Ahiret İle İlgili Sözler

Sayfa İçeriği: Ahiret İle İlgili Sözler, Ahiret Kardeşliği İle İlgili Sözler, Ahiret İle İlgili Sözler Dini, Ahiret İle İlgili Sözler Kısa, Ahiret İle İlgili İlahi Sözler, Ahiret Sözleri, Ahiret İle İlgili Sözler 2019

Biz müslümanlar olarak, Allah'a ibadet ederek onun ahiretinde güzel bir yerde bulunmak için çabalıyoruz. Ahiret ile ilgili sözler arasından beğendiklerinizi sosyal medya hesaplarınızdan sevdiklerinize yollayabilirsiniz.

Ahiret İle İlgili Sözler

Editör Seçimi: Dünya malı için üzülmek kalbe zulmet, ahiret için üzülmek ise kalbe nurdur. (Hz. Osman)


Ne buyuruyordu Allah-u Teala: "Bu dünya hayatı, sadece bir eğlenceden, bir oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte asıl yaşama odur. Keşke bilmiş olsalardı! - Ankebut Suresi, 64. Ayet


Âhiret gibi dünya saâdeti dahi, ibâdette ve Allah'a asker olmaktadır.


Evdeki hesabımız bile çarşıya uymuyorken, ahiret hesabımızın vay haline. Necip Fazıl Kısakürek


Dünyayı ver, ahreti al; kazanırsın.


-Yerilen övünme, dünya ehlinin dünya ile övünmeleridir.
-Güzel görülen övünme ise, ahiret hakkında övünmeyi istemektir ki, bu emredilmiş olan münâfese cinsindendir.


Üç şey, dünya ve ahiret güzelliklerindendir: Sana zulüm edeni affetmen, seninle ilişkisini kesenle ilişki kurman ve sana karşı cahillik yapana yumuşak ve olgun davranman. 


Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir).


Üç günlük tatil için valizini tıkabasa dolduran insanoğlunun; Sonsuz ahiret yolculuğu için hiçbir şey hazırlamaması da geçsin kayıtlara...


Ahiret hayatında da, bu dünyada da, Allah sana ne arıyorsan onu verecektir. Ne arzu ediyorsan o olursun. Kuş kanatlarıyla uçar, ama mümin arzularıyla uçar. (Mevlana Celaleddin Rumi)


Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı. Gerçekten senin için ahiret dünyadan daha hayırlıdır. - Duha Suresi, 4.Ayet 


Dünya ile, ecelimden başka bir alâkam yok! - Said Nursi 


Kurumuş ağaç ne yapılır kesilip yakılır. Dünyada bile yakıyorlar. Ahireti siz düşünün. 


Eğer İslâm'ı savunmuyorsanız, kendinizi savunun. 
Ahiret için çalışmak istemiyorsanız, bari dünyanız için çalışın.
Yoksa dünyanız da, ahiretiniz de bir anda kaybolur, yok olur gider.


Dünya güzelliklerini görmek, zevklere yönelmek hislerin hadiselerini güçlendirir.
Uzlet, tefekkür ve ilme bakmak ise ahiret hadiselerini güçlendirir.


Muhakkak ki ahiret senin için dünyadan daha hayırlıdır.


Ahret yolcusu olan insanların çeyizleri, ibadetleridir.


İstemez misin ya Ömer? Dünya onların, ahret de bizim olsun. Hz. Muhammeds.a.v


Dünya düşüncesi kalpte karanlıktır, ahiret düşüncesi ise kalpte nurdur.


Ey yolcu uyan! Yoksa çıkarsın ki sabâha: Bir kupkuru çöl var: Ne ışık var, ne de vâha!


Ahret yolcusu olan insanların çeyizleri, ibadetleridir.


Varacağımız en ileri nokta olan ahreti düşünen bir insan nasıl gerici olabilir?


Vicdan bulur asüde tecellisini dinde; Mes’ud ebediyet, bu hayatın ötesinde.


O halde, dünyada ahiret azığı ile uğraşanlardan gayrısı gayet ahmaktır. Bunun da sebebi gaflet ve düşüncesizlik. Çünkü dünya şehvet ve arzuları bunu düşünmelerine zaman bırakmıyor.


Hz. İsa (a.s) der ki: "Su ile ateş aynı kapta nasıl barınamazsa, dünya sevgisi ile ahiret sevgisi bir mü'minin kalbinde öyle bağdaşmaz."


İnsanların en cahili, ahiretini başkasının dünyası için satandır. 


Kim şu üç şeye sarılırsa dünya ve ahiret dileklerine kavuşur: Allah’a sığınmak, ilahi takdire razı olmak ve Allah’a karşı hüsn-ü zanda bulunmak.


Madem dünyanız ağlıyor ve hayatınız acılaştı. O halde çalışınız ahiretiniz ağlamasın 


"Allah’ım!Rahmetinin gereklerini,mağfiretinin sürekliliğini,her türlü günahtan uzak ve salim olmayı,her türlü iyilik ve nimetleri,cennete girerek felaha ermeyi,yardımınla cehennem ateşinden kurtulmayı istiyorum.


"Allah’ım! Kötü ahlâktan, nefsânî arzulardan, kötü işlerden ve ayıp şeylerden beni uzaklaştır."


İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükafatlandıracağız.


Ahrette seni kurtaracak bir eserin olmadığı taktirde, fani dünya eserlerine kıymet verme.


Dünya kalbe yerleşince, ahret; kalpten göç eder gider.


Allah bir kulunu sevdi mi; ona dünya işlerini kapar, ahret işlerini açar.


Unutma ki, nefret ve kinin ertesi pişmanlıktır. Ve her canlıya ölüm vardır. İnsan ölür ama ölmeyen insanlıktır. (Mevlana Celaleddin Rumi)


Bedeni beslemek, onun ihtiyaçlarını gidermek için bir sanat öğrendin, bir işin, mesleğin var. Ruhunu beslemek için de din sanatını öğrenmeye çalış! Dünyada elbisen var, zenginleştin; fakat bu âlemden gidince nasıl edeceksin? Âhiret için de bir sanat öğren ki mağfiret kazancını elde edesin.


Ana kamındaki çocuğa birisi dese ki: “Dışarıda pek düzgün, pek güzel bir âlem var… Boyuna, enine geniş bir yeryüzü. Orada nice nimetler var, nice sonsuz yiyecek şeyler. Dağlar, denizler, ovalar, bostanlar, bağlar, çayırlar. Pek yüksek, ziyadar bir gökyüzü, güneş, ay ışığı, yüzlerce Süha yıldızı9. Yıldızdan, poyrazdan, doğudan, batıdan esen yeller; bağlar bahçeler gelin gibi süslenmekte, bezenmekte. O âlemdeki şaşılacak şeyler anlatılamaz ki…


Bir kalpte ahiret arzusu çoğaldıkça dünya düşüncesi o kalpten kaybolur. 


Dünya ve âhireti her ikisini birden elde etmek istersen şu birkaç işi bırakma; muktedirsen bunları mutlaka yerine getir! 


İnsanlar arasında tanınmak isteyen ahiretin tadını alamaz. - Bişr-i Hafi


Hz. Ali (r.a.)ın 'Ya Allah ve ahiret yoksa?' sorusuna verdiği cevap: Eğer (Allah) yoksa inanmakla benim kaybedeceğim bir şey yok ama eğer varsa sizin kaybedeceğiniz çok şey var. - Hz. Ali (r.a.) 


Zalimi, Allah'tan başka yargıcın bulunmadığı ahiret mahkemesine bırak"


Sevda dediğin 'dünya ve ahiret' için hayır olacak.


Sevdiğimizle beraber olacağız madem, bu birlikteliğin ahiret yurdu olduğunu da bileceğiz. Severken ve hemhal olurken, insan tefekkür etmeli ve “bu kişi benim 


Peygamber şöyle buyurmaktadır:
“Bilin ki dünya rezilliği ahiret rezilliğinden daha iyidir!”


Dünyayı ahrete götüremeyeceğine göre, öyle yaşa ki dünya seni ahirete götürsün. Şems-i Tebrizi


Üç günlük tatil için valizini tıkabasa dolduran insanoğlunun; sonsuz ahiret yolculuğu için hiçbir şey hazırlamaması da geçsin kayıtlara.


Dünyaya geldiğin zaman, sen ağlarken çevrendekiler gülüyorlardı. Öyle bir hayat sür ki, öldüğünde çevrendekiler ağlarken, sen gülümseyerek ahirete gidesin.


Din kardeşinin ayıbını örten kimsenin, Allah Teala dünya ve ahirette kusurunu örter. Hadis-i Şerif


Dünyayı ahrete götüremeyeceğine göre, öyle yaşa ki dünya seni ahirete götürsün. Şems-i Tebrizi


Masa örtüsü, yatak örtüsü, sehpa örtüsü derken dünya için her şeyi örttükte, Ahiret için bir başımızı örtemedik.


Geceleyin secde ederek ve ayakta durarak boyun büken, ahiretten çekinen ve Rabbinin rahmetinden dileyen kimse, inkâr eden kimse gibi olur mu?


"Ahiret nimeti karşısında dünya nimeti,sizden birinizin parmağını denize batırması gibidir. O parmak denizden ne kadar su ile döner,ona bir baksın!"


Güya ahiret adamları idik, ama dünyalık konusunda ehl-i dünya ile yarış içindeydik.


“Ahiretin ehli olun, ahiretin evlatları olun, ahiret yurdunun evlatları olun; dünyanın evlatları olmayın, dünyanın ehli olmayın. 
Her evlat anasına tâbi olur, her kuzu anasının peşinden gider.


“Dünya ehli olursanız dünya ile beraber helak olursanız, ahiret ehli olursanız ahiretle beraber kurtulursunuz.”


Şimdi söndü ışık sustu dudağımdaki sen çalan ıslık. Dünya ahiret acımsın artık. 


Kişinin dünya ve ahiretine faydası olmayan şeyleri terk etmesi, İslâm'ının güzelliğinden ileri gelir. 


Ahireti isteyene dünyada zühd gerekir; Allah’ı isteyene ise ahirette zühd gerekir. 


Biz öyle kimselere yetiştik ki, onlara göre dünya, sahibine göre iade edilmek üzere emanet edilmiş bir şey idi. Kolayca ve hafifçe ahrete göçmeleri de bundandı.


Çocuk, kendi hâline bakıp bunları inkar eder, bu elçilikten yüz çevirir, kâfir olur. “Olmayacak şey, hileden, yalandan başka bir şey değil” der. Kör adamın vehmi, bunu anlamaktan ne kadar uzak! Buna benzer bir şey görmediği için münkir idraki (inkarcının anlayışı) bunu da kavramaz. İşte cihandaki halk da buna benzer. Abdal*, onlara öbür âlemden bahsetti mi, “Bu dünya kapkaranlık, dapdaracık bir kuyudur. Bu kuyunun dışında renksiz, kokusuz bir âlem var” dedi mi? Bu söz onlann hiçbirinin kulağına girmez. Çünkü bu dünya tamahı, kuvvetli ve büyük yerdedir. Tamah, kulağa bir şey duyurmaz. Garez, gözü kapar adama bir şey anlatmaz. Nitekim o ana kanımdaki çocuk da kana tamah ettiğinden, o aşağılık yurdara kan, onun gıdası olduğundan, tamah ona bu âleme sözü duyurmaz. Bedendeki kanı, gönlüne sevdirir. (Mevlana Celaleddin Rumi)


Âhireti inkâr edenin delili, her an ancak şııdıır: Eğer başka bir âlem olsaydı onu görürdük. Bir çocuk, aklın eserlerini görmüyor diye akıllı adam, akla ait şeyleri nakletmez mi ki? (Mevlana Celaleddin Rumi)


Sen de Yorum Yap veya Sözünü Yaz