Arif Nihat Asya Sözleri

Sayfa İçeriği: Arif Nihat Asya Sözleri, Anlamlı Arif Nihat Asya Sözleri, En Güzel Arif Nihat Asya Sözleri, Arif Nihat Asya Sözleri 2019, Arif Nihat Asya Şiirleri, Arif Nihat Asya Sözleri Twitter, Özlü Arif Nihat Asya Sözleri

1975 yılında aramızdan ayrılan en iyi şairlerimiz arasında yer alan Arif Nihat Asya'yı saygı ve sevgi ile yâd ediyoruz. Sizler için hazır ettiğimiz Arif Nihat Asya sözlerini ve şiirlerini sosyal medya hesaplarınızdan paylaşabilirsiniz.

Arif Nihat Asya Sözleri

Editör Seçimi: Biz, kısık sesleriz.. Minareleri Sen, ezansız bırakma Allah'ım!


“Düşünüyorum, o halde varım” diyen Descartes’e karşılık
“Hayır, yanlış. Düşünülüyorum, o halde varım…!” Arif Nihat Asya


Ben bir garibim, anÎatacak kıssam yok; Tattan, kokudan ve renkten hissem yok! KaÎdım yarı çıpÎak, yarı aç, yoÎÎarda: Dünyada benim “geÎ!” diyecek kimsem yok!


Size, dünyânıza göre değildim;
Lâkin, yaşamaya me'mûr edildim.


Bir kuşa yeten yuva iki kuşa da yeter.


Bu kitabın kaç dakikada okunduğunu bırak
Kaç senede yazıldığını düşün!Arif Nihat Asya


”Şehit olmayı göze almayan gazi olamaz.”


Koku, tad, sıcak… sende her aradığım vardı: seni soğuk bulanlar, ısıtamayanlardı.


Evlat babaya değil, Baba evlada hizmet eder oldu. Bize bir nazar oldu, Cumamız pazar oldu. Bize ne oldu ise, Hep azar azar oldu!... A. Nihat Asya


Işığı önüne al yürü. Gölgen arkandan ister gelsin ister gelmesin.


Nerde o yiğitler ki, gür sesleri ülkeyi bürür, yürü dese, dağlar yürür, dur dese kalpler dururdu.Arif Nihat Asya


KuῘun oῘarak doğmasaydım, kendiῘiğimden geῘir fahri kuῘun oῘurdum AῘῘah’ım!Arif Nihat Asya


Kimdik o zaman, şimdi kimin kullarıyız!
Bir mutluluğun garip yoksullarıyız!Arif Nihat Asya


DostÎar, “ne kadar uykucu şeymiş!” demeyin. Rüyası için bekÎiyorum uykuyu ben


Yatsın, diyerek, bari bu akşam, erken!” Annem, bana kumsaÎda masal söylerken. Bir tatlı hafiflikÎe açıÎdım kıyıdan enginÎere… gövdem gemi, ruhum yeÎken.


Bazen hedefim, görüÎmedik yerÎerdi; Bazen de ağaçÎar, “hazırız, çek!” derdi. Birgün, şu yakın dağÎarı aÎdım önüme; Birgün bana şurada daÎgaÎar poz verdi.


Artık ne sefer var, ne zafer tâÎibiyim. Madem ki şu hür üÎkeÎerin sahibiyim. Lâkin, bana söyÎeyin çocukÎar: kendi yurdumda neden böyÎe misafir gibiyim?


Ve sen, farkında mısın ki
Gülümsemenin bile ayrı bir üslûbu var!


"İyisin, hoşsun!" dediler...
Hayır, iyi değilim ben..
Bu dünyanın, bu zamanın
İstediği değilim ben:
Ağızlar yalan söylüyor!


Yan, ey yüreğim yan:
Yakamaz yanmıyan!


Bu kitabın kaç dakikada okunduğunu bırak, kaç senede yazıIdığını düşün.


İyiyim, diyor. Belli ki daha yara soğumamış...


Tekerleri dört köşe bir arabaya bindirdiler bizi, bir gidiştir gidiyoruz.


Bu kitabın kaç dakikada okunduğunu bırak, kaç senede yazıldığını düşün!


İçimizden biri köprü olmaya razı olmazsa, kıyamete kadar bu suyun kıyılarını bekleriz.


Şayet geceler gebeyse gerçekten ey. Sonsuz gece, bari sen de rüyanı doğur!


Sanatkâr halıda gülü dikensiz yapmış ayakların incinmesin diye.


Duvarda bir gedik açmaya bir taşın eskimesi yeter.Arif Nihat Asya


Sanatkar halıda gülü dikensiz yapmış ayakların incinmesin diyeArif Nihat Asya


Bozkurt’a benzeyenler ve bir günde dev gibi orduları yenenler, destanlarda kalan Bozkurt’un nesi olurlar diye sorana, tarih diyecek: Yavruları!Arif Nihat Asya


Dostlar, “ne kadar uykucu şeymiş!” demeyin. Rüyası için bekliyorum uykuyu ben!Arif Nihat Asya


”Duvarda bir gedik açmaya bir taşın eskimesi yeter.”


”Onlar senin esrarına ”rüya” derler. Rüyanı hakikatlere kurban etme!”


”Şayet geceler gebeyse gerçekten ey. Sonsuz gece, bari sen de rüyanı doğur!”


”Sen benden uzaklaşınca kalsam da yarım. Yaklaşma ki sensiz de bu dünyada varım!”


Bu kitabın kaç dakikada okunduğunu bırak, kaç senede yazıldığını düşün.


Billur en güzel kahkahasini kirilirken atti.


O da bir gazi olmak istedi. Fakat ona anlatmak gerekti ki, sehid olmayi göze almiyan gazi olamaz.


Bütün dualarımızda uzun yaşamak isteği var.. Eni olmazsa bir ömrün, boyu olmuş ne çıkar.


Konsun yine pervazlara güvercinler, Hû hû`lara karışsın aminler. Mübarek akşamdır ; Gelin ey Fâtiha’lar, Yâsin’ler. . . Arif nihat asya


O da bir gazi olmak istedi. Fakat ona anlatmak gerekti ki, şehit olmayı göze almayan gazi olamaz. Arif nihat asya


Bir saçı okşamaz, bir alnı serinletmez, bir yelkeni şişirmez, bir eteği havalandırmazsın. Neyleyim senin gibi rüzgarı. Arif Nihat Asya


Kökü, tad, sıcak. sende her aradığım vardı: seni soğuk bulanlar, ısıtamayanlardı


İnanmak; basamakların çıkamadığı yere kanatlarınla tırmanmak


Bütün dualarımızda uzun yaşamak isteği var.
Eni olmazsa bir ömrün, boyu olmuş ne çıkar.Arif Nihat Asya


Yatsın, diyerek, bari bu akşam, erken!” Annem, bana kumsalda masal söylerken. Bir tatlı hafiflikle açıldım kıyıdan enginlere… gövdem gemi, ruhum yelken.Arif Nihat Asya


Vazoya saksının farkını sen söyÎeme, çiçekÎerden sor!  

 

Sen hem yaşamak, hem de yaşatmak gücüsün.


Şehid oῘmayı göze aῘmıyan gazi oῘamaz


Söyledin, yazdın, üfledin, içtin.
Yaşadın bir mecâz hâlinde.


"Su içen kuşu her yudumda gagasını göklere kaldırarak Allah'a şükreder gördüm."


Kitabımı yırtmışsın..
Kitabım senin paçavran değil,
Dinlemesini bilen anlar sözümden
Çıldıran değil, saldıran değil, kuduran değil!


Yoruldum... Dinlenmek sırası benim


Uzan taptaze yuvana..
Ki dünyanın sana, bana
Kalmadı bir diyeceği!


Bir saçı okşamaz, bir alnı serinletmez, bir yelkeni şişirmez, bir eteği havalandırmazsın. Neyleyim senin gibi rüzgarı.


Bozkurt’a benzeyenler ve bir günde dev gibi orduları yenenler, destanlarda kalan Bozkurt’un nesi olurlar diye sorana, tarih diyecek: Yavruları!


“Yatsın, diyerek, bari bu akşam, erken!” Annem, bana kumsalda masal söylerken. Bir tatlı hafiflikle açıldım kıyıdan enginlere. Gövdem gemi, ruhum yelken.


Bazen hedefim, görülmedik yerlerdi; Bazen de ağaçlar, “hazırız, çek!” derdi. Birgün, şu yakın dağları aldım önüme; Birgün bana şurada dalgalar poz verdi.Arif Nihat Asya


Onlar senin esrarına “rüya” derler. Rüyanı hakikatlere kurban etme!Arif Nihat Asya


Işığı önüne al, yürü!
Gölgen arkadan ister gelsin, ister gelmesin!Arif Nihat Asya


”Şehitler tepesi boş değil, toprağını kahramanlar bekliyor… Ve bir bayrak dalgalanmak için rüzgar bekliyor.”


”Konsun yine pervazlara güvercinler, Hû hû’lara karışsın aminler. Mübarek akşamdır ; Gelin ey Fâtiha’lar, Yâsin’ler.”


”Yatsın, diyerek, bari bu akşam, erken!” Annem, bana kumsalda masal söylerken. Bir tatlı hafiflikle açıldım kıyıdan enginlere… gövdem gemi, ruhum yelken.”


”Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,  Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,  Işık ışık, dalga dalga bayrağım! Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.”


Vazoyla saksının farkını sen söyleme, çiçeklerden sor. 


Sen de Yorum Yap veya Sözünü Yaz