Andre Gide Sözleri

Sayfa İçeriği: Andre Gide Sözleri, Andre Gide Sözleri Tumblr, Andre Gide Sözleri 2019, Andre Gide Sözleri Anlamlı, Andre Gide Sözleri Kısa, En Güzel Andre Gide Sözleri

1800 ve 1900'lü yılların en önemli yazarlarından olan Fransız Edebiyatçı Andre Gide'ye ait olan sözleri sizler için hazırladık. Facebook, İnstagram, Twitter hesaplarınızdan bu Andre Gide sözlerini paylaşabilirsiniz.

Andre Gide Sözleri

Editör Seçimi: Olmadığın biri olarak sevilmektense olduğum biri olarak nefret edilmek yeğdir. (Andre Gide)


Bilge kişi, herşeye şaşan kişidir.


”Açılmamış kanatların büyüklüğü bilinmez.”


Düşüncelerimin dağınıklığını anlatmayacağım.Kafamın içi akşama kadar baştan başa bekleyişle doluydu.Isabelle'ı gerçekten sevebilir miydim?Şüphesiz hayır;ama yüreğime işleyen o zorlu dürtüye bakılırsa,yanılmış olamaz mıydım?Merakımın içinde tutkunun bütün sabırsızlığını,canlılığını,insanı ürperten sıcaklığını görüyordum.Keşiş'in son söyledikleri beni büsbütün kışkırtmıştı.Gratien vız gelirdi bana.Dikenli çitlerden aşar,kızgın korlar üstünde yürüyebilirdim artık.


Çocukluktan beri yapmak istediğimiz bir sürü şeyi yapmaktan, sadece etrafımızdakiler "bu işi yapamaz" dediği için, kim bilir kaç kere vazgeçmişizdir...


En güzel çiçek en tez solandır.


Kuşkular, mutluluğu bize haram etmeye yeter.


Fikirler çiçekler gibidir, sabah toplananlar en uzun süre taze kalanlardır.


Aptal görünmeye çalışmak en büyük akıllılıktır. 


“Söylenmesi gereken her şey zaten söylendi. Fakat kimse dinlemediğine göre tekrar söylenmesi gerek.” André Gide


İyileşmenin ilk koşulu bu iyileşmeye inanmaktır.


Hüzün dinmiş bir coşkudur, başka bir şey değiIdir.


Aptal görünmeye çalışmak en büyük akıllıklıktır.


Ruhumuz bir değer kazandıysa, başka ruhlara göre daha candan tutuştuğu için kazandı.


Güzel geleceği bekleyerek görkemli gençliklerimizi eskitiyorduk, işte burada hata yapıyorduk.


”Gerçeği arayanlara inanın. Bulduklarını iddia edenlerden çekinin.”


”Geriye bakmayı sevmem ve geçmişimi uzaklarda bırakırım, tıpkı bir kuşun uçmak için gölgesini terk etmesi gibi.”


”Umutsuzluk nedeniyle korkup kaçma. Umut umutsuzluğun ötesindedir. Aş, yürü, geç onu. Karanlık geçidin ötesinde, ışık bulacaksın.”


Elsa Triolet tavsiye ediyordu geçenlerde Beyaz At romanında okuduğum kadarıyla...Şimdi de Julien Salmon'a ait Mükemmel Cinayetler polisiye/gerilim romanının -ki bu Yazar'ın ilk eseridir- 25.sayfasında bahsediyor Vatikan'ın Zindanları adlı Andre Gide'ye ait bu romandan.İşte 25.sayfadaki cümleleri: Vatikan Zindanları'nda,Gide'nin kahramanı Lascadio gereksiz,nedensiz ve tümüyle bağımsız bir cinayet tasarlıyor. Trendedir ve yoldaş olarak kompartımanında sadece zavallı Fleurissoire vardır.(...) On ikiye kadar saymaya ve o sırada trenin geçtiği yerlerde bir ışık görürse Fleurissoire'ı pencereden atmaya karar veriyor.

 

"Bize bizden doğmayacak ne gelebilir ki? Bizden bizim daha önce tanımadığımız ne çıkabilirdi ki?'


Her sevinç her zaman bekler bizi, ama her zaman da yatağı boş bulmak, yalnız olmak ister, yanına bir dul gibi gelinsin ister.


...mutsuzluğumu acaba kendim mi yaratıyorum


...onun bir sözcüğü yüreğimi iyileştirebilirdi


Yaşam, çok zalim bir öğretmendir. 
Önce sınav yapar, sonra dersi verir....


Her İsviçreli kendi buzulunu içinde taşır.


Karanlığa küfretmektense bir küçük ışık yakın daha iyi edersiniz.


Kendi kendinin mutluluğuna engel olmak yolunda insan fevkalade beceriklidir.


Hakikat, herkese söylenebilir; ama, fikir, herkesin kavrama gücüyle orantılı olarak söylenmelidir.


İnsan, bir ayağı çukurda olunca onu bir nebze olsun yaşatmayı vaat eden her şeye gülümsüyor.


Geriye bakmayı sevmem ve geçmişimi uzaklarda bırakırım, tıpkı bir kuşun uçmak için gölgesini terk etmesi gibi.


Hayat yaşla değil, yaşamakla anlaşılır. 


Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret etmedikçe insan, yeni okyanuslar keşfedemez. 


Umutsuzluk nedeniyle korkup kaçma. Umut umutsuzluğun ötesindedir. Aş, yürü, geç onu. Karanlık geçidin ötesinde, ışık bulacaksın. 


“Yüklendiğimiz görev ne kadar zahmetli olursa, ruhumuzu o nispette eğitir ve yüceltir.” André Gide


“Yaşamınızı korkusuzca yaşayın, zorlukların tümüne göğüs gerin ve onların üstesinden gelebileceğinizi açıkça gösterin.” André Gide


İnsan, kıyıyı gözden kaybetme cesareti olmadan yeni denizler keşfedemez.


İnsanoğlunun arada sırada uydurmaya bayıldığı hayali itirazlar olmasa her şey ne kadar kolay yoluna girerdi. Çocukluktan beri yapmak istediğimiz bir sürü şeyi yapmaktan, sadece etrafımızdakiler bu işi yapamaz? dediği için, kim bilir kaç kere vazgeçmişizdir. 


Her İsviçreIi kendi buzuIunu içinde taşır.


İnsan yaInız tek bir istemeIi ve durmadan hep onu istemeIi, o zaman onu eIde edeceğimizden emin oIabiIiriz.


Çok yapıIan tenkit ve çıkışIar şiddetini kaybeder. Tıpkı bir tanesi insanın ayağını acıtan çakıI taşının, pek çoğunun üzerinde yüründüğünde tesirini kaybetmesi gibi.


İnsan yalnız tek bir istemeli ve durmadan hep onu istemeli, o zaman onu elde edeceğimizden emin olabiliriz.


”Beni nasıl okumalarını istiyorsam, ben de öyle okuyorum; yani yavaş yavaş. Benim için bir kitap okumak, yazarı ile başbaşa on beş gün ortadan kaybolmak demektir.”


”Ben her saatin yeniliğini dünün tam unutuluşuyla yaratırım. Mutlu olmuş olmak hiçbir zaman yetmez bana. Ölmüş şeylere inanmam, artık olmamayı da hiçbir zaman olmamış olmakla bir görürüm.”


”Yerinmeler, acınmalar, pişmanlıklar, arkadan bakınca geçmişin sevinçleridir. Geriye bakmayı sevmem ve geçmişimi uzaklarda bırakırım, tıpkı bir kuşun uçmak için gölgesini terk etmesi gibi. Her sevinç bizi bekler hep; fakat her zaman yatağı boş bulmak, yalnız olmak ve kendisine bir dul gibi gelinmesini ister. Her sevinç, günden güne bozulan çölün kudret helvasına benzer. Platon’un anlattığı, hiçbir taşın içinde alıkonulamayan ameles kaynağının suyunu andırır. Her an, getirdiği her şeyi alıp götürür.”


Çocukluktan beri yapmak istediğimiz bir sürü şeyi yapmaktan, sadece etrafımızdakiler "bu işi yapamaz" dediği için, kim bilir kaç kere vazgeçmişizdir...


Hemen hemen hiç konuşmuyordu; ama kimse şaşmıyordu buna, çünkü başkalarının yanında, hele bunlar taşkın mizaçlı kimselerse, o çoğu kez susardı. (Pastoral Senfoni)


Öyleyse sen, umutsuz bir aşkı, insanın uzun süre yüreğinde saklayabileceğine inanıyorsun?


Ona karşı mücadele etmek, hâlâ onunla ilgilenmek demektir.


''Beni nasıl okumalarını istiyorsam, ben de öyle okuyorum; yani yavaş yavaş. Benim için bir kitap okumak, yazarı ile başbaşa on beş gün ortadan kaybolmak demektir.''


Ölüme dek beklemem mi gerekiyor!


"Sana bir şey söyleyeyim mi dostum: Bütün bunlar bir komedi.".... Ko-me-di.


Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret etmedikçe insan yeni okyanuslar keşfedemez.


Çok yapılan tenkit ve çıkışlar şiddetini kaybeder. Tıpkı bir tanesi insanın ayağını acıtan çakıl taşının pek çoğunun üzerinde yüründüğünde tesirini kaybetmesi gibi.


Her dalganın çekilişindeki güzellik kendisinden öncekinin çekilişine borçludur her çiçek kendi meyvesi uğrunda solmak zorundadır meyve de düşmedikçe ölmedikçe yeni çiçekleri sağlayamaz. Bahar bile kışın yasından hız alır.


Bilge kişi, her şeye şaşan kişidir.


Güzel geleceği bekleyerek,
Görkemli gençliklerimizi eskittik …
Bazıları için ruhumuzu körelttik,
Yine de asiliz, asil ..Pişman değiliz … !


Olmadığın biri olarak sevilmektense, olduğun biri olarak nefret edilmek daha iyidir!


Ruhumuz bir değer kazandıysa, başka ruhlara göre daha candan tutuştuğu için kazandı. 


Karanlığa küfretmektense, bir küçük ışık yakın, daha iyi edersiniz. 


“Umut umutsuzluğun ötesindedir. Aş onu, yürü, geç… Karanlık geçidin ötesinde ışık bulacaksın.” André Gide


“İhtişam baktığın şeyde değil, bakışında olmalıdır.” André Gide


Yaşam, çok zaIim bir öğretmendir. Önce sınav yapar, sonra dersi verir.


Sen de Yorum Yap veya Sözünü Yaz