Abdülkadir Geylani Sözleri - Abdülkadir Geylani Öğütleri

Sayfa İçeriği: Abdülkadir Geylani Sözleri, Abdülkadir Geylani Sözleri Kısa, Abdülkadir Geylani Sözleri Facebook, Abdülkadir Geylani Öğütleri, Abdülkadir Geylani Nasihatleri, En Güzel Abdülkadir Geylani Sözleri

1000-1100'lü yıllarda yaşayan İslam Âlimi olan Abdülkadir Geylani'nin sarfetmiş olduğu sözleri ve bizlere olan öğütlerini sitemizde hazır ettik. Sizler de Abdülkadir Geylani Öğütlerini sosyal medya hesaplarınızdan paylaşabilirsiniz.

Abdülkadir Geylani Sözleri

Editör Seçimi: Bütün insanlar seni kendi menfaati için ister, Allah ise seni senin menfaatin için ister.


 Müminin âdeti önce düşünüp sonra konuşmaktır. Münafık ise önce konuşur, sonra düşünür.


İmanı kuvvetli olanın imtihanı ağır olur.


"Sana taksim olunan elbet ki ulaşacak sana. Bir de bakmışsın ki sen bambaşka bir sen olmuşsun."


Oğlum! Bilmiş ol ki, (Allah bizi de, seni de başarılı kılsın!) Fakirliğin hakikati, senin bir benzerin olan kimseye muhtaç olmamandır. Zenginliğin hakikati de yine senin (yaratılışta) bir benzerin olan kimseden müstağni kalmandır. Ona el açmamandır.


Amelinin karşılığında ödüllendirilmeyi bekleyen, muhlis değildir.


Kalp Kitap ve Sünnete göre amel ederse kurbiyet (yakınlık) kazanır. Bunu kazanınca da neyin kendi lehine ve aleyhine, neyin Allah için veya başkası için, neyin de hak ve batıl olduğunu bilir ve görür.


Sufî batınını ve zahirini Allah’ın Kitabına ve Resulü’nün sünnetine uyarak arıtandır. O, safiyeti arttıkça vücut denizinden çıkar; iradesini, dilek ve ihtiyarını terk eder.


Mürit tövbesinin gölgesinde, murat ise Rabbinin inayetinin gölgesinde kaimdir.


Başkasının kısmetine haset etmek en büyük cahilliktir. Senin kısmetin başkasına, başkasının kısmeti sana geçmez.


Başına gelen marazlar, sıkıntılı haller senin için bir temizleyicidir. Onlar seni temizleyecek ve sen Hakk’a yakınlık sağlayacaksın.


Nefsine dizgin vur ve bin. Aksi halde o sana biner.


Her menfaat getiren şey faizdir. 


"Nefis ölmez, ıslah olur."


Dünyaya ihtiyacın kadar bağlan! Kalpten sevme; Nasibin ne ise gelir üzülme..!


Şüphesiz ki tasavvuf, bir haldir, boş söz ile uğraşan kimse için, böyle bir hal düşünülemez. Bununla beraber sen bir fakir gördüğün zaman ona ilimle hitap etme, yani hemen ilimle başlama, merhamet ve şefkatle başla. Çünkü ilk karşılaşmada ilim onu kaçırıp yabanileştirir. Fakat merhamet ve rahmet, onu ehlileştirip yaklaştırır.


Oğlum, zenginlere izzet ve şerefini koruyarak; fakirlere de alçak gönüllülüğü ifade ederek görüşüp arkadaşlık et! Her işinde İhlas'tan yana ol! İhlas, halkın, işlediği amele bakıp bakmadığını unutmandır. Allah'ın da devamlı surette o iş ve ameli gördüğünü hatırdan çıkartmamandır.


Nefsini her türlü kir ve pastan temizleyip berraklaştır.


Sûfîler Allah Teâlâ’nın Kendisinden başka bir şey istemezler. Onlar nimeti değil, nimet bahşedeni, halkı değil Hâlık’ı isterler.


Belâlar kula Cenab-ı Hakk’ın kapısını çalmayı öğretir.


Şöyle denilmiştir: “Şeriatın şahitlik etmediği her hakikat zındıklıktır.”


Hakk’ı bulursan eşyayı ondan görürsün. Ne düşmanın kalır, ne üzerinde hakkın olan biri.


Sıddîk gözünün, güneş ve ayın değil, Allah’ın nuruyla bakar.


İnsanlar arasında zenginle fakir ayırımı yapan kurtuluşa eremez.


Kulun kalbi Rabbine erince Rabbi onu kimseye muhtaç etmez.


Allah’ı bilen kimsenin O’na karşı iradesi kalmaz.


O’nun uğrunda mücahede edene O hidayet yollarını gösterir.


İnanmayan bir gönül içinde kuş bulunmayan kafese benzer.


İnsanlara gösteriş için, onların rızalarını almak için amel yapıp, sonra da bunu Allah Teâlâ’nın kabul etmesini istemek yakışır mı?


Sağlam bir kalp tevhit, tevekkül, yakîn, tevfik, ilim, iman ve kurbiyet ile dolar.


Bütün hayırlar zikirde toplanmıştır.


Nefsine Allah için düşmanlık eyle.


Evel Allah , ahir Allah.


Allah, kulunu sevdiği zaman ona dünyada da ahirette de azap etmez.


Allah, melekleri kendisine yakınlaştırdığı için uykuyu onlardan kaldırmıştır.


Güzel ahlakın örneklerini göstermeyi unutma.


Dünyadan sana iki şey yeter: Fakirle sohbet, büyüğe hürmet.


Geçim yollarının yaratıcısını unutup geçim yollarına takılıp kalan, bakiyi unutup fani ile sevinen kimse ne kadar da cahildir!


Kulun kalbi Rabbine erince Rabbi onu kimseye muhtaç etmez.


Hak’tan korkanın korkusu arttıkça kalbi ona korkuyu unutmayı öğretir. Onu Hakk’a yakınlaştırır. Ona müjdeler verir.


Belalar kula Cenab-ı Hakk’ın kapısını çalmayı öğretir.


İnsanların çoğunun helaki, küçük günahları sebebiyledir.


Amelinin karşılığında ödüllendirilmeyi bekleyen, muhlis değildir.


Sen de Yorum Yap veya Sözünü Yaz