Cengiz Aytmatov Sözleri

Sayfa İçeriği: Cengiz Aytmatov Sözleri, Cengiz Aytmatov Sözleri Facebook, Cengiz Aytmatov Sözleri Uzun, Cengiz Aytmatov Sözleri Tumblr, Cengiz Aytmatov Sözleri Güzel, Cengiz Aytmatov Sözleri Kısa, Cengiz Aytmatov Sözleri Özlü

Dünyada tartışılmaz en iyi edebiyatçılardan olan Cengiz Aytmatov sözlerini sizler için hazır ettik. İnstagram, Whatsapp, Facebook hesaplarınızdan En Anlamlı Cengiz Aytmatov sözlerini paylaşmayı unutmayın.

Cengiz Aytmatov Sözleri

Editör Seçimi: Felaketin en büyüğü savaştır. (Cengiz Aytmatov)


Gerçek mutluluk, yavaş yavaş, azar azar gelir...


Her insan bir romandır. Bir az kahramandır.Gün gelir anlar ki en çok harcadığı hayalleri değil,zamandır.


Devlet, yakıtı insan olan bir sobadır.


Bir adam dünyaya getirmek ve onu yetiştirmek çok uzun zaman ister. Ama onu öldürmek çok kolaydır. Bir anda öldürürsün.


Mutluluk; benim anladığım gerçek mutluluk, yaz yağmuruna benzemez. umulmadık anda birden bire boşalmaz insanın tepesinden.azar azar gelir.insanın hayata ve çevresine davranışları getirir mutluluğu. azar azar, birike birike. gerçek mutluluk böyle doğar.


Olağanüstü güzel görünen o gözlere bakmaktan başka bir şey gelmiyordu elinden. O gözlere dalıp gitmişti ve milyonlarca yıldız arasından yepyeni bir yıldız keşfeden bir astronom gibiydi.
Göz kamaştıran bir yıldızdı bu, ama onu öbür yıldızlardan yalnız bilen kişi ayırabilirdi.


“Aslında her insan bir romandır ve biraz kahramandır. Gün gelir anlar ki, harcadığı tek şey hayalleri değil, zamandır.” Cengiz Aytmatov


Onun için gece gündüz Tanrı'ya dua edeceğim, Tanrı'nın varlığına hiçbir zaman inanmasam da.


Sen Kendini Biliyorsаn, Bil ki Kendini Bilmezlerin Söyledikleri Anlamsızdır. Unutma Gereksiz. . Devаmını Gör Eleştiri Sadece Gizli Hayranlıktır.


Aslında her insan bir romandır ve biraz kahramandır. Gün gelir anlar ki, harcadığı tek şey hayalleri değil, zamandır.


Okumayı çok sever, her zaman kitaplara dalıp giderdi. Onun en çok sevdiği şey, ona en değerli ödül kitaptı.


Gördüğün gibi yalnızım, hep yalnız...


Gitmekle kendinden kaçıp kurtulacağını mı sanıyorsun? Nereye gidersen git, üzüntülerin de seninle beraber gelecektir..


Ama boş yere dememişler: ''Kendi ayıbını örtmek isteyen başkalarının yüzüne kara çalar." diye.


Bu yeni arkadaşını dinledikçe,bir insanın başkalarına yapabileceği en büyük iyiliğin,çocuklarını iyi terbiye etmek,iyi yetiştirmek olduğunu anlıyordu.


İnsan için en zor olan şey,her gün insan kalmaktır.


Bir teşekkür umarken umarsamazlıkla karşılaşır,bazen düşmanlık bile görürsünüz.


Garip değil mi? İnsan hep aşk acısı çekmekten yakınır aslında; peki hiç mi aşk acısı çektiren yok aramızda?


Affedince yorulur insan, yalnız kaldığında birde. Ama insanı en çok yoran şey hayal kurmaktır, olmayacağını bildiği halde.


Aslında her insan bir romandır ve biraz kahramandır. Gün gelir anlar ki, harcadığı tek şey hayalleri değil, zamandır.


Acaba aşkta her dem küllenen acı trajediler, neden çiçek açan mutluluklardan daha çoktur?


''Fırtına ya da başka bir tehlike olmasa bile bu böyledir: Engin suların bağrında kürek çekerken büyük bir mutluluk da duysanız, işinizle uğraştığınız sırada gün doğumu ya da gün batımının durgun sularda yansıması içinizi sevinçle de doldursa, eninde sonunda karaya dönmek gerektiğini bilirsiniz. İnsanoğlu sürekli suların ortasında yaşayamaz. Değişik bir yaşam bekler onu karada. Kara yaşantısı temelli, sular ise geçici olmuştur her zaman. İnsan sandalını çekeceği büyük bir kara bulamasa bile bir adaya sığınmak ister; çünkü orası sürekli yaşayacağı yerdir.''


Her yazar bir milletin çocuğudur ve o milletin hayatını anlatmak, eserlerini kendi milli gelenek ve törelerini kaynak alarak zenginleştirmek zorundadır. Benim yaptığım önce bu, yani kendi milletimin geleneklerini ve hayatını anlatıyorum. Fakat orada kaldığınız takdirde bir yere varamazsınız. edebiyatın milli hayatı ve gelenekleri anlatmanın ötesinde de hedefleri vardır. Yazar, ufkunu milli olanın ötesine doğru genişletmek ve 'evrensel' olana ulaşmak için gayret göstermek durumundadır. İyi yazar 'tipik insan' ortaya koyma ustalığına erişen yazardır.


Aslında her insan bir romandır ve biraz kahramandır. Gün gelir anlar ki, harcadığı tek şey hayalleri değil, zamandır.


Büyük topraklar ve geniş ufuklar, hava ve ne bol ışık! Ama insan yine de hep şikayetçi, tatminsiz idi, her zaman bir eksiği bulunuyordu. "En çok hürriyete ihtiyaçları var" diyordu Abdias, büyük bozkırı seyrederek.


Kalabalığın içinde insan tektir, kendi kendine kalınca yapayalnızdır


- Kimin oğlusun?
+ Babamın ve annemin.
- Onlar kimin çocukları?
+ Babalarının ve annelerinin.


...Atalarının adlarini, kim olduklarını unutanlar, kötülük yapmaktan utanmazlarmış. Çünkü o zaman insanin nasıl biri oldugunu ne çocukları bilirmiş, ne de çocuklarının çocukları..


“Sen kendini biliyorsan, bil ki kendini bilmezlerin söyledikleri anlamsızdır… Eleştiri sadece gizli hayranlıktır.” Cengiz Aytmatov


“Bir eşeğe eşek olduğunu ispat edemezsin ki!” Cengiz Aytmatov


Sevgi neydi? Sevgi, sahip çıkan dost, sıcak insan eli, insan emeğiydi. Sevgi iyilikti, sevgi emekti.


Sen kendini biliyorsan, bil ki kendini bilmezlerin söyledikleri anlamsızdır. Unutma; gereksiz eleştiri sadece gizli hayranlıktır.


Bir insanın kаderi, dağdaki patika gibidir; bаzаn çıkar, bazen iner, bazen dе dibi görünmеyеn bir uçurumun başına gelir durur. İnsаn tek başına böyle yоlda yürüyemez. Amа birlеşеnlеr, birbirlerine omuz vеrеnlеr her engeli аşаr.


Affedince yorulur insan, yalnız kaldığında birde. Ama insanı еn çоk yoran şеy hayal kurmaktır, olmayacağını bildiği halde.


Sen Kendini Biliyorsan, Bil ki Kendini Bilmezlerin Söyledikleri Anlamsızdır. Unutma Gereksiz.. Devamını Gör Eleştiri Sadece Gizli Hayranlıktır.


Bir insanın kaderi, dağdaki patika gibidir; bazan çıkar, bazen iner, bazen de dibi görünmeyen bir uçurumun başına gelir durur. İnsan tek başına böyle yolda yürüyemez. Ama birleşenler, birbirlerine omuz verenler her engeli aşar.


Elinden malını mülkünü, varını yoğunu alsalar, bundan ölmezsin. Bunları yine edinebilirsin. Ama senin onurunu kırar, ruhunu öldürürlerse, işte buna çare yoktur...


Sevgilimden asla ayrı değilim, 
Ben onun saçlarıyım, nefesiyim...


Ne güzel türküler yakarmış eskiler! Her türkü tek başına bir tarih sanki.


Her şeyi bilirmiş gibi görünmekten çok hoşlanırdı. Ama ne gerek vardı?


Bilirsin,bir kız iyi bir ere düştüğü zaman daha da güzellşir,gözleri yaldır yaldır parlar,gül gibi olur.Ama kötü birine giderse solar gider,çöp kimi kalır.


Felâketin en büyüğü savaştı. Bütün cephelerde sürüp giden ve nasıl biteceği bilinmeyen savaş.


İnsanların kendileri yaşıyor, ama başka canlıların, özellikle de onlara bağımlı olmadan yaşamak isteyen ve buna hakları olanların yaşamalarını istemiyorlardı.


Zaman ne kadar geçerse geçsin, bazı konularda hiçbir şeyi değiştirmez. Elinden malını mülkünü, varını yoğunu alsalar, bundan ölmezsin. Bunları yine edinebilirsin. Ama senin onurunu kırar, ruhunu öldürürse, işte buna çare yoktur.


Ölümün her şeyin sonu olduğunu anlıyor ama yine de, en kutsal, en gizli düşüncelerinin Deniz Kızı ile ilgili hayallerinin o öldükten sonra da yaşayacağına, gerçekleşeceğine inanıyor, bunu umuyordu. Hayallerini, düşlerini bir başkasına aktaramazdı. Çünkü düşler aktarılamaz. İşte bu yüzden, insanlar bir iz bırakmadan yok olmamalıydılar.


Evet, Gök-Tengri'nin parmağı gibi üzerinde bir bulut dolaşacak, senin yeryüzündeki yüce görevini kutsayacak. Ama bu bulutun ortadan kaybolmaması için dikkat edecek, özen göstereceksin. Çünkü bu bulutu yitirirsen bütün kudretini de yitireceksin...


Yeryüzünde siyasi çatışmalardan uzak kalmak çok zor, belki imkansız bir şey. Ama, uzun zamandan beri, günlerce, haftalarca gezegenimizden uzakta yaşadıktan ver yerküreyi bir otomobil tekerleği kadar küçülmüş haliyle seyrettikten sonra, şu kanıya vardık ki, toplumları öfke ve umutsuzluğa sürükleyen, bazı ülkeleri atom bombasına sarılma durumuna getiren son yılların enerji bunalımı, aslında büyük çapta bir teknik meseledir ve ülkelerin birbirleriyle anlaşıp uzlaşmalarından daha önemli değildir.


Pişmanlık hemen gelmez,çetin yollara uğrar önce...


Sen konuşmaya tenezzül etmezsin suskun sanırlar, ve umursamaz. Bilmezler ki, bir konuşacak olsan yüzüne bakacak yüzleri kalmaz. 


Önemli olan geçmişi sözlü ya da daha önemlisi yazılı olarak, bunu bugün bizim işimize yarayacak şekilde anlatmaktır. Hiçbir yararı olmayacak yanlarını bir kenara bırakarak anlatmak… İşte bu kurala uymayanlar düşmanlık etmiş, suç işlemiş olurlar


İşte oğlum atalarımız; zenginliğin sonunda kendini beğenme, kendini beğenmenin sonunda da çılgınlık gelir derlerdi. 


Ekmeği aldım, bereketli olması için duamı yaptım ve ilk lokmayı ağzıma götürdüm. İşte o zaman pek bildiğim bir koku geldi burnuma. Çiftçilerin, tarım araçlarını kullananların ellerinin kokusuydu bu. Bu ekmek petrol kokuyor, demir kokuyor, saman kokuyor, olgun başak kokuyordu. Evet, eskiden olduğu gibiydi her şey. Lokmamı yutarken gözyaşlarımı tutamadım: “Ekmek ölümsüzdür, iş de ölümsüzdür!” dedim.


Savaş nedir biliyor musun ?
Birkaç rütbeli'nin ağzından çıkan birkaç kelime mi?


“Gözlerimi kapayabilir, kulaklarımı tıkayabilir; ama düşünmeden edemezdim.” Cengiz Aytmatov


“İnsan için en zor olan şey, her gün insan kalmaktır.” Cengiz Aytmatov


Gün gelir ve anlar ki insan; yaşadığı her şey bir yalandır.! Geriye vazgeçemediği bir aşk ve kabullenemediği bir yalnızlık kalır.

 

Sen konuşmaya tenezzül etmezsin suskun sanırlar, ve umursamaz. Bilmezler ki, bi konuşacak olsan yüzüne bakacak yüzleri kalmaz !


Sen de Yorum Yap veya Sözünü Yaz