İngilizce Havalı Sözler

Başlık: İngilizce Havalı Sözler

Siz de Kısa ve cool İngilizce Sözler arıyorsanız mutlaka sitemize ziyarette bulunmalısınız.
Reklam alanı

Sayfa İçeriği: İngilizce Havalı Sözler, İngilizce Sözler, İngilizce Sözler 2018, İngilizce Cool Sözler, İngilizce Güzel Sözler, İngilizce  Anlamlı Sözler, Harika İngilizce Sözler

İnstagram, Facebook yada Twitter'dan paylaşabileceğiniz Kısa ve Güzel İngilizce Sözler arıyorsanız bu yazımıza göz atmalısınız. Birbirinden cool ve anlamlı sözleri bu yazımız altında bir araya getirdik.

İngilizce Havalı Sözleri

Editör Seçimi: You know my name, not my story


Yeah I am smiling, but you are not the reason anymore. Evet, Ben gülümsüyorum ama artık sebebi sen değilsin.


Silence is the most powerful scream. (Sessizlik en güçlü çığlıktır.)


Life must go on. Hayat devam ediyor.


I’m jealous my parents, I’ll never have a kid as cool as theirs. (Ailemi çok kıskanıyorum. Asla onlarınki kadar cool bir çocuğa sahip olamayacağım.)


Silence is the most powerful scream. (Sessizlik en güçlü çığlıktır.)


Elbet bir gün anlayacaksın, anladığında ağlayacaksın… (Anonim)


I will fly. Chase the wind and touch the sky. Uçacağım, rüzgarı kovalayacağım ve gökyüzüne dokunacağım.


If you want to shine like the sun, first burn like the sun. (Eğer güneş gibi parlamak istiyorsan önce güneş gibi yan.)


You will win if you don’t quit. (Eğer bırakmazsan kazanırsın.)


I am not normal. Ben normal değilim.


If you can’t be kind, be quiet. Nazik olamıyorsan, sessiz ol.


A tear is made of 1% of water and 99% of feelings. (Bir damla göz yaşının %1’i su, geri kalan 99’u hislerdir.)


My life my rules. _|_ (Benim hayatım, benim kurallarım.)


I do not get drunk- I get awesome. (Sarhoş olmadım, mükemmelleştim.)


You will win if you don’t quit. (Eğer bırakmazsan kazanırsın.)


Everything you can imagine is real. (Hayal edebileceğin her şey gerçektir.)


Live together, die alone. (Birlikte yaşa, yalnız öl.)


Now I don’t expect any favour from you, keep your malignity away from me Artık hayrından umutsuzum, getirme bari şerrini… (Sagopa Kajmer)


Even if you were a treasure, you would be wasted Trilyonda olsan, harcanacaksın!(Sagopa Kajmer)


Home is where the coffee is. Kahve neredeyse , evin orasıdır.
 

I never lose. Either I win or I learn. Ben asla kaybetmem. Ya kazanırım, ya da öğrenirim.


Live together, die alone. (Birlikte yaşa, yalnız öl.)


Don’t try to be different. Just be good. To be good is different enough. (Farklı olmaya çalışma. Sadece iyi ol. İyi olmak yeterince farklıdır.)


You never know how strong you are, until being strong is your only choice. (Güçlü olmak tek seçeneğiniz olana kadar, ne kadar güçlü olduğunuzu asla bilemezsiniz.)


Keep calm and enjoy life. Sakin ol ve hayattan zevk al.


I didn’t change, I just woke up. Ben değişmedim sadece uyandım.


Be happy, It drives people crazy. Mutlu olun. Bu insanları delirtir.


The only reason I am fat because a tiny body couldn’t store all this personality. (Şişman olmamın tek sebebi, cılız bir bedenin tüm bu kişiliği içerisine sığdıramayacak olması.)


I am not arguing, I’m simply explaining why I am right. (Tartışmıyorum, basitçe haklılığımı ortaya koyuyorum.)


Life is short. Smile while you still have teeth. (Hayat kısa, hala dişlerin varken gülümse.)


To the world you may be one person, but to one person you may be the world. (Dünya için bir kişi olabilirsin fakat bir kişi için de dünya sen olabilirsin.)


Pardon others often, thyself never. (Başkalarını sık sık affet ama kendini asla.)


I could either watch it happen or be a part of it. (Ya gerçekleşmesini izlerim ya da bunun bir parçası olurum.)


If you can dream it, You can do it. Eğer hayal edebiliyorsan, yapabilirsin


Never look back. Asla geriye dönüp bakma!


The secret of happiness is freedom, the secret of freedom is courage. (Mutluluğun sırrı özgürlüktür, özgürlüğün sırrı cesarettir.)


Sometimes you have to travel a long way to find what is near. (Bazen yakın olanı bulmak için uzun bir yolculuk yapmanız gerekir.)


Life shrinks or expands in proportion to one’s courage. (Hayat birinin cesaretine orantılı olarak küçülür veya genişler.)


Life is a beach, enjoy the waves. Hayat bir sahildir, dalgalarin tadını çıkarın.


Do what is right, not what is easy. Kolay olanı değil, doğru olanı yapın.


People are like ‘Music’ some say the ‘Truth’ and rest, Just noise.. (İnsanlar müzik gibi, bazıları doğruyu söylerken, geri kalan yalnızca gürültü!)


Beauty is like Moon, looks much better at Night… (Güzellik ay gibidir, geceleri çok daha iyi görünür.)


If you’re absent during my struggle, don’t expect to be present during my success. (Eğer mücadelem süresince yanımda yoksan, başarım sırasında yanımda olmayı bekleme.)


Love the life you live. Live the life you love. (Yaşadığın hayatı sev. Sevdiğin hayatı yaşa.)


Hurt me with a truth, don’t comfort me with a lie. (Beni bir hakikat ile incit, bir yalanla avutma.)


I do not get drunk – I get awesome. Ben sarhoş olmadım, ben harika oldum.


I need a six month vacation twice a year. (Yılda iki kez altı aylık bir tatile ihtiyacım var.)


You can do anything, but not everything. (Herhangi bir şeyi yapabilirsin, fakat her şeyi yapamazsın.)


Weird is a side effect of awesome. Tuhaflık mükemmelin yan etkisidir.


I’m not perfect, but I’m loyal. (Mükemmel değilim fakat sadığım.)


Accept who you are. UnIess you’re a seriaI kiIIer. (Seri katil olmadan, kim olduğunu kabul et.)


It always seems impossible until it’s done. Bitene kadar her şey imkansız görünür.


It’s not over until you win. (Sen kazanana kadar bitmeyecek.)

Reklam alanı
Reklam alanı
SöZLER
Reklam alanı
YORUMLAR