Ayrılık Yazıları

Sayfa İçeriği: Ayrılık Yazıları, Sevgiliye Ayrılık Yazıları, Ayrılık Yazıları Tumblr, Ayrılık Yazıları Kısa, Ayrılık Yazıları 2019, Ayrılık Yazıları Uzun, Ayrılık Sözleri, Ayrılık Mesajları

Ayrılık ne kadar zor olsa da bazen gerekli olan şeydir. Bazı durumlarda ayrılık olmaz ise daha çok üzüntü olur. Ayrılık yazılarına bu içeriğimizin altından bulabilirsiniz.

Ayrılık Yazıları

Editör Seçimi: Tam diyorsun bu sefer tamam, bi' bakıyorsun her şey yalan..


Gittin. Çoğum gitti, kaldı azım. İkiden bir çıkınca bir kalmadığını öğrendim. Gittin, yarım kaldım.


Yaşadığımız onca güne rağmen, harcanan emeklere rağmen hep giden oldun sen,  sürekli gittin benden. Peki, hiç sevmemiş miydin? Neden bu kadar anıyı beynime çaktın da gittin… Sen de küfrettiğimiz insanlar gibiymişsin.


Aşk ne vakit biter biliyor musun? Bitti dediğinde yüreğin acımıyorsa…


Bir gün benden şikâyet ettiğin ne varsa çok özleyeceksin.


Ayrılığın bize iyi geleceğini söyledin ve ayrıldık. Bekliyorum bu ‘’iyi’’ nereden gelecek, düşünüyorum bana ne katkısı oldu, bulamıyorum… Mutlu olmanı diliyorum, o çok beklediğin ‘’iyi’’ sana gelir dilerim.


Gırtlağıma yapışan ellerden sıyrılıp da geldim sana. Aşkın en güzelini hissederek yaklaştım bu eşsiz duygulara. Şimdi en sapa yolda ellerim başımda yalnız karşılıyorum yaklaşan karanlığı. Bu öyle bir his ki sevgili, en olmayacak baharları soldururcasına soğuk, ölümü andırırcasına acı. Kime ait olduğunu bilmediğim eller yine yapışıyor gırtlağıma.


En mutlu gününde yanında yoksa onunlayken bile onsuzluğu yaşıyorsan bil ki terk edilmişsindir yalnızlığı yaşıyorsun ama bilmeden.


Hayatımızda hepimizin istemeden yada mecbur kalarak ayrılmak zorunda olduğu birileri olmuştur. Bu kimi zaman sevgili yada arkadaş veya aileden birisi olmuştur.


Beni kaybetmeyi seçeni ben kazanmak için uğraşmam.


Ayrılık dilinden ne olur sanki, sen gittin ellere ben de ölüme.


Bir gün benden şikâyet ettiğin ne varsa özleyeceksin.


Unutmanın acısı, ayrılığın acısından farklı. Ayrılık hüzne yakın, unutmak kasvete. Yani birini er geç unutmaya mahkum olduğunu bilmenin kasvetinden bahsediyorum. Belki de neden bahsettiğimi bilmiyorum, sadece üzülüyorum, vasıfsız keder.


Sen sadece kendin gitmedin. Senin benden gitmen ile benim yasama sevincim gitti, gülümsemelerim gitti, insanlara olan güvenim gitti. Senin beni terk edişin sadece bir gitme değildi.


Bir gidişi asla tek kişi hazırlamaz. Biri iter, diğeri gider.


Her şeye sahiptim ben, hayatım rengârenkti. Şimdi nelerim var ! Koca, boş ve karanlık bir hayat, giderken götürdün bütün renklerimi.


Aşk, fedakârlık, sevgi, güven ve daha nicesi… Her anını bin bir zevkle yaşadığım duygulardı. Oysa şimdi tek gerçek çıkıyor karşıma, acının aslolan duygu olması.


Kendi odamda yok oluyorum bazen. Koca bir boşluk oluveriyorum. Hiçlik, zemheri bir hiçlik… Tıpkı gidişinle kocaman ve boş bir salon gibi kalan gönlüm misali…


Ben sana hiç umulmadık bir anda rastladım. Beklenmedik bir fırtınaydın gözlerime. Neydi beni büyüleyen o tarifsizlik? Bakışların abluka etme altına almıştı sanki bedenimi. Sarmaş dolaş olmuştum kokunla. Hücrelerimi yerinden oynatmıştı kirpiklerin… Ben sana hiç umulmadık bir anda rastladım. Sahipsiz kalbimin tek sahibi olmuştun. Bedenimdeki sebepsiz titremenin ve yüreğimdeki o manasız sızının tek faili sendin. Attığın o mermi kalbime saplanmıştı. Hiçbir hastanenin kabul etmediği ağır olaydı halim..


Üzgünüm arkadaşlar fakat bizimde sevgilimiz vardı sizinkiler gibi, sizinkilerde gidecek birgün bizimkiler gibi.


Süzülen bu duman kalbinin kara sisidir. Fakat üzülme sevgilim ben hiç geçmemişimdir o sokaktan. Sen bakarken ardımdan ve dur diyemeyecek kadar cesaretsizken, başımı hafif geriye çevirip bakmamışımdır gözlerine. Fakat korkma sevgilim içinde benden kalan iyilikleri alıyorum senden, kötü hatıralar senin yapıtın demek midir bu? Neden insan bir insanı bu kadar suçlar ayrılırken. Hep sen kötü ol istiyorum sevgilim… giden ben olmama karşın. Hep suçlarlar ya kaçanları… kimden kaçıyorum ben ? Senden mi kendimden mi? Neden ayrılık bu kadar acı verirken dahi koşarak sarılamıyorum sana. Kırılmış parçaların batıyor diye mi kalbime ? Öyleyse bir hoşça kal bırakıyorum sana… kanatlarım kırılmış, rüzgara savuruyorum. Mavisini alıyorum semanın siyahını bırakıyorum.


Hep soğuktu benim ellerim, sen ısıtırsın sanmıştım… Ama artık kalbim bile buzdan.


Zaman değilmiş gideni geri getiren, aslında zamanmış, var olanı götüren.


Gidenin arkasından nokta koyacaksın ki gelenin ismi büyük harfle başlasın…


Üstüne basarak söylemiştim seni seviyorum diye. Sen ise üstüme basa basa gitmeyi tercih ettin.


Ayrılığın hüznünü yaşıyorum içimde. Dışarı yansıtamıyorum kızıyorlar, o kız için değmez diyorlar. Senin için arkadaş çevremden vazgeçtim. Senin hakkında kötü söz duymak istemiyorum. Seni yanımda istiyorum….


Hayat ne kadar tuhaf değil mi? Olmaz denilen her şey oluyor. Kollarımdaydın ve hep öyle olacaktın. Başka bir ihtimal tanımazdık aşkımıza, sonsuza kadar sürecekti. Dünya yok olsa bile biz yaşayacaktık, yaşatacaktık… Şimdi kim yaşatacak bu aşkı? Kim devam edecek kaldığı yerden?


Benden ayrılmadın, bizi ayırdın. İşte bunu anladığın gün sende pişman olacaksın. Çünkü biz çok güzeldik, sen çok güzel değildin..


Kıyamadım dokunmaya, bir kere bile elim gitmedi. Narin yüzüne, derin bakan gözlerine, usulca ama şiddetli atan kalbine dokunamadım. Dokunmadan sevdim, sevmenin ne demek olduğunu bile bile sevdim. Sonra tekrar kabuğuma geri girdim. Bakamadığım gözlerin, dokunamadığım tenin beni çok uzağa fırlatarak uzaklaştı kalbimden. Avuçlarım boş, kalbimse çatlamış bir bardak gibi akıtıyor içindekileri.


Hayat işte tam da bu noktada donarak devam eder. Akrep yelkovanı kovalamaz mesela, kan yürümez damarlarına, aldığın nefesi geri veremezsin, sokaklar hep çıkmazdır, günler güneşsiz, karanlık sessiz, mum ışığı alevsiz ve sen artık iki bilinmeyenli bir denklemsindir. Ayrılık usulca sokulur akan zamanın içine, bu hep böyle olmuştur ve böyle devam edecektir.


Neyim ben? Kimim? Hangi diIe ah oIdum, hangi diIi ah’a bogdum? Vasfım ne? Bir esya, beIki okunmayan; rafIarda tozIanan eski bir kitap, üstüne basıIan eski bir mektup, mahaIIedeki aç kedi… Hangisiyim? Neyim senin için, yahut sana dair… Hangi heIaI gecede unuttun beni, harama buIastıgımdan beri ne sen kaIdın, ne ben senden geri… Aynı mıyız? Hayır. FarkIı mıyız? Hayır. Biz iki aykırı soruya aynı yanıt oIabiIen cevabız. Sen A’sın ben Z. AIfabe sende basIar bende biter. Ask da öyIeydi; sende basIadı, bende bitecek.


Ay doğarken bir söğüdün arkasından, gül yüzünde sisli bir esintiyle, akşamın göçüsüne hüzün serperek ve yağmurdan geceye perdeler çekerek beni düşün unutma…


Bir gün herkes gider mi acaba. Evet, sen kalbinde büyüttükçe, onlar da büyürler ve sığamayacaklarını anlayınca giderler.


Kaldır kadehi sevgilim! Varsa şerefine yoksa gidişine. Ben huzur istedim, sen kusur. Şimdi bensiz kudur.


Her gecenin güneşle gelen o ilk ışığı parlaklığı varsa elbet gidenin de bir gün mutlaka dönüşü olacaktır ama sabır.


Beni sensiz bıraktığın gün geliyor aklıma , düşünüyorum da çok acı çekmiştim, ama şu anda daha da çok çekiyorum ama biliyorum ki sen bu acıya hiçbir zaman değmedin beni hiç bir zaman sevmedin sen sevsen de sevmesen de ben seni sevdim hep de öyle kalacak..


Bir daha görüşmemekti senin seçimin Seni severken kaybetmek niçin Anlamsız bir öfkeyle doldu için seni kırdım biliyorum bir hiç için Ayrılık nedenini hissediyorum Artık dönüşü yok biliyorum Her gün seni düşünüyorum Ama artık sensiz yaşıyorum Neyse canım sen son değildin Ama bil ki son olabilirdin Böyle olmasını da sen istedin Beni zaten hiç sevmedin.


Bir Gün Bu Köşede Sessiz Sedasız Hıçkıra Hıçkıra Ağlayacağım , şu Lanet kaderime Sitemler Edip , Tanrıya Son Kez Yalvaracağım , Güzel Gözlerin Gelecek Aklıma , Solup Gideceğim En Güzel çağımda , Sensizlik Beni çağırdığında , Boş Sokaklara Haykırdığında , Artık Burada Olmayacağım.


Ciddiysen sonuna kadar varım, dalga isen acayip sörf yaparım!!


Dünya dönmeyi, yağmur yağmayı, güneş doğmayı unutursa belki seni unuturum.


Gittin de ayrıldık mı sandın? Sen orda sigaranı yakarsın, külü benim içime düşer.


Öyle bir gel demelisin ki mesafeler anlamını yitirmeli.


Seni asilce sevdim, yerli yersiz tartışmalar yetmez seni benden ayırmaya.


Hayattaki en acı olay; Merhaba diyen ellerin, elveda diyerek ayrılmasıdır.


Ayrılığın bedelini binlerce kez çekerek ödedim… Bu şehirleri bu Sokakları adım adım milim milim boynu bükük gezdim… Şu an ne haldeyim ne dertteyim nerden bileceksin be GÜLÜM… Onun için en son dileğim seni son kez ölmeden göreyim…


Ayrılık vaktiyse duvarda çalan saatte bir klik vururuz yüreğimize. Ölümse soluyan ensemizde derin bir nefes çekeriz içimize.


Dün gökyüzüne bir avuç yıldız fırlattım. Karanlığında aydınlığım olsun diye. Şimdi sensizliği kalbime fırlatıyorum, bıraktığım yerden dönesin diye. Vazgeçilmezim sıra sende gururu bir yere fırlat ve pişmanlığımla sızlayan şu kalbimi mükemmelliğinle donat.


Seni günle paylaşmak istedim bana bile yetmez dedi, geceye sordum olmaz diye fısıldadı, yıllara sordum bekle ama boşuna dedi, boynumu bükünce ecelim tamam dedi.


Kıskan ya. Biriyle konuştuğumu görünce trip at bana. Bir benimle konuş de. Gecenin bir yarısında uyandır, sesini özledim de. Hep senin sesinle uyuyup senin sesinle uyanayım. Olmuyor başka türlü, rahat uyuyamıyorum de. Benden 1 saat haber alamayınca ortalığı ayağa kaldır. Yap başka bir deyişle. Sahiplen. Kıskan. Sev. En çokta özle. Yüzünü görmek istiyorum de. Görüşelim olmuyor sensiz de. Haberim olmadığında kapıma kadar gel, çık dışarıya de. Tek başıma evin önüne bile çıkarma beni. Hep benden bekleme, biraz da sen özle. İhtiyacım var sahiplenilmeye. Tek taraflı olunca olmuyor, hep bir şeyler eksik oluyor.


Sana söyleyecek onlarca sözüm vardı her satırında selzenişlerime rastladığım… Her paragrafta oluk oluk yüreğimden süzülen gözyaşlarım vardı… Her kelime sendin yüreğime dokunan. Ben virgüldüm sense sadece sonları severdin… Kusursuzca tasarılanmış hayallerimiz vardı, umutlarımız vardı… Nasılda küle döndü yürek örneği ,yaşanacak olup yaşanamayanlar. Senli zaman kiplerim vardı yüreğimin kuytularında… İsiminin geçtiği satırlarda boğazıma yapışan duygu yüklü yaşanmışlıklarım vardı. En çok kanadığım yerden susturdun beni,SENDEN… Kanayan her yarama seni basmayı öğrenmiştim, şimdi se(n)l altında boğulurken gözyaşlarımdan, senden başka ne basılır isiminin geçtiği satırlarda yüreğe… Sen yoksun ya olmadığın satırlarda seni aramak çok zor oluyor. İsiminin geçmediği tümcelerde gittiler biriktirmek soluk aldırmıyor paramparça olmuş şu yüreğe.


Sonra o gitti. Ve en kötüsü de ne biliyor musun? Veda etmemişti.


Geldin ya , yalnızlığımın ırzına geçtin.
Gittin ya , orospu yarınlar bıraktın bana.
Bende ki senin birazı şiir şimdi.
Ne yalan söyleyeyim- birazı beddua.


Söylesene Sevgili! “Yokluğun” hangi dil? Hangi tercüman çözer ki bu hasreti?
Hangi kelimeler anlatır içimdeki “Sen” özlemini.


Çeker gideriz be gülüm kime ne. Gidişinin hüznü gözlerimde, acısı yüreğimde kaldı, gel de dindir bu ıstırabı.


Acının umutları yok ettiği anda, umutları yeşertecek bir sevgiye ihtiyaç duyarsan ben hep o bildiğin adresteyim.


En acı şey ayrılıktır ve ölmektir ben bunu çok iyi anladım. Sevdiğin insana o kadarda güvenme! Gün gelir bakarsın arkandan vurur.


Severim ben seni sen yokken de, sen gelsen de severim, o yüzden sen gel sevilen taraf ol.


Bugün bu gece dagıIsa beynim yere, döküIse parçaIarım etrafa bir sen eI süremezsin. DagıIan parçaIarım oImayacak çünkü seni üzen, benim yok oIusum oIacak. DagıIan parçaIarıma ayakIar basacak diye düsünüp topIamaya çaIısmayacaksın. Çünkü degerIi degiI parçaIarım, zaten bu yüzden etrafa döküIüp saçıImaIarım. Her gün bir parça daha kopuyorum hayattan. Nefes sayımIa birIikte azaIıyor parçaIarım. Bedenim de öIüyor bu ayrıIıkIa, ruhum da.


Duvarlara nem saldı gözyaşlarım, bu ayrılık hiç olmadı. Günlük güneşlik odamda tek bir ışık huzmesi yok artık. Ayrılık benim duygularıma rutubet. Nefes alınmıyor sevgili.


Hayat kimileri için o kadar acımasız ki, kendinden çok sevdiğin ‘o’ insanın, kalbinin başkasına attığını bilmek; ayrılığı daha çekilebilir kılmıyor.


Ama ben cehennemi tarif et deseler, benden ayrıldığın o mekanı anlatırım.


Yokluğunla savaşmaya karar verdim ve sürekli kaybettim.


Bir gün seni unutmak zorunda kalırsam aşkımın küçüklüğüne değil, çaresizliğimin büyüklüğüne inan.


Elveda dercesine bakan gözlerine eyvallah dercesine çeker giderim be güzelim.


Hiç bir ayrılık benim ecelime hükmedemez… Ben gelen ile doğmadım ki giden ile öleyim…


Bir sevgilim var uzakta Yüzünü göremediğim, sesini duyamadığım Bir sevgilim var uzakta Elini tutamadığım, saçına dokunamadığım Ama gün gelir sevgilim bana dünden yakın olur.


Şarkılar Anlattı yalnızlığımı Yine Ayrılık Saati geldi Buldu yalnızlığımı Bu yalnızlık Bitmez Bende Ayrılıklar Sürer Gider benimle…


Bensiz beyaz giyersen o senin kefenin olsun.


Gideceksen eğer bahane bulmadan git. Adam gibi sevmedin bari adam gibi git.


İnsanları kitap gibi düşünün. Kapaklarına bakıp aldanmayın, içini okuyunca anlarsınız asıl değerini


Eğer sevdiğin seni terk etmişse onu kendi haline bırak dönerse senindir, dönmezse zaten hiçbir zaman senin olmamıştır.


Bugün küskün bir gün var masamda, bütün ayrılıklardan arta kalmış, ayrılık usulca büyür içimde, sonra usulca uzaklaşır.


Sen de Yorum Yap veya Sözünü Yaz