan


Başarı, yalan söylemek zorunda kalmadan yaşayabilmektir.


Bir toplum için en korkunç şey, çapsızlığını ukala bir şişkinlik arkasında saklamaya çalışanların, kendilerine benzemeyenleri ortak bir dayanışmayla durmadan tırpanlamaya kalkmalarıdır. Böyle bir belaya uğramış toplumları, ne kadar kalkınırlarsa kalkınsınlar, külüstür bir görüntüden kimse kurtaramaz.


İnsanlar değerli olmayı unuttular, önemli olmaya çalışıyorlar.


Hayat yaşandığı kadar vardır. Gerisi ya hafızalardaki hatıra, ya da hayallerdeki ümittir. Hüsranı ise bir tek yerde kabul ediyorum.Yaşamak mümkünken yaşamamış olmakta.


İyi yaşamak zamanı olanaklar çerçevesinde en unutulmaz bir tat içinde değerlendirmektir.


Politika demek, kazığı atarken söylediğin nutukları, kazığı yiyenlere alkışlatmak demektir.


Bir insanın kültürünü, zenginliğiyle veya nasıl para kazandığıyla ölçemezsiniz ancak parayı nasıl ve nereye harcadığıyla ölçebilirsiniz.


Aslında kimse kim olduğunu bilmiyor. Bir şey olduğuna inanıp yaşamaya uğraşıyor.


İnsan birçok şeyi bildiğini sanır. Tanımlamasını yapmaya kalktığı zaman kıvıramaz. Demek ki aslında bildiğini sandığı şeyi tam bilmiyordur.


Aşkta gençler yaptıklarının bedelini öderler,ihtiyarlar da yapamadıklarının bedelini ...


Tut ki yeryüzünün en enayisi benim. Ama inan en haklı olanı da benim.


Bir arkadaşı da kalkmış:
- Parasız devrim olmaz, demişti.
O da:
- Parası olan devrimi niçin yapsın, demişti.


Yaşamın zorluğu, daha zorunu görmeyenler içindir.
O nedenle yaşamın ne kadar zor olduğunu kimse bilemez.


Kafa tıntın oÎduğu haÎde zekâsıyla biÎgiÎi görünme pozÎarına yatan ve işinin ithaÎat-ihracat oÎduğunu söyÎeyen genç bir Türk, tatiÎ yöreÎerine gittiğinde yanında İspanyoÎca konuşuÎduğu zaman, kendisi de anÎıyormuş gibi kafasını saÎÎayarak arada bir sırıtırsa mı daha küÎtürÎü görünür, yoksa iÎgisiz durursa mı ?


Bu kitapta, az çok birbirine benzeyen insan yaşamÎarının kocaman okyanusundaki iki değişik adadan bazı örnekÎer sunmaya çaÎışacağız. BunÎardan biri ‘varÎıkÎı’ oÎanÎarın, yani serveti yaratanÎarın adasıdır. Öteki de ‘var’ oÎanÎarın, yani sanatı yaratanÎarın adası… 


İran-Irak savaşında yüz binÎer öÎürken SaÎvador DaÎi’nin tabÎoÎarıyla iÎgiÎenmeyi anÎamsız mı buÎuyorsunuz; yoksa SaÎvador DaÎi’nin tabÎoÎarıyÎa iÎgiÎenmek dururken, böyÎe bir savaşın sürdürüp götürüÎmesini mi?


Neyi merak ediyorsan, o önemῘidir hayatta. Merak etmediğin şey görünmez sana,


İnsanlar ikiye ayrılır: Mezarlıklara girecek olanlar ve insanlık birikiminin toplamı olan ansiklopedilere girecek olanlar. Şark toplumları ise, zengin olanlar ile zengin olmaya çalışanlardan ibarettir. / Çetin Altan


Politika demek, kazığı atarken söylediğin nutukları, kazığı yiyenlere alkışlatmak demektir. / Çetin Altan


İyi yaşamak zamanı olanaklar çerçevesinde en unutulmaz bir tat içinde değerlendirmektir. / Çetin Altan


Uydurunuz.
Uydurdukça dünya ile belki daha kolay anlaşırsınız.
Nasıl olsa onun için de "yalan dünya" diyorlar.
Ama unutmayın ki, uydurma gereğini duymayanlar için de "adam" diyorlar.


Ulan yaşlandıkça papazlık görevi yüklenmeye başladım galiba.


Gemicinin parası pul, karısı duldur..


Evdeki yalnızlığın hoş bir özgürlüğü vardı.


Siyaset dönme dolabının salıncakları, içindekileri bir süre yükselttikten sonra, yavaş yavaş indirmeye başlar…


Yaşam bir kirpidir, elin eldivenli değilse okşayamazsın.


Rıza Bey'in yılbaşını kutlama diye bir derdi yoktu.


Dünyanın dışına düşmüş gibi yalnızlığın ortasında yürüyüp gitmek istiyordu.


Dışarda hızlanan yağmurun bir rüzgâr savruntusuyla arada bir camlarda sertleşen şırıltılı trampetası, gece içindeki tek başınalığı, bir uzay yalnızlığına çeviriyordu.


Oysa o kadar istiyordu ki dünyalarını paylaşacak biriyle, şu anda beraber olmayı. Konuşmak, anlatmak, yüreğindeki ağırlıkları boşaltmak...


Hayatında gözaltından kurtulduğun hiç oldu mu? Bir karanlık odada bile, dudak dudağa olduğun sırada bile, biri gözetlemiyor mu seni ve sen gözetlemiyor musun kendi kendini.


Teypte "Bir türbe ki ömrüm, gelen ağlar giden ağlar" diye bir şarkı çalıyordu.


Zamanla daha yeni dostlar, daha yeni çevreler edineceksin Onlar daha anlayışlı olacaklar göreceksin..


Bir kadının özene bezene hazırladığı bir sofranın, soğuyup gitmesindeki öksüzlük nedir?
Bunu ancak çok sevilesi olduklarını sandıkları ve akşam yemeklerine hiçbir zaman zamanında gelmeyen yarım bohem kocaların kadınları bilirler...


Umut kalmayınca intihar bir ödevdir. Kim demişti bunu? Galiba Voltaire.


Borçları insafsızca, insanı kurşuna dizer gibi sayardı karısı.


Böylesine geniş bir yalnızlık ortasında, neredeyse mutlu gibiydi, içi dinleniyordu.


" Kurnazlık" ile akıl boğaz boğaza geldiğinde; sonunda sıfırı tüketen daima "kurnazlık" olur...


Ölüm herkesin başında;
Uyudun uyanmadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.


Kapitalizmde özgürlük sadece burjuvalar içindir  tıpkı aristokraside özgürlüğün sadece soylular için olduğu gibi.


Kendisini çağıyla bütünleştirecek yaratıcı ve beyinsel dinamolardan yoksun "kara kalabalıklar" da ulusal bir başarı açlığı, en sonunda ilkel ve öcüleşmiş bir yamyam açlığına dönüyor.


Bir umut, bir umutsuzluk.. Ve toplamı, bezginlik..


Başarının tek ölçüsü para değil, yalan söylemeye ihtiyaç duymayacak bir düzeye erişmektir.


Kulaklarında cep telefonları, şık mağazalar önünde, adım adım yürüyen uzun bacaklı, dik göğüslü genç kızlar...
Son model arabaları, gaza basarken tek elle kullanan delikanlılar...
Besbelli ki, durmuş oturmuş köklü bir burjuva kültürünün dışında, görgüsüzlükten gelme ailelerin çocukları bunlar genellikle...

Emoji ile Tepki Ver

0

0

0

0

0

Yorum Bırak

Güvenlik Kodu

Yorumlar


Henüz hiç yorum yapılmamış!