Balzac Sözleri

Sayfa İçeriği: Balzac Sözleri, Balzac Sözleri Kısa, Balzac Sözleri Alıntılar, Honore De Balzac Sözleri, Balzac Sözleri 2019, Balzac Sözleri Facebook, Balzac Sözleri Anlamlı, Özlü Balzac Sözleri

1800'lü yıllarda yaşayan, o zamanların en ünlü Fransız yazarları arasında gösterilen Honore de Balzac'ın söylemiş olduğu sözleri sizler için derledik. Facebook, Whatsapp, Twitter hesaplarınızdan  sevdiğini Balzac sözlerini paylaşmayı unutmayın.

Balzac Sözleri

Editör Seçimi: Eğer güven varsa bir kalpte; o kalpte sevgi de bulunur, dürüstlük de. (Honore De Balzac)


 İnsan yüreği sevgi tepelerine tırmanırken arada bir dinlenmek fırsatı bulursa da kin duygularının dik yokuşunda pek mola vermez.


”İnsan ne kadar çok hüküm verirse, o kadar az sever.”


Bencillik dostluğun zehiridir.


Her servetin arkasında bir suç vardır.


Ruhumun derinliklerinde, sakin zamanlarda
görünen ve fırtına dalgalarının parça parça kumsala attıkları deniz bitkilerine benzeyen
muhteşem hatıralar vardır.


Krallar da kadınlar da kendileri için yapılan her şeyin bir borç ödemesi olduğuna inanırlar.


Aslında hayatın en güzel anı; her şeyden vazgeçtiğinde, seni hayata bağlayan birinin olduğunu düşündüğün andır.


Felaketin iyiliği varsa, hakiki dostlarımızı tanıtmasıdır.


Aslında hayatın en güzel anı; herşeyden vazgeçtiğinde, seni hayata bağlayan birinin olduğunu düşündüğün andır.


Bir kelimenin insanın hayatını değiştirdiği çok görülmüştür.


Sadece acı sayesinde hayatı sevmeyi öğrenebiliriz.


Hayatı hayatın anlamından daha çok sevin.


“Kurumuş yürekler görmek mi daha ürkütücüdür, boşalmış kafatasları görmek mi, kim karar verebilir?”


”Hükümetler ve kocalar yanıldıklarını hiç bir zaman kabul etmezler.”


”Bütün mutsuzluklar kardeştir; aynı dili konuşurlar.”


”İnsan acıdıklarını sever.”


Her büyük servetin ardında büyük bir suç vardır.


Zeka dünyayı yerinden oynatmaya yarayan maniveladır.


Şöhret ancak küçücük dozlarda alındığında faydalı bir zehirdir.


Evlenme dâvaya benzer. Mutlaka memnun olmayan bir taraf vardır.


Hırs ve tamahın başladığı noktada saf duygular sona erer.


Baştan başa aşk içinde geçen bu hayat, doğa yasaları bakımından uğursuz bir ayrıcalıktır. Her çiçek solar, bütün mutlulukların ertesi günü kötüdür, ertesi günü varsa. Gerçek hayat bir sıkıntıdır.


Ertesi sabah Paris'i adeta bıçakla kesilecek kadar kalın bir sis kaplamıştı. Bütün şehri öyle sarmış ve öyle puslandırmıştı ki,en düzenli ve sözüne sadık kişiler bile,havaya aldanıp vakti şaşırdılar. Böyle yoğun sislerde iş buluşmaları kaçırılır.Saatler on ikiyi çalarken herkes daha sekiz olduğunu sanır.Saat dokuz buçuktu,Mme Vauquer,henüz yatağından çıkmamıştı bile. Christophe'la şişman Sylvie de gecikmişlerdi.Pansiyonerlere ayrılan sütün üst tabakalarıyla hazırlanan sütlü kahvelerini sakin sakin içiyorlardı.Usulsüz olarak alınan bu haracı Mme Vauquer'nin farketmemesi için de Sylvie,kalan sütü uzun zaman kaynatırdı.


Baştan başa aşk içinde geçen bu hayat, doğa yasaları bakımından uğursuz bir ayrıcalıktır. Her çiçek solar, bütün mutlulukların ertesi günü kötüdür, ertesi günü varsa. Gerçek hayat bir sıkıntıdır.


Hangi durumda olursa olsun, kadınların erkeklerden daha fazla acı çekme nedenleri vardır, bu yüzden erkeklerden daha çok acı çekerler. Erkek güçlüdür, gücünün etkisini gösterir: Gider, gelir, düşünür, bir şeyler yapmaya çalışır, geleceği anlayıp teselli bulur. Charles da işte böyle yapıyordu. Ama kadın, yaşadığı yerde, hiçbir şeyin avutamadığı kederiyle baş başadır; kederin açmış olduğu uçurumun dibinde kadar iner, derinliğini ölçer; onu, genellikle duaları ve gözyaşlarıyla doldurur. Eugénie de böyle yapıyordu.


Sevilen kadın, bütün kadınların en güzeli değil midir? 


İyi dostluklar hesapsız kurulur


Uykunun yenemediği hiçbir acı yoktur.


Bilginin efendisi olmak için çalışmanın kölesi olmak gerekir.


Bir sırrı sürekli olarak saklayabilmek, insanın ruhunu en çok olgunlaştıran şeydir.


Bürokrasi pigmelerin işlettiği devasa bir mekanizmadır.


Zeka dünyayı yerinden oynatmaya yarayan maniveladır.


Gençlik adaletsizliğe doğru yöneldiği zaman, bilincin aynasına bakmayı göze alamaz. Oysa olgunluk çağı kendini bu aynada görür. 


Sıkıntınızın sırrı sizin elinizde değil, başkalarının elindedir.


Beklemesini bilenin her şey ayağına gelir.


Dünya zevkleri acıdan başka bir şey doğurmaz.


Dost için sırtımı köprü yapmaya hazırım ben; yeter ki temiz kalpleri taşıyan ayaklar geçsin üstümden.


Hayatın şafağında edindiğimiz izlenimler ne derin ve sonsuz çizgiler bırakıyor yüreğimizde...


Yaşlanmış eşler gibi, birbirlerine söyleyecek hiçbir şeyleri kalmamıştı artık. Aralarında yalnızca makinemsi bir yaşayışın ilişkileri kalmıştı böylece, yağsız çarklar gibi işliyordu.


Sevgili Nathalie, mutluluk benzersizdir, mukayese kabul etmez.


Duygusuz kalpler ya da boş kafataslarından hangisini görmenin daha korkunç olduğu hakkında kim kesin bir karar verebilir ?


Ama dünyayı fethetmek Balzac’ın gençlik rüyasıydı ve hiçbir şey gerçekleşen çocukluk hayallerinden daha müthiş değildir. Napolyon’un bir resminin altına şunu yazması boşuna değildir: “Ce qu’il n’a pu achever par l’épée je l’accomplirai par la plume.” (Onun kılıçla sona erdiremediğini ben kalemle tamamlayacağım.)


Zekadaki çabukluk ve konuşmadaki güzellik ya Tanrı vergisidir ya da beşikte başlayan bir eğitimin sonucudur.


”Düşünmek görmektir.”


”Şiir demek, ıstırap demektir.”


”İnsanın en zor katlandığı duygu acımadır, hele hak edince.”


İlk aşk aşı gibidir. İnsanın ikincide hastalanmasını önler.


Toprağa ekilen tohumlar içinde en çabuk mahsul veren fedailerin döktükleri kandır.


Ayakkabılarım olmadığı için üzülürdüm. Ta ki sokakta ayakları olmayan adamı görene kadar.


Gençlik adaletsizliğe doğru yöneldiği zaman bilincin aynasına bakmayı göze alamaz. Oysa olgunluk çağı kendini bu aynada görür. Yaşamın bu iki evresindeki tüm ayrım buradadır.


Kiminin nasibi gülmek, kiminin de ağlamak.


Yeni bir aşk, yeni bir dert demektir.


İnsan ya acılarını unutmasını, ya da kendi mezarını kazmasını bilmeli.


Umutsuz sevmek de bir mutluluktur.


Ruhumun derinliklerinde, sakin zamanlarda görünen ve fırtına dalgalarının parça parça kumsala attıkları deniz bitkilerine benzeyen muhteşem hatıralar vardır.


Değiştiremeyeceğim bir şey varsa o da kanılarımdır; çünkü bende hiçbir şey onlar kadar sağlam bir şekilde yer etmemiştir. Size hayatımı verebilirim, ama bilincimi veremem; onu dinlemeyebilirim, ama konuşmasına da engel olamam.


"Savaş beni korkutmuyordu, ama paylaşılan bir aşkın mutluluğunu tatmadan ölmek istemiyordum."


Millet, edebiyatı olan topluluktur


Dürüstlük pahalı bir mülktür, ucuz insanlarda bulunmaz.


“Yersiz yasaklar çocukların tutkularını büyüklerden daha fazla keskinleştirir; çocuklar sadece yasaklanan şeyi akıllarına takarlar.”


Değiştiremeyeceğim bir şey varsa o da kanılarımdır; çünkü bende hiçbir şey onlar kadar sağlam bir şekilde yer etmemiştir. Size hayatımı verebilirim, ama bilincimi veremem; onu dinlemeyebilirim, ama konuşmasına da engel olamam. - Honore de Balzac - Vadideki Zambak


Sen de Yorum Yap veya Sözünü Yaz